Pinnacle türkçesi Pinnacle nedir

  • Kule.
  • Tepe.
  • Sivri tepeli kule.
  • Tepe nokta.
  • Cihannüma.
  • Pinakolo.
  • En yüksek çekit.
  • Zirve.
  • Doruk.
  • Bina üzerindeki sivri tepeli kule.
  • Çatı kuleciği.

Pinnacle ile ilgili cümleler

English: He's unstoppable right now but the question is how long he can remain at the pinnacle of his career.
Turkish: O şu anda durdurulamaz fakat sorun onun kariyerinin zirvesinde ne kadar kalacağıdır.

Pinnacle ingilizcede ne demek, Pinnacle nerede nasıl kullanılır?

Pinnacles : Doruk. Cihannüma. Bina üzerindeki sivri tepeli kule. Çatı kuleciği. Kule. Sivri tepeli kule. Tepe. Pinakolo. Zirve. Tepe nokta.

Pinnace : Küçük yelkenli. Genellikle motorlu filikalara verilen isim. Sandal. Filika. Gemi filikası. Uskuna. İki direkli küçük yelkenli.

Pinnaces : Genellikle motorlu filikalara verilen isim. Gemi filikası. Uskuna. Sandal. Filika. İki direkli küçük yelkenli.

Pinna : Yüzgeç. Balık kanadı. Kulakkepçesi. Pines. Memelilerde bir çift bulunan dış kulağın sesi toplamaya yarayan kıkırdaktan yapılmış kıvrımları olan dış parçası. Telek. Yaprakçık. Kulak kepçesi. Yapracık. (bileşik yaprakta) yapracık.

Pinnae : Yaprakçık. Telek. Kulak kepçesi. Pinne. Yüzgeç.

Pinnas : Balık kanadı. (bileşik yaprakta) yapracık. Yapracık. Pines. Telek. Yüzgeç. Kulak kepçesi. Kulakkepçesi. Yaprakçık. Pinna.

 

Pinnately : Tüysü bir biçimde. Tüylü bir biçimde.

Pinnated : Tüy yapraklı.

Bipinnaria : Bipinnarya. İki sıra sili olan denizyıldızı larvası.

Pinnatifid : Pennatifit.

İngilizce Pinnacle Türkçe anlamı, Pinnacle eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Pinnacle ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Culminations : Sonuç. Sonuçlanma. En son noktaya erişme. Bitme. Meridyen üzerinde bulunma. En yüksek noktaya varma. Son. En yüksek nokta.

Skies : En yüksek nokta. Gökler. Gökyüzü.

Dungeon : Burç. Zindan.

Eminences : Yüksek makam. Vücuttaki kabarıklık (özellikle de bir kemik üzerinde). Saygınlık. Ün. Yüksek yer. Şöhret. Yükseklik. (anatomi terimi) vücut çıkıntısı. Yüksek bir mevki. İtibar.

Apogee : En yüksek aşama. Yeröte. Uydu yörüngesinin dünyaya olan en uzak mesafesi. Apoje. En uzak aşama. Füze yörüngesinin en yüksek noktası. Yer çevresinde dolanan bir uydunun yörüngesi üzerinde yer'e en uzak nokta.

Top : Aşmak. Üstünü kapamak. Üst. (ağaç) tepesini kesmek. Üstünden geçmek. Birinci olmak. Üstünden geçmek (bir yerin). Geçmek.

Collis : Kollis.

Gazebos : Taraça. Bir yapının üzerindeki teras. Teras. Güzel manzaralı kameriye. Bahçe köşkçüğü. Manzaralı balkon. Delikanlı. Çardak. Balkon.

Brow : Yamaç. Çehre. Kaş. Alın. Yüz. Kenar.

Coronas : Ayla. Korona. Taç şeklinde yapı. Ağıl. Sıçan oluğu. Taç. Damlık. Hale.

Pinnacle synonyms : cusp, steeples, stage, climaxed, elevation, height, domes, spire, steeple, climaxes, summit, black hole, degree, pinnacles, tiptop, gazebo, apex, climax, apogees, tower, extremity, eminencies, fells, apices, peak, crests, apical, corona, meridian, crest, spiring, climaxing, vertex.

 

Pinnacle zıt anlamlı kelimeler, Pinnacle kelime anlamı

Lower : Karartmak. Küçültmek. Alçaltmak. Satakdaki malın isteklerden daha çok olması nedeniyle bunların satışlarını sağlamak amacıyla ederlerinde yapılan indirim. aynı konu üzerinde çalışan ve aynı özellikte nesneyi yapıp satan kişilerin karşıtı ile tecimsel bir yarışta bulunmak ve onun etkilerinden kurtulabilmek amacıyla satış ederleri üzerinde yaptıkları indirim. İndirmek. Aşağılamak. Surat asmak. Somurtmak. Kırmak (gurur).

Pinnacle ingilizce tanımı, definition of Pinnacle

Pinnacle kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : An architectural member, upright, and generally ending in a small spire, used to finish a buttress, to constitute a part in a proportion, as where pinnacles flank a gable or spire, and the like. Pinnacles may be considered primarily as added weight, where it is necessary to resist the thrust of an arch, etc. To build or furnish with a pinnacle or pinnacles.