Kule nedir, Kule ne demek
Kule; kökeni arapça dilinden gelmektedir.
- Çoğunlukla kare veya silindir biçimindeki yüksek yapı.
- Cihannüma

"Kule" ile ilgili cümle
- "Şu muazzam kule bir mühendisin hayaliydi." - O. S. Orhon
Yerel Türkçe anlamı:
Vücudu koyu sarı, kuyruğu ve yelesi siyah olan at.
İki üç yaşında dişi tay, kısrak
1.bk.kula (I)-
2.bk.kulan.
Tandırdaki ateşin yanmasını sağlayan hava deliği.
Bağ evi.
Gösteri Sanat terimi olarak anlamı:
Türk cambazının becerilerinden biri : İpin üzerine bir sacayağı, onun üstüne fıçı, fıçının üstüne tahta, tahtanın üstüne iskemle koyup oturma numarası.
Güzel Sanatlar alanındaki anlamı:
(Mimarlık) Çapı küçük bir temel üzerine oturan, çoğu silindir biçiminde yüksek yapılar. a. bk. külâh, minare, gözcü kulesi.
Sinema ve Televizyon dünyasındaki anlamı:
Verici dalgalığın elden geldiğince geniş bir alana yayında bulunabilmesini sağlamak amacıyla özel yapıda, çelik ya da betondan çok yüksek kule.
İngilizce'de Kule ne demek? Kule ingilizcesi nedir?:
tower, aerial (a8d: antenna) tower, television tower
Kule hakkında bilgiler
Kule, boyu eninin en az iki katı olan, herhangi bir yapı malzemesinden yapılmış yapıdır. İlk ortaya çıkış nedenleri düşmanları önceden görüp, korunmak olan kuleler zamanla.
Çoğunlukla kare veya silindir biçimindeki yüksek yapı anlamına gelen "kule" isminin aslı Arapça “kulle” kelimesinden gelmektedir. Uçları sivri olarak biten piramit şeklindeki yapılar yüksekliklerine rağmen kule olarak adlandırılmazlar. Kule kelimesinde daha çok bir “kale”lik anlamı aranmalıdır. Buna göre piramit ve ziggurat tipi yapıları kule olarak adlandıramayız.
Kule, çok farklı amaçlar için birbirlerine benzer şekillerde günümüze kadar yapıla gelmiştir. Bu vazgeçilmez yapının çeşitleri arasında bir tanesi vardır ki; özellikle ortaçağ savaşlarında çok kullanılmıştır. Bunlar, kaleleri yıkmak, korunaklı surlara çıkarma yapmak için kullanılan, tekerlekler üzerinde hareket edebilen “hücum kuleleri”dir. Büyük İskender'in meşhur generali Antigonos’un da oğlu olan Demetrius Poliorcéte tarafından icat edildiği söylenen bu kuleler ahşaptan yapılma kare planlı, çok katlı, dışı zırhla veya kalın hayvan derileriyle kaplı piramidal gövdeli idi. Saldırılarda surların yanına kadar yanaştırılan bu kulelere büyük taş ve gülleler atan mancınık gibi diğer silahlar yerleştirilebiliyordu. Ayrıca her katta hasar gören duvar hizasına göre rampa edecek mekanizma ve askerler bulunuyordu.
Bunlar haricinde Çorum, Erzurum, Kastamonu, Göynük, Mudurnu, Burdur, Amasya, Gümüşhacıköy, Balıkesir, Bayburt, Bolu, Gerede, Çankırı, Çorum-Sungurlu, Elazığ-Maden, Eskişehir-Sivrihisar, İçel-Tarsus, Kayseri, Samsun-Ladik, Vezirköprü, Siirt, Sinop, Tokat, Zile, Trabzon, Yozgat'ta birçok kule vardır.
Kule ile ilgili Cümleler
- Kule batıya doğru hafifçe eğildi.
- Eyfel kulesini hiç görmedim.
- Kule akşam gökyüzüne karşı güzel görünüyor.
- Kule mavi gökyüzüne doğru yükseldi.
- Şehre girerken kulenin görüntüsünü kaybettik.
- Kule 321 metre yüksekliğindedir.
- Kule çökecek.
- Hiç şüphe yok ki Kız Kulesi İstanbul'un simgelerinden birisidir.
- Paris'e gittim, ama yükseklik korkum olduğu için Eyfel Kulesi'ne çıkmadım.
- Eyfel kulesi ne kadar yüksekliktedir?
- Kule, 220 metre kadar yüksek.
- Kule buradan görülebilir.
- Eyfel kulesi ne kadar uzakta?
- Paris'e gittim ama Eyfel Kulesi'ne çıkmadım yükseklikten korktuğum için.
Kule anlamı, kısaca tanımı:
Çoğunluk : Sayı üstünlüğü, ekseriyet, azınlık karşıtı.
Silindir : Motorlu taşıtların motorunda pistona güçlü bir itiş sağlamak için gaz karışımının yandığı veya patladığı yer. Yol yapımında toprağı sıkıştırarak düzleştirmek için kullanılan genellikle motorlu araç. Metalleri inceltme, kumaşları parlatma, kâğıt üzerine baskı yapma vb. işler için sanayide kullanılan merdane, silindir makinesi. Alt ve üst tabanları birbirine eşit dairelerden oluşan bir nesnenin eksenini dikey olarak kesen, birbirine paralel iki yüzeyin sınırladığı cisim, üstüvane. Silindir şapka.
Biçim : Biçme işi. Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Yakışık alan şekil, uygun şekil. Tarz. Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil. Herhangi bir şeyin benzeri. Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl. Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form.
Döner kule : Kendi ekseni etrafında yavaşça dönen kule.
Fil dişi kule : Kendini toplumdan soyutlayan insanın, kendi içinde oluşturduğu dünya.
Kapıkule : Eski kale ve saraylarda iki yanında korunma kuleleri bulunan anıtsal kapı.
Çan kulesi : İçinde çan bulunan uzun, yüksek kule.
Kontrol kulesi : Hava trafik kontrolü işlerinin yönetilmesi için yapılmış, çevrenin iyice göründüğü oldukça yüksek kule.
Paraşüt kulesi : Paraşütle atlama eğitiminin yapıldığı kule.
Saat kulesi : Genellikle şehrin merkezinde yer alan, üzerinde saat bulunan kule.
Yangın kulesi : Yangını görüp haber vermek için yapılmış olan kule.
Fil dişi kuleden bakmak : Herkesi küçümseyip kendini farklı görmek.
Fil dişi kuleye çekilmek : Herkesi küçümseyip kendisine özgü dünyasına çekilmek.
Cihannüma : Dünya haritası. Her yanı görmeye elverişli, camlı çatı katı veya taraça, kule.
Malzeme : Gereç. Bir eserin hazırlanmasında yararlanılan bilgi ve kaynakların tamamı.
Ortay : Bir uzayı, bir yüzeyi eşit iki parçaya bölen (düzlem, çizgi). Bir düzlem şeklin aynı yöndeki paralel bütün kirişlerini eşit parçalara bölen (çizgi).
Çıkış : Güreşte cazgırın alana çıkardığı pehlivanların izleyicilere doğru yürüyerek çalım yapmaya başlaması. Kuşatılmış bir bölgedeki birliklerin yaptığı saldırı. Uçağın bir havaalanından başka bir havaalanına gitme süreci, sorti. Bir yerden çıkmak için kullanılan nokta. Çıktı. Beklenilmeyen bir sırada yapılmış olan sert konuşma. Verilen bir işaretle yarışa başlama, depar. Mezuniyet, okul bitirme. Yokuş. Çıkma işi. Çıkış belgesi.
Düşman : Aralarında birbirleriyle çatışmaya varacak ölçüde anlaşmazlık olan taraflar. Bir şeyi büyük ölçüde kullanıp tüketen kimse. Bazı şeylerden nefret eden, tiksinen kimse. Bir şeyin yaşamasına, barınmasına engel olan (güç, tutum vb.). Birbirleriyle savaşan devletler ve bu devletlerin asker, sivil bütün uyrukları. Birinin kötülüğünü isteyen, ondan nefret eden, ona zarar vermeye çalışan kimse, yağı, hasım, antagonist, dost karşıtı.
Korunmak : Kendini korumak, sığınmak, sakınmak. Koruma işine konu olmak.
Zaman : Bu sürenin belirli bir parçası, vakit. Yer kabuğunun geçirdiği gelişimde belirlenen ve fosillere göre dörde ayrılan geniş evrelerden her biri. Fiillerin belirttikleri geçmiş zaman, şimdiki zaman, gelecek zaman, geniş zaman kavramı. Belirlenmiş olan an. Bir işin, bir oluşun içinde geçtiği, geçeceği veya geçmekte olduğu süre, vakit. Dönem, devir. Olayların oluş ve akış sırasını belirleyen, düzenli ve dönemli gök olaylarını birim olarak kullanan sanal bir kavram. Bir işe ayrılmış veya bir iş için alışılmış saatler, vakit. Çağ, mevsim.
Kule eşeği : Tandırda hava deliğine kapatılarak, hava girmesini önleyen çamur.
Kule ırakgörürü : Ayna ve mercekleri, yeryüzündeki sıcaklık değişimlerinden ve hava akımlarından kurtarmak, böylece daha iyi gözlem koşulları sağlamak amacıyla, yüksek bir kule üstünden ışığı alıp kule içindeki alıcıya gönderen gözlem düzeni.
Kule salyangozu : Karından ayaklılar (Gastropoda) sınıfının, önden solungaçlılar (Prosobranchia) takımından, kabuğu kule biçiminde uzun ve sivri olan ve bütün denizlerde görülen bir yumuşakça cinsi. Karından ayaklılar (Gastropoda) sınıfının, önden solungaçlılar (Prosobranchia) takımından, kabuğu kule biçiminde uzun ve sivri olan ve bütün denizlerde görülen bir yumuşakça cinsi. (Turritella) Karından-ayaklılar (Gastropoda) sınıfının önden solungaçlılar (Prosobranchia) takımına (bk) giren bir yumuşakca türü.Kabuğu kule biçiminde uzun ve sivri olur.Bütün denizlerde görülür.
Kule tipi silo : Yeşil yemlerin silajında kullanılan hava ve su sızdırmaz, emayeli çelik silo, harvestore silo.
Kulecik : Kırda yetişen bir çeşit mantar.
Kuleça : Yüzün iki yanında bırakılan sakal, favori.
Kulef : Külah.
Kulek : Su kovası. Ekmek kabı (Kızılca k.)
Kuleli : Kırklareli kenti, Babaeski belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer.
Kuleönü : Isparta şehrinde, merkez ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
Diğer dillerde Kule anlamı nedir?
İngilizce'de Kule ne demek? : n. tower, gun turret, dungeon, gazebo, steeple
n. ash, ashes, cinder, cinders
Fransızca'da Kule : tour [la], donjon [le]
Almanca'da Kule : n. Turm
Rusça'da Kule : n. башня (F), башенка (F), каланча (F), вышка (F), рубка (F)

Bu kısımda Kule nedir? Kule ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Kule tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Kule hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.