Turrets türkçesi Turrets nedir
- Küçük kule.
- Torna bağlama aynası.
- Ek parça (matkap veya matbaa tezgahı).
- Döner kule.
- Kule.
- Uçağın baş tarafı.
- Döner başlık.
- Döner taret.
- Taret.
- Kulecik.
- Ufak kule.
Turrets ingilizcede ne demek, Turrets nerede nasıl kullanılır?
Turret front camera : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Mercek tablası olan alıcı. Döner mercekli alıcı.
Turret gun : Kule silahı. Taret topu. Taret silahı.
Turret lathe : Rovelver torna tezgahı. Döner başlıklı torna. Torna tezgahı.
Lens turret : Mercek tablası. Birden çok merceği olan alıcılarda bu mercekleri taşıyan ve çevrildiğinde alıcı penceresi önüne istenilen merceği getiren tekerlek biçiminde donanım. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
Turret : Mercek tablası. Küçük kule. Döner başlık. Birden çok merceği olan alıcılarda bu mercekleri taşıyan ve çevrildiğinde alıcı penceresi önüne istenilen merceği getiren tekerlek biçiminde donanım. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Ufak kule. Döner taret. Taret. Kule. Kulecik.
Turanians : Panturanizm.
Turbary : Kendine ait olmayan bir yerde turba kazıp çıkarma hakkı (hukuk terimi). Turba veya çimenin kazılıp çıkarılabileceği yer. Turbalık. Turbiye. Başkasının arazisinden turba alma hakkı.
Turbe : Turba. Bitkilerin köklerinden, ayrışmış yaprak ve saplarından oluşmuş bir tür kömür.
Turanian : Panturanizm.
Turban : Türban. Sarık.
İngilizce Turrets Türkçe anlamı, Turrets eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Turrets ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Gazebo : Manzaralı ev. Balkon. Delikanlı. Taraça. Güzel manzaralı kameriye. Manzaralı balkon. Bir yapının üzerindeki teras. Bahçe köşkçüğü. Çardak.
Towered : Kale gibi yükselmek. Kule gibi yüksek. Kuleli. Burç. Sığınak. Yükselmek. Dikey şasi. Hisar. Kale.
Spiring : Döne döne çıkma. Sivrilmek. İnce ve uzun sap sürmek (bitki). Çan kulesi tepesi. Tepe kısım. Kule gibi yükselmek. Kule külahı. Kulenin sivri uçlu tepesi. Kule ucu.
Chuck : Atma. Son vermek. Çenesini okşamak. Dışarı atmak. Bırakmak. Terketmek. Fırlatma. Gıdaklamak. Kusarak çıkarmak. Sevimli şey.
Pinnacle : Bina üzerindeki sivri tepeli kule. Tepe. En yüksek çekit. Pinakolo. Zirve. Cihannüma. Tepe nokta. Sivri tepeli kule. Çatı kuleciği.
Pinnacles : Tepe nokta. Bina üzerindeki sivri tepeli kule. Doruk. Zirve. Çatı kuleciği. Tepe. Sivri tepeli kule. Cihannüma. Pinakolo.
Gazeboes : Manzaralı balkon. Balkon. Taraça.
Dungeon : Zindan. Burç.
Castle : Kurgan. Oklahoma eyaletinde yerleşim yeri. Kaleyi şahın yanına koymak. Kasara. Şato. Hisar. Hayal. Pekitilmiş derebeyi (senyör, kral) konağı. Kast.
Turrets synonyms : tower cress, mustard family, family cruciferae, brassicaceae, cruciferae, genus turritis, family brassicaceae, dilleniid dicot genus, turritis glabra, arabis glabra, combinatlon chuck universal, steeples, tower, black hole, barbette, steeple, turret, chucks, tower mustard, spire, marine borer, dungeons, gazebos.

Bu kısımda Turrets kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Turrets ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Turrets anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Turrets ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.