Spiring türkçesi Spiring nedir

  • Kulenin sivri uçlu tepesi.
  • İnce ve uzun sap sürmek (bitki).
  • Kule gibi yükselmek.
  • Kule ucu.
  • Kule.
  • Kule külahı.
  • Sivrilmek.
  • Helis.
  • Döne döne çıkma.
  • Çan kulesi tepesi.
  • Tepe kısım.

Spiring ile ilgili cümleler

English: It's inspiring.
Turkish: Bu, ilham verici.

English: President Barack Obama praised Poland as an example for aspiring democracies in the Middle East and elsewhere.
Turkish: Başkan Barack Obama Orta Doğuda ve başka yerde demokrasileri isteyenler için örnek olarak Polonya'yı övdü.

Spiring ingilizcede ne demek, Spiring nerede nasıl kullanılır?

Aspiring : Talip olma. Gayesi olan. Gözü ilerde olan. Gözü olan. Can atan. Amaçlayan.

Aspiringly : Talip olarak. Can atarak. Çok istekli bir şekilde. Uğraşarak.

Awe inspiring : Büyük hayranlık uyandıran. Korku veren. İnsanı huşu içinde bırakan. Büyüleyici. Huşu uyandıran.

Conspiring : Komplo kurmak. Kurmak. Fesat çıkarmak. Suikast hazırlamak. Gizlice anlaşmak. Birlik olmak. Anlaşmak.

Conspiringly : Haince. Komplo kurma niyeti ile. Planlı bir şekilde. Fesat amacıyla gizli anlaşma yaparak.

Perspiring : Terli. Terleyen. Terlemek. Terleme. Ter dökmek.

Uninspiringly : İlham vermeyen bir şekilde. Motive edici bir şekilde olmayan. Umut vermeyen bir şekilde.

Transpiring : Terlemek. Belirginleşen. Sızdırmak. Kokusu çıkmak. Sızmak.

 

Inspiring : Teşvik den. Ruh veren. Coşturan. Provoke eden. Soluk aldıran. Can veren. İlham veren. Yüreklendiren. Cesaretlendiren. Motive eden.

Respiring : Nefes almak. Soluklanmak. Solumak. Biraz dilenmek. Soluk almak.

İngilizce Spiring Türkçe anlamı, Spiring eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Spiring ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Spring equinox : İlkbahar ılımı. Bahar noktası. Yılın gece-gündüz sürelerinin eşit olduğu iki tarihten biri: güney yarımyuvarda 23 eylül, kuzeyde 21 mart.

Gazebo : Güzel manzaralı kameriye. Manzaralı ev. Bir yapının üzerindeki teras. Balkon. Çardak. Taraça. Teras. Delikanlı. Manzaralı balkon.

Gazebos : Çardak. Manzaralı balkon. Bir yapının üzerindeki teras. Taraça. Güzel manzaralı kameriye. Teras. Balkon. Bahçe köşkçüğü. Delikanlı.

Time of year : Yılın belli zamanı.

Vernal equinox : İlkbahar ekinoksu. Bahar gündönümü. 21 mart´a rastlayan ekinoks. İlkbahar ılımı. Güneş'in ilkbahar noktasına geldiği an ve bu andaki ılım. İlkbahar gündönümü. İlkbahar noktası. Bahar noktası.

Point : Çevirmek. Ferma yapmak (av köpeği). Doğrultmak. Nokta. Tevcih etmek. Fermaya oturmak. Topun kurallara uygun olarak geri çevrilememesi ya da başlama atışının kullanılmaması sonucu tarafların kazancını ya da yitirimini belirleyen birim. Göstermek. Tenis, bilgisayar, masa tenisi alanlarında kullanılır.

Turret : Ek parça (matkap veya matbaa tezgahı). Küçük kule. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Torna bağlama aynası. Ufak kule. Uçağın baş tarafı. Döner başlık. Taret. Kulecik.

 

Helixes : Sümüklüböcek. Helezon. Sarmal eğri. Salyangoz.

Helix : Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Sarmal eğri. Alfa sarmal. İnsan dış kulağının dış kıvrımı. dna sarmalı. heliks. bir tip ikincil protein yapısı. Heliks. Salyangoz. Helezon. Dış kulak kanalı. Helezon, kıvrıntı, sarmal, helisel. kulak kepçesinin bir kısmı. helicidae ailesinde bulunan kimi bahçe salyangoz türlerinin içerisinde bulunduğu salyangoz cinsi. en çok avrasya ve afrika’da bulunmakta ve dicrocoelium dedriticum’a ara konaklık yapmaktadır.

Tower : Yükselmek. Sığınak. Burç. Sahne içinde, yanlarda, basamaklı, üzerine gereken aygıtlar konulabilen, yüksek çelik kule. Hisar. Kale gibi yükselmek. Dikey şasi. Kale. Işıldak kulesi.

Spiring synonyms : life principle, march equinox, helical, dungeon, shone, come to the fore, vital principle, spire, springtime, distinguish oneself, shined, steeples, towered, steeple, sharpen, excels, spires, excel at, pinnacles, signalize oneself by, season, dungeons, come into prominence, pinnacle, soul, excel in, excel, turrets, taper off, helices, taper, black hole, gazeboes.

Spiring zıt anlamlı kelimeler, Spiring kelime anlamı

Autumnal equinox : Sonbahar noktası. Sonbahar ekinoksu. Güz ılımı. Sonbahar çekidi. Güz ılımı 23 eylül'e rastlayan ekinoks.

Stand still : Hareketsiz durmak. Kıpırdamamak. Hareketsiz kalmak. Kımıldamadan durmak. Hareket etmemek. Kımıldamamak.

Spiring ingilizce tanımı, definition of Spiring

Spiring kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Shooting up in a spire or spires.