Conspiring türkçesi Conspiring nedir

Conspiring ingilizcede ne demek, Conspiring nerede nasıl kullanılır?

Conspiringly : Fesat amacıyla gizli anlaşma yaparak. Planlı bir şekilde. Komplo kurma niyeti ile. Haince.

Conspiracies : Suikast. Gizdüzen. Tezgah. Gizli anlaşma. Anlaşma. Kumpas. Komplo. Kötü amaçla yapılan gizli anlaşma.

Conspiracy : Komplo. Gizli anlaşma. Anlaşma. Gizdüzen. Tezgah. Kötü amaçla yapılan gizli anlaşma. Suikast. Kumpas.

Conspiration : Entrika.

Conspirative : Komplo.

Conspirator : Suç işlemek amacıyla gizli ittifak oluşturan şahıs. Komplo tertipleyen kimse. Komplocu. Komplo kuran. Fesatçı. Suikastçi. Suikastçı. Suikast tertipçisi.

Conspire against : Darbe hazırlamak. Fesat düzenlemek. Plan kurmak. Komplo kurmak.

Conspiratorial : Suikast ile ilgili. Suikast. Komplocu. Suikastçi ile ilgili. Suikastçı ile ilgili.

Conspirer : Plan yapan kimse. Dolap çeviren kimse. Entrikacı. Komplo kuran kimse.

Conspired : Fesat kurmak. Birlik olmak. Plan yapmak. Gizlice anlaşmak. Birlikte planlamak. Fesat çıkarmak. Anlaşmak. Komplo kurmak. Kurmak. Üst üste gelmek.

İngilizce Conspiring Türkçe anlamı, Conspiring eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Conspiring ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Collaborated : Düşmanla birlik olmak. İş birliği yapmak. Düşmanla işbirliği yapmak. Müşterek çalışmak. İşbirliği yapmak. Birlikte çalışmak. El ele vermek. Güç birliği yapmak.

Plot : Kentin düzentasarına ve yasalara uygun olarak, üzerinde yanlız bir yapının yapılabileceği toprak parçası. bir kentin toprağının bölünebileceği en küçük birim. Yerbölüm. Kumpas kurmak. Hikayenin konusu. Başı ve sonu saptanmış, zincirleme bir gelişimi içine alan, olayların olasılık ve zorunluluk ölçüleri ile geliştiği tüm. Parsellemek. Çizmek. Başı ve sonu saptanmış, zincirleme bir gelişimi kapsayan, olayların olasılık ve zorunluluk ölçüleri ile geliştiği bütün. Arsa. Çizgelemek.

Impressive : Usturuplu. Duyguları etkileyen. Tesirli. Çarpıcı. Etkileyici. Etkili.

Chews : Düşünüp taşınmak. Düşünüp taşınma. Ağız ile çiğnemek. Tütün çiğnemek. Çiğneme. Kafa yormak. Lokma. Gevelemek. Düşünmek.

Conspire : Üst üste gelmek. Birlikte planlamak. Fesat kurmak.

Collaborate : Düşmanla işbirliği yapmak. Düşmanla birlik olmak. Birlikte çalışmak. El ele vermek. İşbirliği yapmak. Müşterek çalışmak. İş birliği yapmak. Güç birliği yapmak.

Awful : Rezil. Çok kötü. Oldukça büyük. Meret. Korkunç. Kötü. Sunturlu. Berbat. Müthiş. Rezalet.

Unionise : Sendikalaştırmak. Sendikalaşmak. Bir birlik oluşturmak. Birlik yapmak. Bir sendika şeklinde organize olmak (ayrıca unionize).

Awing : Korku veren. Korku vermek. Korkutmak.

Cock : Musluk. Saçmalık. Dikmek. Erkek av kuşu. Kaldırmak. Vana. Martaval. Hazır duruma getirmek. Horoz.

 

Conspiring synonyms : cabal, unionize, capitulating, brew, caballed, assent, closes, join hands, frame, bargains, amazing, foment, collaborating, be in rapport with, fomented, accord, band together, complot, assembly, capitulates, bring into being, schemed, appoint, agrees, exalting, gang up, be in accord with, basing, capitulate, conspire against, fomenting, caballing, bargain.

Conspiring zıt anlamlı kelimeler, Conspiring kelime anlamı

Uninspiring : Umut vermeyen. İnsanın hayal gücünü harekete geçirmeyen. Sönük. İnsanda istek uyandırmayan. İnsanın hayal gücünü çalıştırmayan. İstek uyandırmayan. İlham vermeyen.

Unimpressive : Etkileyici olmayan.