Awful türkçesi Awful nedir

Awful ile ilgili cümleler

English: I feel awful about that.
Turkish: Onun hakkında berbat hissediyorum.

English: Ali has changed an awful lot.
Turkish: Ali oldukça değişti.

English: An awful accident happened yesterday.
Turkish: Dün berbat bir kaza oldu.

English: I caught an awful cold.
Turkish: Ben çok kötü üşüttüm.

English: How awful to reflect that what people say of us is true!
Turkish: İnsanların hakkımızda söylediklerinin doğru olduğunu bilmek ne kadar kötü!

Awful ingilizcede ne demek, Awful nerede nasıl kullanılır?

An awful lot : Oldukça büyük miktar.

Feel awful : Kötü hissetmek.

Awfuller : Korkunç. Berbat. Kötü. Rezalet. Çok kötü. Müthiş. Rezil. Meret. Sunturlu.

Awfully : Müthiş. Müthiş bir şekilde. Çok. Aşırı. O biçim. Çok kötü. Acayip. Son derece.

Awfully cold : Çok soğuk.

Thanks awfully : Çok teşekkür ederim.

Awfulness : Çok kötülük. Dehşet vericilik. Fenalık. Berbatlık. Rezalet. Korkunçluk.

To be awfully sorry : Son derece üzgün olmak. Son derece pişman olmak. Korkunç derecede üzgün olmak. - hakkında çok kötü hissetmek.

Became his lawful wife : Onun eşi oldu. Yasal karısı oldu.

Lawful : Meşru. Caiz. Yasalara uyan. Adil. Yasalara uygun. Kanuni. Yasaya uygun. Yasal. Helal.

 

İngilizce Awful Türkçe anlamı, Awful eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Awful ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Amiss : Bozuk. Kusurlu. Hatalı. Fena. Eksik. Yanlış. Hatalı olarak. Ters.

Arrant : Kötü şöhretli. Son derece. Adı çıkmış. Kötü şöhret sahibi. Katıksız.

Crueler : Gaddar. Merhametsiz. Acımasız. Gaddarca. Zalim. Daha zalim. Zor. Hissiz.

Appaling : Sarsmak. Ürkütmek. Yıldırmak. Şok edici. Dehşete düşüren. Şoka uğratmak. Dehşete düşürmek. Şoke etmek. Dehşete düşmek.

Fucked up : Bok gibi. Bombok. Berbat olmuş.

Blackest : Kara. Kızgın. Siyah. Pis. Kasvetli. Uğursuz. Morarmış. Koyu. Karalayıcı. Zenci.

Egregious : Muazzam. Kötülük. Dikkat çekici. Fevkalade kötü. Yaman.

Crappie : Güney abd'de bulunan tatlısu balığı türü (ayrıca croppie). Boktan. Bir tür güneş balığı. Bombok.

Dire : Büyük. Vahim. Dehşetli. Uğursuz. Acil. Şiddetli.

Sizable : Geniş. Büyük. Hacimli. Büyücek. Büyükçe.

Awful synonyms : degradations, cruelest, disgraces, almighty, disgrace, black, awfuller, beastly, black guard, beastliest, terribles, breathtaking, bads, desperate, criminal, fearful, beastlier, awesome, badly, bloodcurdling, blackguards, beltings, direr, abominable, unspeakable, awfully, sizeable, terrible, contemptible, crappiest, atrocious, degradation, awed.

 

Awful zıt anlamlı kelimeler, Awful kelime anlamı

Good : Sağlamlaştırmak. Çıkar. Menfaat. Uslu. Çok. Yarar. İyilik. Emin. Doğruluk. Sağlam.

Unalarming : Panik yaratmayan. Endişe verici olmayan. Alarma sebep olmayan.

Awful ingilizce tanımı, definition of Awful

Awful kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Terrible. Appalling. As, an awful scene. Oppressing with fear or horror.