Crueler türkçesi Crueler nedir

Crueler ingilizcede ne demek, Crueler nerede nasıl kullanılır?

Cruelest : Gaddarca. Merhametsiz. Hissiz. Korkunç. Zalim. Zor. Gaddar. En zalim. Acımasız.

Cruel fate : Kambur felek. Acı veya başarısızlık içeren kader. Kahpe felek. Zalim felek.

Cruel person : Delibalta.

Cruel : Gaddar. Merhametsiz. Gaddarca. Çok acı. Acımasız. Kalpsiz. Amansız. Zalim. Yavuz. Zor.

Crueller : Zalim. Daha zalim.

Cruet : Baharatlık. Şişe altlığı. Şişe. Baharat kutusu.

Cruels : Acımasız. Zalim. Merhametsiz. Kalpsiz. Hain. Yavuz. Çekilmez. Amansız. Hissiz. Gaddar.

Cruelties : İşkence. İnsafsızlık. Cefa. Gaddarlık. Zulüm. Kıyıcılık. Zalimlik. Acımasızlık. Kabalık. Hunharlık.

Theatre of cruelty : İçinde tüyler ürpertici, korkunç sahneler bulunan, seyircinin korku duygusunu uyaran tiyatro anlayışı. örnek : grand guignol. Kıyıcılık tiyatrosu. Antonin artaud'nun 1938'de öne sürdüğü, oyunculuğu bilincin yok edildiği trans durumuna kadar götüren, dolayısıyla oyuncuyu yok eden ve seyredeni şoka uğratacak sahneleri kapsayan aşın bireyci tiyatro anlayışı. Vahşet tiyatrosu. Yılgı tiyatrosu.

Cruelly : Son derece. Acımasızca. Aşırı bir şekilde. Zalimce. İnsafsızca. Gaddarca. Melunca. Aşırı.

 

İngilizce Crueler Türkçe anlamı, Crueler eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Crueler ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Hakim : Geleneksel ilaçlar kullanan müslüman doktor (ayrıca hakeem). Hekim.

Soul : Maneviyat. Canlılık. Ruh. Soul. Esas. Zencilere ait. Kişi. Gönül. Kimse.

Crucials : Çok önemli. Can alıcı. Mühim. Kesin. Çapraz. Ehemmiyetli. Kritik. Elzem.

Constraint : Kısıtlamak. İcbar. Kendini tutma. Kısıtlama. Zorlama. Gerçek duygularını saklama. Bir nesnenin, bir özdeğin belirli bir konumda, bir durumda ya da bir devinimde bulunmaya zorlanmasından ileri gelen gerginlik. Uslu durma. Çekinme.

As hard as nails : Taş gibi. Haşin. Kaskatı. Kösele gibi. Sağlam. İnatçı. Sıhhatli. Sıhhatli acımasız. Taş yürekli.

Regent : Kuzey dakota eyaletinde şehir. İdareci. Hükümdar. Üniversite yönetim kurulu üyesi. Naip. Naibe. Tahtta hükümdar bulunmadığında ya da hükümdarın çocukluk döneminde devleti yöneten kişi. Vekil. Kral naibi. Saltanat naibi.

Bloodying : Kanını akıtmak. Lanet olası. Kör olasıca. Kana susamış. Kanatmak. Kana bulanmış. Kanlı. Kan gibi. Kanla kaplı.

Biting : Isırıcı (rüzgar). Acı. Isırma. Sokma. Sert. Zehir gibi. İğneleyici. Acı verici. Dokunaklı.

Barbaric : Uygarlaşmamış. Barbar. Medeniyetsiz. Vahşi. Kaba saba.

Crueler synonyms : crowned head, tribal sheikh, swayer, puppet leader, puppet ruler, grand turk, basileus, moghul, stuart, pharaoh of egypt, arab chief, khalifah, tribal sheik, crueller, hanoverian, tyrannic, devoid of feelings, khalif, awesome, cruel, bloody, crasser, cut throat, mogul, appalling, inca, baffling, draconic, hardhearted, benumbed, draconian, confiscatory, individual.

Crueler zıt anlamlı kelimeler, Crueler kelime anlamı

Humane : Merhametli. İnsancıl. İyiliksever. Hümanist. İnsan. İnsani. Beşeri. İnsancı. Yufka yürekli. İnsanlığa yakışan.