Impressive türkçesi Impressive nedir

Impressive ile ilgili cümleler

English: Every year, a hundred and fifty thousand tourists come to this island to enjoy the impressive scenery and the wonderful beaches.
Turkish: Her yıl, yüz elli bin turist etkileyici manzara ve harika plajlardan zevk almak için bu adaya gelir.

English: Ali made an impressive presentation.
Turkish: Ali etkileyici bir sunum yaptı.

English: Her singing was very impressive as usual.
Turkish: Onun şarkı söylemesi her zamanki gibi çok etkileyiciydi.

English: I think this is the most impressive building on Park Street.
Turkish: Sanırım bu Park Caddesinde en etkileyici yapı.

English: His impressive body of work made him a leader in scientific research.
Turkish: Onun etkileyici iş gövdesi onu bilimsel araştırmada bir lider yaptı.

Impressive ingilizcede ne demek, Impressive nerede nasıl kullanılır?

Impressive appearance : Etkili görünüm. İnsanlar üzerinde güçlü bir etki bırakan dış görünüm.

Impressive stamp : Soğuk damga. Baskılı damga.

Impressive technological achievement : Çarpıcı yeni teknolojik gelişim. Etkileyici teknolojik başarı.

Impressively : Şaşırtıcı derecede. Çarpıcı bir şekilde. Etkileyici bir şekilde.

Impressiveness : Etkileyicilik. Etki kuvveti. Etkililik. Etkili oluş.

 

Unimpressive : Etkileyici olmayan.

Impressing : Zorla askere almak. Damgalamak. Etkilemek. Basmak. Baskı yapmak. Aklına sokmak. El koymak. Zorlamak. Sıkıştırmak. İz bırakmak.

Impressibility : Etkilenebilir olma. Kolayca etkilenebilme. Kolay etkilenme. Etkilenebilirlik.

Impressio : İz, çöküntü. İmpresyo.

Impressio esophagea : İmpresyo özofagea. Yemek borusu çöküntüsü. Karaciğerin margo dorsalis’i üzerinde yemek borusunun oluşturduğu iz, impresyo özofagea.

İngilizce Impressive Türkçe anlamı, Impressive eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Impressive ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Noble : Yüksek. Soylu kimse. Soylu. Soydan asil. Ulu. Alicenap. Yüce. Asilzade. Necip. Soy.

Striking : Vurma. Vuran. Şaşırtıcı. Göz alıcı. Çakma. Dikkati çeken. Dikkat çekici.

Decorous : Yakışık alır. Ağırbaşlı. Uygun. Münasip. Zevkli. Kibar. Efendi. Terbiyeli.

Heftiest : Güçlü kuvvetli. İri yarı. Ağır. Yüksek. İri. Çam yarması gibi. Gövdeli. Çok. Bol.

Grandiose : Cafcaflı. Göz alıcı. Heybetli. Gösterişli. Tantanalı. Debdebeli. Muazzam. Yüksek. Görkemli. Şatafatlı.

Pithiest : Özlü. Güçlü. Kuvvetli. Az ve öz. İçerikli. Kısa ve öz. Kısa ve özlü.

Awing : Korkutmak. Korku vermek. Korku veren.

Flashiest : Göze çarpan. Cafcaflı. Janjanlı. Frapan. Göz alıcı. Parlak. Gösterişli. Havalı. Parıltılı.

Glorious : Fevkalade güzel. Ünlü. Aziz. Şanlı. Mükemmel. Yüce. Muhteşem. Parlak. Olağanüstü. Şerefli.

Astounding : Parmak ısırtan. Müthiş. Şoke eden. Şaşırtıcı. Şaşılacak. Aşırı şaşırtıcı. Hayret verici. Sersemletici. Hayrete düşüren.

 

Impressive synonyms : fulgurous, important looking, eye popping, amazing, efficient, charismatic, affectional, heroic, stupefying, fulgurant, telling, astonishing, graphic, stately, business like, dominants, intense, pointed, enchanting, showier, moving, emphaticical, expansive, intensest, pithy, proud, dazzling, intenser, charismatics, decent, proper, flashier, signal.

Impressive zıt anlamlı kelimeler, Impressive kelime anlamı

Unimpressive : Etkileyici olmayan.

Unmoving : Hareketsiz. Sakin. Hareket etmeyen. Kımıldamayan. Heyecansız. Devinmeyen.

Ineffective : Yararsız. Geçersiz. Başarısız. Tesirsiz. Kabiliyetsiz. Etkisiz. Etkisi olmayan. Boş. Faydasız. Sonuçsuz.

Impressive ingilizce tanımı, definition of Impressive

Impressive kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Making, or tending to make, an impression. Having power to impress. An impressive scene. As, an impressive discourse. Adapted to excite attention and feeling, to touch the sensibilities, or affect the conscience.