Etkileyici nedir, Etkileyici ne demek
Etkileyici; Psikoloji alanında kullanılan bir sözcüktür. Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır.
Psikoloji'deki anlamı:
Yönetici ya da örgeni diye benimsenen bir salgı bezi ya da kas topluluğu.
Etkileyici ile ilgili Cümleler
- Etkileyici, değil mi?
- Ali çok etkileyiciydi.
- Etkileyici olacaksın.
- Bazen mimikler daha etkileyici sözler olabiliyor.
- Oyunun biçimi yalın. Özellikle bu yalınlık etkileyici.
- Tom'un etkileyici olduğunu düşünüyorum.
- O oldukça etkileyiciydi.
- Bu çok etkileyici.
- Onun konuşması çok etkileyici.
- Tom'un başarıları etkileyici.
- Tören etkileyiciydi.
- Onu etkileyici buluyorum.
- Birleşmiş Milletler binası çok etkileyici.
- Etkileyiciydi.
Etkileyici kısaca anlamı, tanımı
Etki : Bir kimse veya nesnenin başka bir kişi veya şey üzerindeki gücü, tesir. Bir kimse üzerinde bırakılan izlenim. Bir etken veya bir sebebin sonucu, yardım
Etkileyicilik : Bir kimsenin kişiliği etrafında oluştuğu kabul edilen ve niteliği kolay açıklanamayan, hayranlık uyandıran etkileyici güç, karizma.
Karizmatik : Etkileyici.
Yönetici : Yönetme gücünü elinde bulunduran kişi, yöneten kişi, idareci, menajer. Bir spor dalında takımların hazırlanması, oyuncunun bakımı, çalışma yerinin sağlanması, yapılacak karşılaşmaların planlanması vb. işlerle ilgilenen kimse.
Özellik : Bir şeyin benzerlerinden veya başka şeylerden ayrılmasını sağlayan nitelik, hususiyet, hasiyet, hassa, mahsusluk, spesiyalite.
Karizma : Etkileyicilik.
Yöneti : Yönetme işi.
Toplu : Topu olan. Topunu, tamamını, bütününü içine alan. Düzenlenmiş, dağınık olmayan. Hepsi bir arada bulunan, toplanmış. Bir arada, bütün, kombine. Vücutça dolgun.
Ya da : Seçeneği, çeşitliliği veya tercihi belirten bir söz.
Yönet : Yön. Uygun, iyi, doğru, yerinde. [Bakınız: yönelge]. Alnaç. Yatkın, becerikli. Düz. Doğru, uygun. Şekil, tarz, usûl, suret, vecih. Uygun, doğru. İyi, güzel. Uysal. Becerikli, yatkın. Biçim, tarz, usul.
Salgı : Hücrelerin, vücuttaki bezlerin kandan ayırıp oluşturdukları ve yeniden kana, başka organa veya dışarıya saldıkları sıvı madde, ifraz. Güneş'ten dışarı doğru madde fırlaması.
Örgen : Organ, uzuv.
Olan : Oğlan. Oğlan, erkek çocuk. Vakia, olan. Oğul, evlat.
Yöne : Neden. Çıkar yol. Gerçek olmayan.
Kari : Okuyucu, okur. Kur'an'ı kurallarına uygun bir biçimde okuyan kimse. Karı. Kadın. Eş, hanım.
Diye : Herhangi bir yargıya vararak. Diyerek. Niteleyerek.
Bezi : Yufka açmadan önce, hamurun ayrıldığı toparlakların her biri, pazı. [Bakınız: beze]. Bir çeşit kocakarı ilâcı. Yara veya çıban dolayısıyla vücudun herhangi bir yerinde meydana gelen şişkinlik, beze. Yufka açmak için topaklanmış hamur parçaları. Bazı. Tek bir yufka ekmeği hamuru (Ç. Çiftliği).
Örge : Motif.
Özel : Yalnız bir kişiye, bir şeye ait veya ilişkin olan, spesiyal. Bir kişiyi ilgilendiren, hususi, zatî. Her zaman görülenden, olağandan farklı. Devlete değil, kişiye ait olan, hususi, resmî karşıtı. Dikkate değer. Ayırt edici bir niteliği olan. Benzerlerinden ayrılmasını sağlayan bir özelliği olan, spesiyal.
Diğer dillerde Etkileyici anlamı nedir?
İngilizce'de Etkileyici ne demek ? : effector

Bu kısımda Etkileyici nedir? Etkileyici ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Etkileyici tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Etkileyici hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.