Kari nedir, Kari ne demek

Kari; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de isim olarak kullanılır.

  • Okuyucu, okur
  • Kur'an'ı kurallarına uygun bir biçimde okuyan kimse.

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Karı.

Kadın.

Eş, hanım.

Kari ile ilgili Cümleler

  • Onun karizması var.
  • Karin bir Alman adıdır.
  • Kariyerini riske atıyorsun.
  • “Bu kusurlara rağmen Gülistan tercümesi bugünkü hâliyle de Türk karisi için faydalı olmaktan uzak değildir.”
  • Gençliğinde olduğu gibi hâlâ karizman var.
  • Ali oldukça karizmatik.
  • Kariyer yaptı.
  • Tom'un kariyeri 1993'ten 2013'e kadar sürdü.
  • Öğretmenim kariyer seçiminde bana yol gösterdi.
  • “Adamı boyu ile, jestleri ile zalimce karikatürize ediyor.”
  • Karima Marie'ye köpeğin nerede olduğunu sordu.
  • Karides kokteyli lezzetliydi.
  • Ali çok karizmatik.
  • Yeni yıl! Yeni kariyer!
  • Karis Avusturyalı.

Kari ile ilgili Atasözü veya Deyim

karikatürize etmek : karikatürleştirmek.

karina etmek : gemiyi karinası ortaya çıkacak biçimde bir yanı üzerine yatırmak.

karinaya basmak : karina etmek.

karine ile anlamak : sözün gelişinden çıkarmak.

kariyer yapmak : uzmanlık alanında çalışmak, uzmanlaşmak, ihtisas yapmak.

Kari tanımı, anlamı

Çalı karidesi : Kabuklular (Crustacea) sınıfından, 5-6 cm kadar uzunlukta, Avrupa denizlerinde yaşayan bir tür. Çalı karidesi. Kabuklular (Crustacea) sınıfından 6 cm kadar uzunlukta olabilen, Avrupa denizlerinde yaşayan bir tür, karides. (Crangon crangon) Kabuklular (Crustacea) sınıfından bir eklembacaklı türü. Uzunluğu 5-6 cm. Avrupa denizlerinde yaşar. Yenir

 

Dul kari yavrisi : Babasız büyüdüğü için terbiyesiz ve görgüsüz olan çocuk.

Karib : Garip.

Karibu : Çift parmaklılar (Artiodactyla) takımının, geyikgiller (Cervidae) familyasından, 180 cm kadar uzunlukta, sırtı kahverengi, yanları ve karnı ak, boynuzları çok büyük ve dallı, Amerika'da ormanlık bölgelerde yaşayan bir tür. (Rangifer caribou ), Çift-parmaklılar (Artiodatyla) takımının geyikgiller (Cervidae) familyasından bir memeli türü. Uzunluğu 180 cm. Sırtı kahverengi, yanları ve karnı ak olur. Boynuzları çok büyük ve dallıdır. Amerikanın kuzey bölgelerinde ormanlık yerlerde yaşar.

Karicdag : Karacadağ.

Karicıgım : Karıcığım.

Karide : Ceviz.

Karides unu : Bozulmamış karides ve artıklarının en çok % 7 tuz içerebilen kurutulup öğütülmüş biçimi.

Karidesçilik : Karidesçinin yaptığı iş.

Karidesler : Kabuklular (Crutacea) sınıfından, vücutları uzun, yuvarlak veya yanlardan basık, yüzmede kullanılan karın ekstremiteleri iyi gelişmiş, kuyruk yüzgeci bulunan, ekonomik önemleri olan bir alt takım.

Karies : Diş çürüğü.

Karik : Keçi yavrusu, oğlak. Üstü keçi kılından, altı ipten yapılmış bir çeşit ayakkabı.

Karikatüristlik : Karikatürcülük.

Karim : Bağlarda yağmur suyu için açılan kanal.

Karimek : Kadın yaşlanmak.

Karin : Karın.

Karina başlı yılan : Pullu sürüngenler (Squamata) takımının, geniş başlıgiller (Amblycephalidae) familyasından, ağaçlar üzerinde yaşayan bir tür. (Amblycephalus carinatus), Pullu-sürüngenler (Squamata) takımının geniş-başlıgiller (Amblycephalidae) familyasından bir sürüngen türü. Cavada ağaçların üzerinde yaşar.

 

Karina sterni : Kanatlılarda çok kuvvetli olan göğüs kaslarının yapışmasına yarayan ve göğüs kemiğinin dış yüzünde bulunan mediyan çıkıntı.

Karina trake : Bifurcatio tracheae'de, soluk borusu lümenine uzanan ve aerodinamik olarak etkiyen çıkıntı.

Karinasızlar : Omurgalı hayvanların, kuşlar (Aves) sınıfından, karinaları bulunmayan, ufak, körelmiş kanatlı, ilkel yapılı kuşları içine alan bir bölüm. Gerçek deve kuşları (Struthiones), Amerika deve kuşları (Rheae), tepeli deve kuşları (Casuarii), moalar (Dinornithes), boylu kuşlar (Aepyornithes), kiviler (Apteryges) takımları vardır. (Ratitae),takımları vardır.

Karindasilin : Karbenisilinin ağız yolundan yeterli oranda emilebilen ve daha fazla yağda çözünmeyi seven bir esteri.

Karintiyan sarı sığırı : Avusturya’dan köken alan, beyaz renkli, süt, et ve iş verimi yönünde yetiştirilen, sayısı çok az ve nesli tükenmek üzere olan sığır ırkı.

Kariş : Karış.

Karişmak : Karışmak.

Kariştirmak : Karıştırmak.

Kariten : Formülü C32H56, mol kütlesi 440,8 g, e.n. 64 °C olan ve Batı Afrika'da yetişen bir ağacın tohumlarından çıkarılan yağdan elde edilen katı bir hidrokarbon.

Kariyama : Bataklık kuşları (Grallae) takımının kariyamagiller (Cariamidae) familyasından, 52 cm kadar uzunlukta, ayakları ve gagası kırmızı, Güney Amerika'da yaşayan bir tür. (Carlama cristata), Bataklık-kuşları (Grallae) takımının kariyamagiller (Cariamidae) familyasından bir kuş türü. Uzunluğu 52 cm. Ayakları ve gagası kırmızıdır. Güney Amerikada yaşar.

Kariyamagiller : Kuşlar (Aves) sınıfının, bataklık kuşları (Grallae) takımından kuyrukları ve bacakları uzun, kanatları kısa olan türleri içine alan bir familya. (Cariamidae),iyi bilinen türüdür.

Kariyerist : Kariyerizm öğretisine bağlı olan kimse.

Kariyeristlik : Kariyerist olma durumu.

Kariyerizm : Kariyer yapmayı en yüksek amaç olarak gören düşünce sistemi.

Karizmayı çizdirmek : Var olan etkileyiciliğini kaybetmek.

Küçük karides : Eklem bacaklı hayvanların, kabuklular (Crustacea) sınıfından, uzun ve testereli hortumlu, 7-10 cm kadar uzunlukta, Akdeniz'de bol bulunan bir tür. Eklem bacaklılardan, kabuklular (Crustacea) sınıfından, uzun ve testereli hortumlu, 10 cm kadar uzunlukta olabilen, Akdeniz’de bol bulunan bir tür. (Eş anlamlısı: teke, Palaemon serratus), Eklembacaklı hayvanlardan kabuklular (Crustacea) sınıfına giren bir tür. Hortumu uzun ve testerelidir. Uzunluğu 7-10 cm. Akdenizde boldur.

Karides : Denizlerde veya tatlı sularda yaşayan, yüzücü, orta büyüklükte kabuklu, eti yenir bir deniz hayvanı.

Karides ağı : Karides avlamakta kullanılan bir ağ türü.

Karidesçi : Karides satan veya yakalayan kimse.

Kariha : Düşünme gücü.

Karikatür : İnsan ve toplumla ilgili her tür olayı konu alarak abartılı bir biçimde veren, düşündürücü ve güldürücü resim. Beceriksizce yapılmış şey, taslak.

Karikatürcü : Karikatür çizen sanatçı, çizer, karikatürist.

Karikatürcülük : Karikatürcünün yaptığı iş, çizerlik, karikatüristlik.

Karikatürist : Karikatürcü.

Karikatürize : Karikatür durumuna getirilmiş olan.

Karikatürleştirme : Karikatürleştirmek işi.

Karikatürleştirmek : Karikatür durumuna getirmek. Bir şeyin, bir olayın belirtilmesi gereken özelliklerini bozarak, yererek, gülünç duruma getirerek anlatmak.

Karikatürlük : Karikatür olma durumu. Karikatür olma özelliği taşıyan kimse, olay veya şey. Karikatür konusunu oluşturan olay.

Karina : Gemi omurgası. Gemi teknesinin su içinde kalan bölümü.

Karinalılar : Omurgalı hayvanlardan kuşlar sınıfının hemen bütün kuşları içine alan büyük bir bölümü.

Karine : Karışık bir iş veya sorunun anlaşılmasına, çözümlenmesine yarayan durum, ipucu. Belirti.

Kariyer : Bir meslekte zaman ve çalışmayla elde edilen aşama, başarı ve uzmanlık. Donanımı çok güvenli, polis veya asker taşıma aracı.

Karizma : Etkileyicilik.

Karizmatik : Etkileyici.

Diğer dillerde Karıştırmaca anlamı nedir?

Osmanlıca Karıştırmaca : oyun karıştırma