Bezi nedir, Bezi ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Yufka açmadan önce, hamurun ayrıldığı toparlakların her biri, pazı.

[Bakınız: beze].

Bir çeşit kocakarı ilâcı.

Yara veya çıban dolayısıyla vücudun herhangi bir yerinde meydana gelen şişkinlik, beze.

Yufka açmak için topaklanmış hamur parçaları.

Bazı.

Tek bir yufka ekmeği hamuru (Ç. Çiftliği).

Teknik terim anlamı:

[Bakınız: beze].

Bezi ile ilgili Cümleler

  • Annem, babamın eski şortunu toz bezi olarak kullanıyor.
  • Bandaj yapmak için bezi doğradı.
  • Bebeğin bezini değiştirdim.
  • Onun tiroid bezinde bir sorun var.
  • Masayı silemem. Bezim yok.
  • Ben senin az mı bezini yıkadım.
  • Çocuğunuz bezine işedi.
  • Bebeğin bezini değiştirmek zorundayım.
  • Anasına bak kızını al, kenarına bak bezini al.

Bezi ile ilgili Atasözü veya Deyim

anasına bak kızını al, kenarına bak bezini al : “bir kızın karakterini öğrenmek isteyenler, anasının durumunu göz önüne alırlarsa aldanmamış olurlar” anlamında kullanılan bir söz.

bezi herkesin arşınına göre vermezler : “genel kurallar kişilerin isteklerine göre bozulmaz” anlamında kullanılan bir söz.

bezini yıkamak : bebeklerin altına bağlanan bezi temizlemek Mecaz anlamı çok emek sarf etmek.

bin tarakta bezi olmak : birçok işle uğraşmak.

her tarakta bezi olmak : birçok işi veya ilişkisi olmak.

 

kırk tarakta bezi olmak : her tarakta bezi olmak.

korkak bezirgan ne kar eder ne zarar (veya ziyan) : “iş yapmaya korkan tüccar, kendisini zarardan korur ancak kazanç da sağlayamaz” anlamında kullanılan bir söz.

o tarakta bezi olmamak : o şeyle ilişiği bulunmamak.

Bezi anlamı, tanımı

Alt çene tükürük bezi kanalı : Alt çene tükürük bezinin salgısını caruncula sublingualis yakınında ağız boşluğuna akıtan kanal, duktus mandibularis

Ana bezi : Düğünde kızın annesine verilen elbiselik kumaş.

Bartholin bezi : Büyük vestibulum bezi.

Bartolin bezi kisti : Kronik östrojenizmde vulva tabanının her iki yanında yer alan Bartholin bezlerinin tek katlı kanal epitelinin yassı epitele metaplazisi ve kanalın tıkanması sonucu biçimlenen retensiyon kisti.

Benzi bezik : Yüzü solgun, renksiz.

Bezem bezi : Bezemlerin yapılmasında kullanılan kalın, sağlam bez.

Bezi almak : Hamuru, beze denilen küçük parçalara ayırmak.

Bezikmek : Solmak, rengini atmak.

Bezil : Kaya yüzündeki küçük seki. 2.Evde testi konulan yer.

Bezilebilme : Bezilebilmek işi.

Bezilebilmek : Bezilme imkânı veya olasılığı bulunmak.

Bezileme : Vücutta şiş ve kızartılarla beliren bir çeşit deri hastalığı.

Bezilemek : Hamuru parçalara bölüp yuvarlamak.

Bezimbe : Yufka.

 

Bezime : Mısır, arpa, darı ve buğday unlarından yapılan mayalı, mayasız, yağlı, yağsız, şekerli, şekersiz, ince ve kalın pişirilen saç ekmeği. Pestil, köfter. Vücutta şiş ve kızartılarla beliren bir çeşit deri hastalığı. [Bakınız: bazlama]. Yufka. Dörde bükülmüş yufkanın aldığı şekil. [Bakınız: bestil]. Yara, bere. Deride morluk, çürük. [Bakınız: bezeme].

Bezinyağ : Benzin.

Bezir isi : (Resim) Bezir yağının yakılması ile elde edilen is; tuşe mürekkebi yapımında kara boya olarak kullanılır.

Bezir verniği : (Resim) Kaynatılmış keten tohumu yağı.

Bezirana : Bulgur değirmeni.

Bezirci : Balıkesir ili, Edincik nahiyesine bağlı bir yer. Şanlıurfa şehri, Akziyaret nahiyesine bağlı bir yer.

Bezirgan : Tüccar, mesleğindeki alışverişte çok fazla kâr amaçlayan kişi. Ticari işlerle uğraşan ve çok para kazanan güçlü insan.

Bezirgan kebabi : İnce doğranmış yumurta, soğan karışımına tuz, bahar, karabiber konularak yapılan bir yemek.

Bezirganbaşı : Bir çocuk oyunu. Padişahın kullanacağı çuha, bez, tülbent ve benzerleri eşyaları sağlamak ve bunları korumakla görevli kimse. Padişahın kullanacağı çuha, bez, tülbent ve benzerleri eşyaları sağlamak ve bunları korumakla görevli kişi.

Bezirganlar : Çanakkale şehrinde, Kacak bucağına bağlı bir bölge. Çanakkale ilinde, Yiğitler nahiyesine bağlı bir bölge.

Bezirganlık : Bezirgânın işi.

Bezirhana : Bulgurun ve buğdayın üst kabuklarının ayrılması için, içinde dövüldükleri, hayvanla çekilen büyük taş dibek.

Bezirhane : Ağrı ili, Murat nahiyesine bağlı bir yer. Ağrı şehrinde, Suluçem bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Ankara şehrinde, Gölbaşı ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Erzurum ilinde, Karayazı ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Van ilinde, Çaldıran ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

Bezirliyh : Müjde bahşişi; hayırlı olsun bahşişi.

Bezirme : Mısır, arpa, darı ve buğday unlarından yapılan mayalı, mayasız, yağlı, yağsız, şekerli, şekersiz, ince ve kalın pişirilen saç ekmeği. [Bakınız: bazlama].

Beziryağı : Keten tohumunun sıkılmasından elde edilen, havadan oksijen alarak sertleşen bir yağ. Ağacın dış etkenlere dayanımını arttırmak için kullanılır. Bileşiminde sıvı gliseritler (% 85-90), katı gliseritler ve yağ asitleri bulunan, koyu sarı renkli, yanıcı ve havada sertleşen keten tohumu yağı. (Boya ve parlatıcı yapımında kullanılır.).

Beziryanaşi : Bayat ekmek kabuğundan yapılan bir çeşit yemek.

Bezisi : Bazı kimseler.

Beziş : Bezme işi.

Bisüs bezi : Yassı solungaçlılarda (Lamellibranchiata) bulunan ve salgıladığı saçak şeklindeki kuvvetli iplikler aracılığı ile hayvanın kendini bir yere bağlamasını sağlayan bez. Yassı-solungaçlılarda bulunan bir bez olup salgıladığı saçak biçimindeki kuvvetli iplikler araciyle hayvanın kendini bir yere bağlamasını sağlar.

Boşaltı bezi : Bazı nematodların vücut boşluğunu drene etmek için sahip oldukları çift bezler ve lateral kordlar içerisindeki kanallar biçimindeki H hücre sistemi. Krustaselerde antenlerin kökünde ve/veya bacağın ilk segmentlerinde bulunan benzer boşaltı sistemleri.

Böbrek üstü bezi androjenleri : Böbrek üstü bezi kabuğundan salgılanan dehidroepiandrosteron ve bundan oluşan androstenedion gibi 19 karbonlu steroit grubunun ortak adı.

Böbrek üstü bezi hormonları : Böbrek üstü bezi kabuk kısmından salınan aldosteron, kortizol, androjen ve bezin öz kısmından salınan adrenalin ve noradrenalin hormonları, adrenal hormonlar.

Böbrek üstü bezi kabuğu : Böbrek üstü bezinin mezoderm kökenli, sarımsı, pembe görünen dış kısmı olup dıştan itibaren zona arkuata veya zona glomeruloza (insan ve geviş getirenler), zona fasikulata, zona retikularis tabakalarından oluşan ve androjen, aldosteron, kortizon başta olmak üzere az miktarda cinsiyet steroitlerini de salgıyan böbrek üstü bezinin dış tabakası, adrenal korteks.

Böbrek üstü bezi kapsüler sklerozisi : Böbrek üstü bezlerinin kapsülasında bağ doku artışı. Yumurtalıklarında folikül kistleri bulunan yaşlı ineklerde görülür.

Böbrek üstü bezi steroitleri : Böbrek üstü bezi kabuğundan salgılanan steroit yapılı hormonlar.

Büyük vestibulum bezi : İnek, dişi kedi ve seyrek olarak da koyunda bir çift olarak görülen ve salgısını vestibulum vajinanın yan duvarına bir kanalla akıtan vestibulumun büyük bezleri, Bartolin bezi, glandula vestibularis mayor.

Can bezi : Omurilik soğanı.

Cila bezi : Cilâ topunda, içine yün ya da pamuğun doldurulduğu dokuma bezden kılıf.

Cinsiyet bezi : Gonat, yumurtalık veya er bezi.

Cowper bezi : Bulboüretral bez.

Çatkı bezi : Dekor panolara ve arka perdeleri için kullanılan kalın bez. Dekorda ve perde fonlarında kullanılan kalın bez.

Çit bezi : Bir nevi yerli kumaş, yazma yemeni, basma.

Döl yatağı bezi : Endometriyumun propriya mukozasında bulunan ve uterus sütü olarak adlandırılan salgıyı yapan bezler, uterus bezi.

Eklenti tiroit bezi : Tiroidin yakınında veya trakenin boyun kısmı üzerinde veya hyoid bölgesinde görülen, kırmızı esmer renkte ve tiroit bezinin yapısına ve işlevine benzer özellikte olan çok küçük bir bez, glandula tiroidea aksessorya.

Elçek bezi : İmamların ölü yıkarken ellerine sardıkları bez.

Epifiz bezi : Beyinde korpus kallozumun altına uzanan sinirsel kökenli, talamus ve colliculus rostralisler arasındaki mediyan çöküntü içerisinde yerleşmiş, melatonin hormonu salgılayan, özellikle geviş getirenlerde buğday tanesi biçiminde olan bir iç salgı bezi, glandula pinealis, pineal bez.

Er bezi ağı : Testis’in ortasında bulunan, tubuli semeniferi recti’lerin açıldığı çok sıkı kanal ağı, rete testis.

Er bezi atardamarı : Dişilerdeki a. ovarica'nın karşılığı olan, erkeklerde çift olarak aorta abdominalis'ten çıkan canalis vaginalis yoluyla er bezine ulaşan ve bu organı vaskularize eden atardamar, arterya testikularis.

Er bezi atrofisi : Testis atrofisi.

Er bezi bölmeleri : Mediastinum testis ile tunica albuginea testis arasında uzanan bağ dokusal ara bölmeler, septula testis.

Er bezi hiperplazisi : Testis hiperplazisi.

Er bezi hipertrofisi : Testis hipertrofisi.

Er bezi hipoplazisi : Testis hipoplazisi.

Er bezinin götürücü kanalcıkları : Duktuli efferentes testis.

Eşey bezi : Eşey organlarında eşey hücrelerini meydana getiren ovaryum, testis gibi bezler. Eşey organlarında eşey hücrelerini meydana getiren ovaryum ve testis gibi bezler. Eşey hücresi oluşturan bezler ve üremede rol oynayan bazı hormonları salgılayan er bezleri ve yumurtalıklar, gonad, gonat.

Eşeylik bezi : Eşeylik organlarında eşeylik gözelerini veren bezler; gonad, ovaryum, testis.

Filippi bezi : İpek böceğinde sıvı ipeğin pıhtılaşmasını sağlayan maddeler salgılayan bez. İkincil ipek bezi.

Gaz bezi : Bazı balıklarda hava kesesine gaz salgılayan hava kesesinin bezli bölgesi.

Göz yaşı bezi : Göz çukurunun dış üst yanına yerleşmiş olan bir çift bez olup göz yaşı meydana getirir.

Gözyaşı bezi : Gözün üst kısmında konjunktivanın altında yer alan, yüksek prizmatik hücrelerden oluşan bileşik tubuloalveoler bez, glandula lakrimalis. Yapılan salgılar çok sayıdaki kanallarla üst göz kapağı altındaki konjunktiva aralığına açılır.

Gözyaşı bezi atardamarı : A. ophthalmica externa'dan çıkan ve gözyaşı bezini vaskularize eden atardamar, arterya lakrimalis.

Gözyaşı bezi çukuru : Os frontale'nin proc. zygomaticus'unun iç yüzünde bulunan ve gözyaşı bezinin yerleşmesine yarayan (bu çukurluk etçillerde ve domuzda lig. orbitale'nin altında bulunur) çukurluk, fossa glandula lakrimalis.

Harder bezinin çıkarılması : Köpeklerdeki Harder bezinin kronik ve hiperplazik yangılarında veya bunun adenomunda üçüncü göz kapağında bulunan Harder bezinin çıkarılması işlemi.

İmmün aracılı tiroit bezi yangısı : Lenfositik tiroit bezi yangısı.

İpek bezi : İpek böceği larvalarında bulunan, vücut ağırlığının %40'ını oluşturan 25 cm kadar uzunlukta olabilen, üç bölgeden oluşan, fibroin, jelatinimsi ipek maddelerini ve serisin gibi ipek proteinlerini salgılayan ekzokrin bir bez.

İta bezi : Ün eleme ve hamur açma bezi, soğan çulu.

Kabuk bezi : Kabuk maddesini salgılayan bez. Kuşlarda yumurta kabuğunun sertleşmesi için kalsiyum salgılayan yumurta kanalındaki bez.

Kanamalı böbrek üstü bezi nekrozu : İnsanlarda ve septisemik buzağılarda, ateş, böbrek üstü bezinde, deride ve mükoz zarlarda peteşiyal kanama, siyanoz ve peteşiyal kanamalarla belirgin, ani başlayan ve kısa süren hastalık, Waterhouse-Friderichsen sendromu.

Karın tükürük bezi : Mide, karaciğer ve onikiparmak bağırsağı arasında yer alan loplu ve gri-pembe renkli, insülin, glukagon ve ince bağırsaklarda meydana gelen sindirimde önemli bir rol oynayan pankreas sıvısını salgılayan endokrin ve ekzokrin salgılı bez, pankreas.

Kulak altı tükürük bezi : Ramus mandibula’nın arka kenarıyla atlas’ın procesus transversus’u arasında, kulak köküne yerleşmiş tükürük bezi, parotis bezi, glandula parotis. Etçil ve küçük ruminatların genç olanları müköz salgı da yaparlar.

Kulak altı tükürük bezi kanalı : Kulak altı tükürük bezinin salgısını vestibulum buccale'ye döken kanal, duktus parotideus.

Küçük kalkan bezi : Memelilerde tiroide yakın ya da içinde bulunan, paratiroit hormonu salgılayan, dört küçük kahverengi endokrinbez. Paratiroit bezi. (anlamdaş, paratiroyid), Kalkan bezinin yanında bulunan esmer renkli 4 küçük iç-salgı bezi.

Lenfositik tiroit bezi yangısı : Köpekler ve maymunlarda gözlenen yaygın lenfosit infiltrasyonuyla ve fazla miktarda eozinofilik sitoplazmaya sahip oksifil hücrelerle belirgin, insanlardaki Hashimoto hastalığına büyük oranda benzerlik gösteren tiroit bezi yangısı, immün aracılı tiroit bezi yangısı. Köpeklerde de insanlardaki gibi poligenik özellikte kalıtsallığın söz konusu olduğu düşünülür.

Mandibular tükürük bezi : Alt çene tükürük bezi.

Meme bezi fibroadenomatozisi : Meme bezi fibroadenomatöz hiperplazisi.

Meme bezi fibroadenomatöz hiperplazisi : Bir veya daha fazla meme lobunun, hormonal uyarımlarla hücrelerin çoğalmasına bağlı büyümesi. Dişi ve genç kedilerde kendiliğinden oluşabileceği gibi progesteron enjeksiyonundan da kaynaklanabilir, meme bezi fibroadenomatozisi, kedilerin meme hipertrofisi.

Nektar bezi : Bitkinin çiçekleri ya da çiçek dışındaki kısımları üzerinde yer alan, şeker içeren bir eriyik olan nektarı salgılayan beze, özelleşmiş hücre grubuna ya da trikoma verilen ad. Eğer nektaryumlar çiçekte ise floral nektaryum, çiçek dışında bir organda ise ekstrafloral nektaryum adını alır. Bal özü bezi, nektaryum. Bitki bitlerinde tatlı bir sıvı salgılayan bez.

Nodüler tiroit bezi hiperplazisi : Multinodüler guatr.

Ölü bezi : Kefen.

Paratiroit bezi hiperplazisi : Paratiroit bezinde odaklar veya düğümcükler hâlinde veya bezin tümünün bir örnek biçimde, prensipal hücrelerin artışı sonucu büyümesi. Yaygın hiperplazi uzun süreli diyetsel kalsiyum yetersizliğine veya kronik böbrek yetmezliğine bağlıdır. Birincil paratiroit hiperplazisi.

Parotis bezi : Kulak altı tükürük bezi.

Parotoit bezi : Bazı amfibyumlarda başın iki yanında, zehirli olabilen büyük şişkinlikler.

Pasa bezi : Pasanın içine konan bez örtü. (Senirkent Isparta).

Pişmiş bezir : Kurşun, çinko ya da kobalt oksitle pişirilerek kuruma süresi kısaltılmış beziryağı türü. (Resim) Boya yapımında da vernik olarak kullanılan kaynatılmış ketenyağı. a. bk. ketenyağı.

Prostat bezi : Memeli erkeklerinin üretrasının başlangıcında bulunan kaslı ve bezli bir yapı. Alkali özellikte, kendine özgü bir salgı yapan ve tek katlı prizmatik epitelden oluşan erkek yardımcı üreme bezlerinden biri. Bu bez organ biçiminde ve üretra çevresinde yer aldığından bezin hipertrofisi kimi hastalıklara yol açar.

Resim bezi : Resim kasnağına gerilen, üzerine üstübeç, tutkal ve beziryağı karışımı astar boya çekilen keten bezi. a. bk. resim kasnağı, astar boya.

Serviks bezi : Serviks uterinin müköz bezleri.

Serviyet bezi : Ameliyat örtüsü.

Sıtır bezi : Ölü yıkanırken örtülmesi gereken yerlerine kullanılan bez.

Sıvama bezi : Lehimli ekte, yumuşayan lehimi sıvamakta kullanılan bez.

Sıvı yağ bezi : Sıvı yağ salgılayan bez; kuşlarda, tüylerin ıslanmaması için derideki yağ salgılayan bezler.

Sindirim bezi : Canlılarda besinlerin sindirilmesini sağlayan enzimler salgılayan, bağırsağa bağlı kese şeklindeki bez. Canlılarda besinlerin sindirilmesini sağlayan enzimler salgılayan, bağırsağa bağlı kese biçimindeki bez.

Süt bezi : [Bakınız: meme bezi]. Meme bezi.

Ter bezi kisti : Yağ bezlerinin ağız veya kanallarının, epidermisteki üremeli kronik hastalıklara bağlı olarak bir biçimde tıkanmasıyla oluşan, içleri sıvıyla dolu patolojik boşluk.

Tiroit bezi c hücre tümörleri : Parafoliküler hücre tümörleri.

Tiroit bezinde idiopatik folikül atrofisi : Bilinmeyen nedenlerle tiroit bezinin bir bölümünde, folikül epitelinin dejenerasyonu, tedricen gözden silinmesi ve hipotiroidizmle belirgin tiroit bezinin birincil dejeneratif bir hastalığı.

Tubuloalveol mukus bezi : Salgı yapan kısım hem tüp hem de alveol şeklinde olan ve mukus salgılayan dallı bezler.

Tukrük bezi : Omurgalı ve omurgasız hayvanlarda ağzın içine ya da yakın bir yerine açılan ve tükrük denen bir salgı salgılayan bezler.

Tuz bezi : Deniz sürüngenleri ve kuşlarının göz kenarına yakın bir yerde bulunan ve fazla tuzun atılmasını sağlayan bir bez. Balık solungaçlarındaki benzer yapı. 3.Bazı yapraklarda tuz çıkaran epidermise ait bez.

Tükrük bezi : Tükrük salgılayan bezler.

Tükürük bezi kisti : Tükürük kanallarına yakın olarak tek veya çok bölümlü boşluklarda tükürüğün birikmesiyle oluşan duvarlarında epitel hücreleri bulunmayan kese tarzında genişleme, siyalosel.

Tükürük bezi yangısı : Mikroorganizmaların boşaltıcı kanal yoluyla veya kan yoluyla ulaşmasıyla veya yerel travmalara bağlı tükürük bezinin yangılanması, siyaladenitis, siyaloadenitis. Travmetik nedenlerden veya kuduz, sığırların kangrenli nezlesi, atların multisistemik eozinofilik epiteliotropik sendromu, gurm, köpek gençlik hastalığı gibi enfeksiyöz nedenlerden, A vitamini yetersizliğinden, klornaftalen zehirlenmesinden kaynaklanır.

Urva bezi : Hamur tahtaya yapışmasın diye kullanılan kalın unun içine konulduğu bez.

Uterus bezi : Döl yatağı bezi.

Üçüncü göz kapağı bezinin prolapsusu : Üçüncü göz kapağı bezinin yangısal nedenlerle göz kapağının altından çıkarak büyük ve görülebilir duruma gelmesi.

Üskülü bezi : İnce yumuşak keten bezi.

Vitellus bezi : Birçok yassı solucanların ve rotatorların üreme organlarında bulunan ve yumurtalara besin maddesi sağlayan bir çift bez.

Vitellüs bezi : Birçok yassıkurtlarda ve rotatorlarda, üreme organında bulunan ve yumurtalara besin maddesi sağlıyan bir çift bez.

Yağ bezi adenomu : Yağ bezinden köken alan iyicil tümör, sebaseöz adenom. Özellikle yaşlı köpeklerin derisinde ve göz kapağında Meiboman bezinden köken alır.

Yağ bezi kisti : Yağ bezlerinin ağız veya kanallarının, herhangi bir biçimde tıkanmasıyla oluşan, yağ ve kolesterol yarıkları içeren kese.

Yağ bezi veremi : Hlk. Köstebek.

Ak kan bezi yangısı : Lenf düğümleri iltihabı, adenit.

Amerikan bezi : Pamuktan düz dokuma, kaput bezi.

Bal özü bezi : Bitkilerin yaprak, yumurtalık ve erkek organlarının dibinde bulunan ve bal özü çıkaran bez.

Baş bezi : Mendil.

Bezik : İki, üç veya dört kişi arasında 96 kâğıtla oynanan bir tür iskambil kâğıdı oyunu.

Bezilme : Bezilmek işi.

Bezilmek : Bezme işine konu olmak, bezme durumuna gelinmek.

Bezir : Keten tohumu. Bezir yağı.

Bezir yağı : Keten tohumundan çıkarılan ve yağlı boya yapmak için içine renkli maddeler katılan, çabuk kurur bir yağ, bezir.

Bezirleme : Bezirlemek işi.

Bezirlemek : Bezir yağı ile yağlamak, bezir yağı sürmek.

Bombe bezi : Ayakkabı sayalarının burun bölümlerine içten dikilen bir kumaş türü.

Böbrek üstü bezi : Böbreklerin üstünde bulunan, hormon niteliğinde salgısı olan bez.

Branda bezi : Branda.

Bulaşık bezi : Bulaşıkları yıkamak için kullanılan bez.

Çadır bezi : Pamuk veya ketenden dokunmuş kalın, sık bir bez türü.

Çocuk bezi : Bebeklerin altına bağlanan bez.

El bezi : Kurulama ve temizleme işlerinde kullanılan bez.

Er bezi : Erkeklik hormonunu oluşturan erkek cinsiyet bezi, yumurta, husye, haya, testis.

Etek bezi : Kundak çocuklarının belden aşağısına sarılan bez.

İç salgı bezi : Salgısı bir boşaltım kanalı yerine doğrudan doğruya kana karışan bez.

Japon bezi : Japonya'da üretilen bir bez.

Kalkan bezi : Tiroit bezi.

Kaput bezi : Amerikan bezi.

Kefen bezi : Kefen.

Kulak altı bezi : Kulağın yakınında bulunan tükürük bezlerinin en büyüğü.

Meme bezi : Memenin süt salgılayan dokusu.

Namaz bezi : Namaz örtüsü. Başa örtülen bir örtü türü.

Pamuk bezi : Pamuktan dokunan bez.

Paratiroit bezi : Tiroit bezinin yanında yer alan, kandaki kalsiyum düzeyinin normalde tutulmasını denetleyen hormonu salgılayan bez.

Sargı bezi : Keten veya pamuk ipliğinden üretilen ve mikroplardan arındırılmış şerit biçiminde kesilmiş, vücudun belli bir bölgesini sarmak için yapılmış bağ.

Sofra bezi : Sofranın altına serilen yaygı.

Şeytan bezi : Erkek elbisesi yapımında kullanılan kadife dokunuşlu bir tür pamuk kumaş.

Şile bezi : Gecelik, gömlek, peçete yapımında kullanılan, bir tür ince, yıkanabilir pamuklu kumaş. Bu kumaştan yapılan.

Taharet bezi : Sidik ve dışkı yapıldıktan sonra kullanılan küçük kurulama bezi.

Ter bezi : Derinin içinde bulunan ve ter salgılayan bez.

Tiroit bezi : Gırtlağın ön ve alt bölümünde bulunan, çok damarlı, salgısını kana veren bir bez, kalkan bezi, tiroit.

Toz bezi : Toz almakta kullanılan bez.

Ütü bezi : Ütülenen şeyin yanmaması için üzerine serilen, nemli veya kuru olarak kullanılan ince pamuklu bez.

Yağ bezi : Yağ bezleri.

Yelken bezi : Yelken yapmaya yarar kalın bez.

Diğer dillerde Bezeme kitap anlamı nedir?

Osmanlıca Bezeme kitap : tezyinat