Bezeme nedir, Bezeme ne demek

Yerel Türkçe anlamı:

Firengi.

Vücutta şiş ve kızartılarla beliren bir çeşit deri hastalığı.

Vücutta akşamları çıkıp, sabahları batan kabarcıklar şeklinde olan deri hastalığı.

Yüzde görülen bir çeşit deri hastalığı.

Bir çeşit deri hastalığı.

Çiçek hastalığı

Bezelye.

Bayram, şenlik, donanma, resmî eğlence

Kızıl hastalığı.

Bilimsel terim anlamı:

mimarlık, güzelsanatlar, Değişik bezeklerden oluşan süsleme.

İngilizce'de Bezeme ne demek? Bezeme ingilizcesi nedir?:

adornmento, ornoment, embellishment

Bezeme hakkında bilgiler

Herhangi bir yüzeyi süslemek için; üzerine boyalı, boyasız, düz ya da kabartma olarak yapılmış olan güzel biçimlere Bezeme denir. Bu ad, sanat çevrelerince de pek anlaşılmış değildir. Nedeni de, geniş anlamlı süsleme sözcüğünü kullanma alışkanlığı ve Arapça Tezyin, Tezyinat kavramlarının birçok sözcük gibi Türkçeye doğrudan yerleşmesidir. En eski çağlardan beri Türkler tarafından kullanılan, zamanla unutularak Arapça tezyin sözcüğü ile anlatılan bu sanat teriminin Türkçesine bezeme denir.

Tarih öncesi bezeme sanatı ile ilgili bilgileri o dönemden kalan çanak çömlek türü kapların üzerinde görüyoruz. Dünyanın çeşitli yerlerinde yapılmış olan kazılarda aynı döneme rastlayan bezemelerin birbirine benzediği görülmüştür. Bunlar, genellikle düz ve eğri çizgileri yan yana dizilmesi ya da kesişmesinden meydana gelen ilkel bezemelerdir. Daha sonra yapılmış olan bezemelere yuvarlak ve yay biçimindeki örgelerin de eklendiği görülmüştür.

 

Cilalı taş devrinde yapılmış olan bezemelerde doğadan alınan hayvan modellerine rastlanmıştır. Bu devirde hayvanlara ve dinsel düşüncelere verilen önem, bezeme çalışmalarına da yansımıştır.

Cilalı taş devrinden sonra insanlar yerleşme alanları belirlemiş ve toplumlar oluşmaya başlamıştır. Buna bağlı olarak kullanılan eşyaların üzerinde o toplumun özelliklerini yansıtan bezemeler yapılmıştır. Böylece uluslaşan toplumlar, kendilerine özgün bezemeler üretmişlerdir. Bu çalışmalar zamanla ve göçler nedeniyle diğer ulusların yaptığı bezemelerden de etkilenmiştir. Ancak bu etkilenmeler, ulusun özünde olan yapısal farkı değiştirmemiştir.

Bezeme tanımı, anlamı:

Süsleme : Süslemek işi, bezeme, donama, tezyin. Süsleri yerleştirme biçimi veya sanatı. Sanat eserlerinin yüzeyini süslemek için kullanılan motif, oyma vb.

Girişik bezeme : Kıvrılarak, birbirinin içine geçerek uzayıp giden, yapraklı dalları andıran geometrik görünüşte birtakım biçimlerden oluşmuş bezeme çizgileri, girift tezyinat, arabesk.

Beze : Yara veya çıban sebebiyle vücudun herhangi bir yerinde oluşan şişkinlik, gudde. Hamur topağı, pazı. Yumurta akı ve pudra şekeri ile yapılmış olan bir çeşit pasta türü.

Bezemeci : Bezeme yapan oymacı veya nakkaş.

Bezemecilik : Bezemecinin yaptığı iş.

 

Bezemek : Süslemek.

Bezemeli : Süslü, dekoratif.

Yüzey : Bir cismi uzaydan ayıran dış ve yaygın bölüm, satıh, yüz.

Süslemek : Söz oyunlarıyla güzelleştirmek. Birtakım katkılarla bir şeyin daha güzel, daha göz alıcı olmasını, daha hoş görünmesini sağlamak, bezemek, bezeklemek, donatmak, tezyin etmek. Birinin kusurlarını uzun uzun yüzüne vurmak.

Boyalı : Yüzünü çok boyamış olan, makyajlı (kadın). Boya sürülmüş, boyanmış veya boyaya batırılmış.

Boyasız : Yüzünü boyamamış olan, makyajsız (kadın). Boya sürülmemiş. Renksiz.

Kabartma : Kabartmak işi. Kabartılarak yapılan. Kil, alçı, taş vb. işlenebilir gereçleri girintili çıkıntılı yüzeyler durumunda biçimlendirerek yapılmış olan eser, rölyef. Bir biçimin veya bir süslemenin düz yüzey üzerindeki çıkıntısı.

Biçim : Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil. Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl. Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format. Herhangi bir şeyin benzeri. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form. Yakışık alan şekil, uygun şekil. Tarz. Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Biçme işi.

Deni : Alçak, kötü, kişiliksiz (kimse).

Süs : Süsleme veya süslenme işi. Güzellik veren, güzelleştiren şey. Anlamı zenginleştiren edebiyat sanatı. Süslemeye, süslenmeye yarayan şey, bezek, süs püs.

Şey : Madde, eşya, söz, olay, iş, durum vb.nin yerine kullanılan, belirsiz anlamda bir söz. Nesne, madde.

Bezeme : Çoğunlukla yazma, kimi de basma yapıtlarda görülen bezek, minyatür vb. süsleme.

Bezeme yapmak : Bir çeşit kocakarı ilâcı ile hastalığı tedavi etmek.

Bezemek çevirmek : Yufka hamurunu yavaş yavaş açmak.

Diğer dillerde Bezeme anlamı nedir?

İngilizce'de Bezeme ne demek? : [beze] n. meringue, delicate mixture of egg whites and sugar that is beaten stiff and browned in the oven and is usually used as a topping for pies and cakes; gland

Fransızca'da Bezeme : apprêt [le]

Almanca'da Bezeme : n. Ausschmückung

Rusça'da Bezeme : n. украшение (N)