Bazlama nedir, Bazlama ne demek
- Sacda pişirilmiş yuvarlak ekmek, bazlamaç.
- Tatlısı bol, kalın gözleme, bazlamaç

"Bazlama" ile ilgili cümle
- "Köyünden getirdiği darı unundan yapılmış bazlama ancak beş, on gün yetişmişti." - S. Şengil
Yerel Türkçe anlamı:
Yağlı ekmek; içine peynir, soğan maydanoz ya da kıyma konarak yapılmış olan ekmek
Özel hamurla yapılmış kalın yufka, zıt anlamlısı bazlamaç
Mısır, arpa, darı ve buğday unlarından yapılmış olan mayalı, mayasız, yağlı, yağsız, şekerli, şekersiz, ince ve kalın pişirilen saç ekmeği.
Saçta pişirilmiş mısır ekmeği
Yufkadan biraz kalın olan ve yağlanarak yenen bir ekmek türü
Yağlı ekmek
Zanaat Ticaret alanındaki sözlük anlamı:
[bazı, bazırma, bezdirme, bezdürme, bezirme] : Yufka. (Esnemez -Eskişehir; Karacaviran *Seydişehir -Konya) [bazı (II)] : (Gümüşdere -Bilecik) [bazırma] : (*Çine -Aydın) [bezdirme] : (Kamanlar *Güdül -Ankara) [bezdürme] : (Adalıkuzu *Güdül -Ankara) [bezirme] : (*Çine -Aydın)
Diğer sözlük anlamları:
[Bakınız: bazlamac]
Gezilecek görülecek bir yer, şehir olarak tanımı:
Elâzığ ilinde, Çan nahiyesine bağlı bir yer.
Bazlama hakkında bilgiler
Bazlama, Türk mutfağından bir ekmek türü.
Ekmek olarak sadesi yüzyıllardır Türkler tarafından yapılır ve yenir. Farklı malzemeler kullanarak birçok farklı türü yapılabilir; kıymalı ve peynirli gibi. Özellikle Çukurova yöresinde çok meşhurdur. Sade türüne Samsun yöresinde pıtpıt da denilmektedir.
Hamur bir gün önceden, ekşitmek için mayalanır ve bırakılır. Buna hamur üretme denir. Zaten önceden bulundurulan mayalık bir parça ekşi hamur sayesinde iyice mayalanan hamur sabah erkenden yoğurulur. Bir müddet dinlenmeye bırakılır. Hamurun iyice mayalanıp kabarmasından sonra oklava ile yufkadan biraz kalın olarak açılarak pişirilene şebit, daha da kalın olarak açılıp pişirilene de bazlama denir. Geleneksel olarak odun ateşinde toprak sac üzerinde pişirilir, ancak günümüzde genellikle elektrikli sac veya ocak kullanılır. Bazlamanın özellikleri tereyağlı yağlaması çok güzel olmaktadır.
Bazlama anlamı, kısaca tanımı:
Ekmek : Toprağı ekip biçmek için kullanmak. Parayı boşuna harcamak, ziyan etmek. Serpmek. Tahıl unundan yapılmış hamurun fırında, sacda veya tandırda pişirilmesiyle yapılmış olan yiyecek, nan, nanıaziz. Bir şeyin başlamasına yol açacak sebepleri hazırlamak. İnsanı geçindirecek iş, kazanç. Birini uydurma bir sebeple bırakıp gitmek, savuşmak, atlatmak. Bir bitkiyi üretmek için toprağa tohum atmak veya gömmek. Yarışta geçmek. Yemek, aş.
Kalın : Cisimlerde uzunluk ve genişlik dışında üçüncü boyutu çok olan (cisim), ince karşıtı. Pes (ses). Enli ve gür (kaş). Mayalı hamurun parçalara ayrılıp tandırda pişirilmesiyle elde edilen ekmek türü. Yoğun, akıcılığı az olan. Gelin olacak kıza erkek tarafından verilen para veya armağan, ağırlık. Etli, dolgun.
Bazlamaç : Bazlama.
Yuvarlak : Top veya küre biçiminde toparlak şey. Kesin ve açık olmayan (söz, laf vb.). Top veya küre biçiminde olan, müdevver. Homoseksüel erkek.
Gözleme : İçine peynir, kıyma, patates vb. konularak yufkadan hazırlanan, sacda veya yağda kızartılan bir hamur işi, dürme. Meralarda yağışın toprakla tutulması ve yem üretiminin artırılması amacıyla 40-50 santimetre aralıklarla 15-20 santimetre çapında ve 7-8 santimetre derinliğinde çukurlar açılması. Özel araçlarla inceleme. Gözlemek işi, tarassut.
Türk : Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde yaşayan halk ve bu halktan olan kimse. Dünyanın çeşitli bölgelerinde yaşayan, Türkçenin değişik lehçelerini konuşan soy ve bu soydan olan kimse.
Yüzyıl : İçinde yaşanılan zaman. Yüzyıllık süre, asır. Milat başlangıç alınarak 1-100, 101-200, 201-300 vb. olarak sayılan yüzyıllık dönem.
Taraf : Yöre, yer. Ön, arka, sağ, sol, üst, alt vb. yanların her biri. Yön, yan, doğrultu. İstekleri, düşünceleri karşıt olan iki kişiden veya iki topluluktan her biri. Bir kişinin soyundan gelenlerin hepsi. Bir şeyin belli bölümü, kısmı.
Yapılı : Vücudu gelişmiş, iri. Yapısı herhangi bir nitelikte olan.
Farklı : Farkı olan, aralarında fark bulunan, değişik, ayrımlı.
Bol : Nicelik bakımından olağandan veya alışılandan çok, kıt karşıtı. İçine girecek şeyin boyutlarından daha büyük veya geniş olan, dar karşıtı. Özel bir cam içinde likör, şarap, meyve ve maden suyu karıştırılarak hazırlanan içki.
Bazlama pidesi : Toprak ekmek saçı. (Gölbaşı *Çankaya -Ankara)
Bazlama tahtası : Ekmek tahtası.
Bazlamac : Kaim açılmış yufka ekmeği, küçük saç pidesi.
Bazlamacı : Bazlama yapıp satan (kimse).
Bazlamak : Topak halindeki hamuru (pazı) açmak, yassılamak. Acele ekmek pişirmek. Hamuru saca yapıştırmak. Suya batırmak, basmak: Bize bir kilo armut almazsan seni suya bazlarız. Bir şeyi yere yapıştırmak yatırmak: Güreşte Dayak Mehmet, Cırık Hasan'ı sırt üstü yere bazladı. Sacın üzerine hamur koyup şekil vermek

Bu kısımda Bazlama nedir? Bazlama ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Bazlama tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Bazlama hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.