Gözleme nedir, Gözleme ne demek

  • Gözlemek işi, tarassut.
  • İçine peynir, kıyma, patates vb. konularak yufkadan hazırlanan, sacda veya yağda kızartılan bir hamur işi, dürme.
  • Özel araçlarla inceleme
  • Meralarda yağışın toprakla tutulması ve yem üretiminin artırılması amacıyla 40-50 santimetre aralıklarla 15-20 santimetre çapında ve 7-8 santimetre derinliğinde çukurlar açılması.

Yerel Türkçe anlamı:

Sacda pişirilen yağlı ince ekmek.

Zanaat Ticaret alanındaki sözlük anlamı:

[cizeleme] Yağlı yufka. (Hacılar, Kadıobası *Güdül -Ankara) [cizeleme] : (*Mudurnu -Bolu)

Fransızca'da Gözleme ne demek?:

expectation

Gözleme hakkında bilgiler

Gözleme ince olarak açılmış yufkanın çeşitli içlerle doldurulduktan sonra sac üzerinde odun ateşinde pişirilmesi şeklinde hazırlanan bir çeşit aperatif Türk böreği.

Gözleme ile ilgili Cümleler

  • Ali önümüzdeki hafta sonu kuş gözlemeye gidiyor.
  • Ali Mary'ye bir gözleme önerdi.
  • Biraz gözleme ister misin?
  • Gözleme yapıyorum.
  • Şimdi biraz gözleme yemek istiyorum.
  • Kuşları gözlemeyi severiz.
  • Kuş gözlemeyi sever.
  • Dün sabah bir gözleme yedim!

Gözleme kısaca anlamı, tanımı:

Yufka : Oklava ile açılan ince, yuvarlak hamur yaprağı. Zayıf, ince, dayanıksız. Sacda pişen bir ekmek türü.

Gözlem : Bir gök cismini, bir gök olayını çıplak gözle veya bir araç yardımıyla izleyerek görülen değerleri tespit etme işlemi, rasat. Bir nesnenin, olayın veya bir gerçeğin, niteliklerinin bilinmesi amacıyla, dikkatli ve planlı olarak ele alınıp incelenmesi, müşahede. Çeşitli araç ve gereçlerin yardımıyla olayların sebeplerini bilmek için uygulanan bilimsel yöntem. İnceleme sonucu elde edilen değer, müşahede. Bir yazı veya eseri yazmaya başlamadan önce konusuyla ilgili gerekli bilgi, deney, inceleme ve araştırma yapma işi.

 

Gözlemeci : Gözleme yapan veya satan kimse.

Gözlemecilik : Gözlemecinin yaptığı iş.

Gözlemek : Dikkatle bakmak, gözlemlemek, tarassut etmek. Bir şeyin olmasını veya bir kimsenin gelmesini beklemek, intizar etmek. Korumak, kollamak. Gizlice bakmak, gözetlemek. İncelemek, araştırmak.

Gözlemevi : Gök gözlemleri yapan, gök cisimlerini ve olaylarını inceleyen yer, rasathane, observatuvar.

Yol gözlemek : Bir kimsenin gelmesini beklemek. bir şeyin olmasını ummak.

Tarassut : Gözleme, gözetleme, dikkatle bakma.

Araç : Taşıt. Bir iş yapmakta veya sonuçlandırmakta gücünden yararlanılan nesne. Kişiler veya nesneler arasında bağlantı sağlayan şey, vasıta. Kastamonu iline bağlı ilçelerden biri.

İnceleme : Bir bilim veya sanat konusunu her yönüyle geniş biçimde açıklayan eser veya yazılı araştırma. İncelemek işi, tetkik.

Peynir : Maya ile katılaştırılarak sütten yapılmış olan ve birçok türü olan besin.

Kıyma : Kıymak işi. Küçük kuşbaşı etlerden kavrularak yapılmış kışlık kavurma. Çekilmiş et.

Patates : Bu bitkinin toprak altında oluşan, nişastası çok, yenebilen yumruları. Patlıcangillerden, yaprakları ve sürgünleri acı bir bitki (Solanum tuberosum).

 

Kızartı : Kızarmış yer.

İnce : Hafif, gücü az. İyiden iyiye, enikonu, ayrıntılı. Akışkanlığı çok olan, yoğun ve koyu olmayan (sıvılar). Zayıf. Tiz (ses), pes karşıtı. Ayrıntılı. Düşünce, duygu veya davranış bakımından insanın sevgi ve saygısını kazanan, zarif, kaba karşıtı. Taneleri ufak, iri karşıtı. Kendi cinsinden olanlara göre dar ve kalınlığı az olan, kalın karşıtı. Aşırı özen gerektiren, kaba karşıtı.

Özel : Benzerlerinden ayrılmasını sağlayan bir özelliği olan, spesiyal. Her zaman görülenden, olağandan farklı. Ayırt edici bir niteliği olan. Bir kişiyi ilgilendiren, hususi, zatî. Yalnız bir kişiye, bir şeye ait veya ilişkin olan, spesiyal. Dikkate değer. Devlete değil, kişiye ait olan, hususi, resmî karşıtı.

Gözleme dayalı çalışmalar : Olaylar üzerinde, epidemiyolojik ender olaylar gibi araştırıcının denetimi olmayarak veya anket gibi az denetimi olarak yapmış olduğu araştırmalar.

Gözleme eleği : Bir çeşit elek.

Gözleme merceği : (oküler) (fizik)

Gözlemen, gözlemci : (astronomi)

Diğer dillerde Gözleme anlamı nedir?

İngilizce'de Gözleme ne demek? : [Gözleme] n. observation, investigation

n. observation, watch, watching, observing, monitor, waffle

Fransızca'da Gözleme : observation [la], contemplation [la]

Almanca'da Gözleme : Pfannkuchen

Rusça'da Gözleme : n. выжидание (N), обсервация (F), оладья (F)