Yöneti nedir, Yöneti ne demek
Yöneti; Dil Bilimi alanında kullanılan bir terimdir.
Teknik terim anlamı:
Yönetme işi.
Yöneti ile ilgili Cümleler
- Emekli olan bir yönetici için bir veda partisi düzenlendi.
- Yöneticiyle konuşabilir miyim?
- Yönetim Kurulu oy birliğiyle CEO olarak onu atamaya karar verdi.
- Yönetimde biraz deneyime sahip birine ihtiyacımız var.
- Yöneticinizle konuşmak istiyorum.
- Mütevelli Yönetim kurulu yurt dışı holdingleri görevden almak için oy kullandı.
- Ağrı yönetimi önceliktir.
- Aachen kenti bağımsız bölge olarak yönetilmiş.
- Yönetimi ele geçir.
- Yöneticiye şikayet ettim.
- Bu uçak en gelişmiş uçuş yönetim sistemlerinden biriyle donatılmıştır.
- Yerel yönetim tüm barları ve salonları kapattı.
- Yönetici onun cevabını düşündü ve tekrar konuştu.
Yöneti tanımı, anlamı
Yöne : Neden. Çıkar yol. Gerçek olmayan
Yönet : Yön. Uygun, iyi, doğru, yerinde. [Bakınız: yönelge]. Alnaç. Yatkın, becerikli. Düz. Doğru, uygun. Şekil, tarz, usûl, suret, vecih. Uygun, doğru. İyi, güzel. Uysal. Becerikli, yatkın. Biçim, tarz, usul.
Alıcı yönetimli değer zincirleri : Büyük perakendeciler, marka pazarlayanlar, markalı imalatçıların gelişmekte olan ülkeler veya geçiş ekonomilerinde merkezkaç bir üretim ağı kurulmasında anahtar rol oynadıkları genellikle giyim, ayakkabı ve mobilya sanayileri gibi kârların, araştırma, tasarım, satış, pazarlama ve mali hizmetlerden kaynaklandığı tüketim malları üretimine yönelik emek-yoğun üretim ağı.
Alttan yönetilen kukla : Sahnenin altından yönetilen kukla türü. Örnek : El kuklası.
Aralıkta yönetimli dalgalanma : Döviz kurunun, seçilmiş iktisadi göstergelere ve özellikle ödemeler dengesindeki gelişmelere göre belirlenen sabit bir değerin etrafında geniş sınırlar içinde dalgalandığı sınırların aşılması durumunda hükümetin müdahale ettiği bir tür gözetimli dalgalanma.
Batkı yönetimi : Batkı örgütünün denetimi altında bu olaya ilişkin tutum ve durumun arıtımıyle ilgili işleri yönetme.
Bilgisel yönetici : Bilme yöneticisi ya da bu yönetici yardımıyla tanımlanan doğrusal olmayan n-li eklem. B bilme yöneticisi ile B* bilinebilme yöneticisi bilgisel yöneticilerdir.
Bina yöneticisi : Binanın tümünden sorumlu kişi.
Coğrafi merkezli yönetim : Ana ülke milliyeti egemen olmaktan çıkarılarak yöneticilerin ülke kökenine bakılmaksızın yönetimin tamamen evrenselleştirildiği etnik ve çok merkezli yönetim stratejilerinin karışımı olan bir tür çokuluslu şirket yönetim modeli. karşılığı çok merkezli yönetim, etnik merkezli yönetim, hiyerarşi dışı yönetim.
Coğrafi yönetim : Ana ülke milliyeti egemen olmaktan çıkartılarak yöneticilerin ülke kökenine bakmaksızın yönetimin tamamen evrenselleştirildiği etnik ve çok merkezli yönetim stratejilerinin karışımı olan bir tür çok uluslu şirket yönetim modeli. karşılığı çok merkezli yönetim, etnik merkezli yönetim, farklılaştırılmış hiyerarşik yönetim.
Çok merkezli yönetim : Bağlı şirketlerdeki yöneticilerin, ülkenin dilini kültürünü ve çalışma etiğini eniyi bilen kişiler olduğu düşüncesinden hareketle o ülkeden seçildiği bir tür çokuluslu şirket yönetim modeli. karşılığı coğrafi merkezli yönetim, etnik merkezli yönetim, hiyerarşi dışı yönetim.
Dans yöneticisi : Bir tiyatroda dans topluluğundan sorumlu olan yetkili kişi.
Eğitim yönetimi : Bir eğitim kurumuna ilişkin bütün işlerin denetimi ve yürütülmesi. Okulun, mali ve işletmeyle ilgili konular dışında, öğretmen ve öğrenciler, öğretim programı ve yöntemleri, ders araç ve gereçleri, kılavuzluk, kol etkinlikleri gibi doğrudan doğruya öğretimle ilgili çalışmalarının denetimi ve yürütülmesi.
Etkili yol yönetimi : Birbirinden bağımsız, fakat birbiriyle ilişkili etkinlikler içeren geniş bir projenin yürütülmesi ve zamanlamasında kullanılan planlama yöntemi.
Etnik merkezli yönetim : Bir ülkede geçerli olan yönetim stratejilerinin diğer ülkelerlerde de geçerli olduğu ilkesinin benimsendiği bir tür çokuluslu şirket yönetim modeli. karşılığı coğrafi merkezli yönetim, çok merkezli yönetim, hiyerarşi dışı yönetim.
Ev yönetimi : Ailenin toplumsal ve ekonomik yaşayışını istenilen düzeye çıkarabilmek için özdeksek ve tinsel olanaklardan en iyi biçimde yararlanmanın yollarını araştıran ve bu konuda beliren sorunlarla uğraşan bir öğretim alanı. Genellikle kız öğrencilere bir ev kadınının yapmakta olduğu işlere ilişkin temel bilgi ve becerileri kazandırmak amacıyla kimi okul programına konulan ders.
Fakülte yönetim kurulu : Dekanın başkanlığında, öğretim görevi başında bulunan bir önceki dekanla, dekan yardımcılarından, fakülte kurulunca üç yıl için seçilecek üç profesör ve iki doçent ile bir asistan temsilcisinden oluşan, tüzük ve yönetmelik hükümlerinin ve fakülte kurulu kararlarının yerine getirilmesini sağlayacak önlemleri almakla görevli kurul.
Farklılaştırılmış hiyerarşik yönetim : Geleneksel hiyerarşiye bağlı olmaksızın toplam kalite yönetim stratejilerinin dikkate alınarak yöneticilerin birlikte çalıştığı bir tür çokuluslu şirket yönetim modeli. karşılığı coğrafi yönetim, etnik yönetim.
Finans yöneticisi : Bir işletmede para, kredi ve döviz ile ilgili işleri yürütmekle görevli yönetici.
Genel yönetici : Bir tiyatronun yönetsel piramidinin en üstündeki kişi. Sanatsal işlerin değil, yönetsel işlerin baş sorumlusu.
Genel yönetim giderleri : İşletmenin yönetimi için zorunlu olan, ancak ne üretim ne de pazarlama ve satış işleriyle doğrudan doğruya ilgili bulunmayan işlemler için yapılan giderler.
Geniş yönetim bölgesi : Kimi ülkelerde uygulanan geniş, ıssız, az çok özerk ya da kendine özgü toplumsal tüzüğü olan yönetim bölgesi.
Genörgütsel yönetim : Genörgütlerin büyük yer tuttuğu yönetim biçimi.
Giysi işleri yöneticisi : Tiyatronun giysiye ilişkin işlerinden sorumlu kişi.
Güvenli yönetici : Bir vakfın yönetimi kendisine verilmiş olan kişi. İnanılır ve güvenilir yönetici.
Hakkı tümleyen biçimsel yönetim işlemi : Bulgu belgesi almak için, başvurmadan sonra yapılan işlem.
İç yönetik : İç nesne anlamdaşı.
İlkel yönetici : Aynı türden olan, başka bir deyişle aynı almaşıklık bağıntısına dayanan bütün yöneticileri tanımlamağa yarayan birli yönetici. İlkel yönetici olarak genellikle bütünsel birli yönetici ya da bunun ikilisi olan bölümsel birli yönetici seçilebilir. Örn. Kipsel mantığın ilkel yöneticisi olarak imi, ödevsel mantığın ilkel yöneticisi olarak da Ö imi seçilebilir.
İnsan kaynakları yönetimi : Başarımı artırmak amacıyla işletmenin yapı ve stratejisiyle tutarlı işgücünün bulunması, seçilmesi, eğitilmesi ve denetlenmesine yönelik etkinlikler.
İşletme yönetimi : İş adamı veya iş kadınının bir işletmeyi yönetmesi.
İşlik yönetimi : Bir işliğin çalışmalarının düzenlenmesi, bu çalışmaların yürütülmesi.
Karmaşık yöneticiler mantığı : Birden çok sayıda ilkel yöneticisi olan yöneticiler mantığı dizgesi. Örnek: Bilgisel ile sanısal yöneticileri ya da kipsel ile ödevsel yöneticileri olan mantık dizgeleri.
Kent yönetim kurulu : Kent başkanının başkanlığında, bir bölümü kent genel kurulunun kendi üyeleri arasından seçilmiş kişilerden, bir bölümü de kent yönetiminin atanmış kimi görevlilerinden, oluşan ve kent genel kurulunun toplanık olmadığı süreylerde onun adına iş gören sürekli kurul.
Kent yönetimi : I - İl, kent, kasaba ve köy gibi yerleşim birimlerinde yaşayanların ortak yerel gereksinmelerini karşılamakla görevli; kamusal tüzel kişiliği bulunan ve vargı örgenlerini halkın seçmiş olduğu bir yerel yönetim birimi. Bir kentin yönetilmesi işi.
Kısımlı yönetir : Bazı dillerde, örnekleyin fransızcada, bizim belirsiz nesne (nekre) dediğimiz hale kargılık olabilen yönetik.
Kipsel yönetilen : Kipsel bir yöneticinin ilişkin olduğu yönetilen deyim. Örnek: p biçimindeki bir önermede p kipsel yönetilendir.
Koşullu yönetim : Hükümdarın başında bulunduğu bir yürütme organının yanında, yasama yetkisini kullanan bir parlamentosu da olan yönetim biçimi.
Kötü yönetim : Sû-i idâre.
Kütük yönetimi : Bir bilgisayar işletim dizgesinin, dış belleklerde saklanan veri kaynaklarını yönetmesi.
Mali yönetim : İşletmenin mevcut fonları ile gereksinim duyduğu fonları en uygun koşullarda sağlama, bu fonların değerini koruma ve etkin biçimde kullanımını gerçekleştirme.
Mantıksal kipsel yönetici : Evrensel almaşıklık bağıntısına dayanan kipsel yönetici. Örnek: Mantıksal zorunluluk yöneticisi, mantıksal olanaklılık yöneticisi.
Merkezden yönetim : Eğitim etkinliklerinin düzenlenmesi ve yönetilmesi konusunda genel siyasanın saptanması, denetim ve işletmeyle ilgili işlerin yürütülmesi bakımından en büyük sorumluluğu devletin ya da ulusal hükümetin üzerine aldığı yönetim biçimi. Yetkilerin bir kurumun merkez yönetiminde toplandığı ve kararların merkezden alt birimlere iletildiği yönetim biçimi. karşılığı yerinden yönetim.
Merkezi yönetim bütçesi : 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi Yasasına göre I sayılı cetveldeki Genel bütçeli, II sayılı cetveldeki özel bütçeli ve III sayılı cetveldeki düzenleyici ve denetleyici kurumların bütçelerinden oluşan bütçe.
Okul yönetimi : Öğretim çalışmalarının düzenlenmesi ve değerlendirilmesi, bütçenin hazırlanması, verilen ödeneğin harcanması, okul binasının bakımı ve benzerleri işlerin tümüne verilen ad.
Orkestra yöneticisi : Bir filmin müziklendirilmesinde ya da bir televizyon dinletisinde orkestrayı yöneten kimse.
Ortaklık yönetimi : Siyasal partiler arasında, hiç olmazsa belli bir süre için birlikte ülkeyi yönetmek üzere gerçekleştirilen birleşim.
Oyuncu yönetici : Aynı zamanda tiyatroyu yöneten oyuncu için kullanılan terim.
Ödeneklik yönetim denetimi : Ödenekliğin uygulanılmasında yetkili yönetim kuruluşlarınca yapılacak denetleme.
Ödevsel yönetici : Ödev ile izin yöneticisi ya da bunlar yardımıyla tanımlanan doğrusal olmayan n-li eklem. yasak yöneticisi.
Özeksel yönetim : Her işin tekbir merkeze bağlı olarak yürütüldüğü yönetim.
Özeksiz yönetim : Yerel işlerin, merkeze sorulmadan yerel orunlarca yürütüldüğü yönetim.
Özekten yönetim : Yürütme erkinin bir ülkenin başkentinde alakonulmasını, yerel yönetim birimlerine vargı özerkliği tanımamayı, gerektiren yönetim anlayışı. Bu anlayışın başat olduğu bir yönetim biçimi.
Portföy yönetimi : Bir portföyün risk, likidite ve getiri tercihleri doğrultusunda, portföy sahibinin kendisi ya da yetkilendirdiği bir yönetici veya finansal kurum tarafından yönetilmesi. Portföy yatırımının risklerinin dengelenmesi ve bir ülke veya kesimde yoğunlaşmasının önlenmesi.
Program tanımlı merkezi yönetim bütçe faiz dışı dengesi : Program tanımlı merkezi yönetim bütçe gelirleri ile program tanımlı merkezi yönetim bütçe faiz dışı harcamaları arasındaki fark.
Program tanımlı merkezi yönetim bütçe faiz dışı fazlası : Program tanımlı merkezi yönetim bütçe gelirlerinin program tanımlı merkezi faiz dışı bütçe harcamalarından büyük olması, diğer bir deyişle program tanımlı merkezi yönetim bütçe faiz dışı fazlasının pozitif olması durumu. Bu büyüklük IMFnin önerdiği iktisadi programlarda borçların çevrilebilirliğini gösteren bir başarım ölçütü ve Maliye Bakanlığı kamu hesapları bülteninde yayımlanan merkezi yönetim bütçe faiz dışı fazlasından farklı bir bütçe büyüklüğüdür.
Program tanımlı merkezi yönetim bütçe gelirleri : Merkezi yönetim bütçe gelirlerinden faiz gelirleri, Merkez Bankası kârı, yeniden değerleme ve devredilen özel gelirler, kamu bankaları kâr payı gelirleri, özelleştirme gelirleri, konsolide kamu kesimine borç verme-geri ödeme kalemi ve darphane para basım geliri toplamının düşürülmesiyle elde edilen bütçe büyüklüğü.
Program tanımlı merkezi yönetim bütçesi faiz dışı harcamaları : Merkezi yönetim bütçe harcamalarından risk hesabının düşürülmesi ile sosyal güvenlik kuruluşlarına yapılan nakit aktarım farkının ve konsolide kamu kesimine borç verme-geri ödeme kaleminin eklenmesiyle elde edilen harcamalar.
Saltıkçı yönetim : Bir kişi, küçük bir küme ya da bir siyasal partinin denetim dışı yönetimi.
Sanat yöneticisi : Bir tiyatronun sanat işlerindeki baş yürütücüsü. Tiyatronun sanat etkinliklerini düzenlemede söz sahibi olan baş kişi Sanat alanında sorumluluk ondadır ve bağımsız olarak karar verir. Oyuncuların sözleşmelerinde ve yönetmenin seçiminde onun onayı zorunludur.
Sanılabilme yöneticisi : Sanma yöneticisinin ikillisi olan bölümsel bilgisel birli yönetici.
Satış yönetimi : Bir işletmenin satış etkinliklerinin planlanması, yönlendirilmesi ve denetimine yönelik olarak yapılan her türlü etkinlik.
Ses yönetim odası : Bazı işliklerin yönetim odalarında ses için ayrılan bölüm; yayının sesle ilgili yönünün denetlendiği bölüm.
Sınıf yönetimi : Bir öğretmenin, sınıfta, göreviyle ilişkili bütün eğitim ve öğretim etkinliklerini yönetmesi işi.
Sinema yöneticisi : Bir sinemanın çalışmalarını yöneten kimse.
Sirk yöneticisi : Sirki yöneten sorumlu kişi.
Söyleşme yönetimi : Bir filmde gerek sınamalarda, gerekse çevirimde konuşmaların gerektiği biçimde gerçekleştirilmesini sağlamak amacıyla oyuncuların hazırlanması, çalıştırılması işi.
Stok yönetimi : Mevcut stoğun korunması ve bundan en verimli biçimde yararlanılması amacıyla avlama yöntem ve araçlarının plana dayalı olarak uygun biçimde kullanılması.
Sulak alan yönetim planı : Sulak alanların akılcı kullanımını sağlamak üzere koruma, kullanım, araştırma, izleme ve denetim gibi etkinliklerin ve tedbirlerin tümünü bütüncül bir yaklaşımla tanımlayan planlar.
Süresel yönetici : Olmuş ile olacak yöneticisi ya da bunlar yardımıyla tanımlanan doğrusal olmayan n-li eklem. hepolmuş yöneticisi, hepolacak yöneticisi.
Tanıtı yöneticisi : Büyük yapımevlerinde tanıtı bölümünü yöneten kimse.
Tek yönetici : Bir kuruluşu işçilerin ya da işçi sendikalarının yardımı olmadan tek başına yöneten kişi.
Toplam kalite yönetimi : Mal ve hizmetlerin kalitesini geliştirmeyi, üretim maliyetlerini azaltmayı ve müşteri memnuniyetini artırmayı amaçlayan bütüncül yönetim tekniği.
Uygulayım yöneticisi : Yarışlardan önce, yarış yerlerinin yönetmeliklere uygunluğunu denetleyen görevli.
Uzak veya araçlı yönetik : Başka dillerde, fiile bir edatla bağlanan yönetik.
Uzaktan yönetilen renk değiştirici : İstenilen uzaklıktan ışıldağın üzerine takılmış renkleri değiştirmede kullanılan düzen.
Üniversite yönetim kurulu : Rektörün başkanlığında, öğretim görevi başında bulunan bir önceki rektörle, rektör yardımcılarından, fakülte dekanlarından ve doğrudan doğruya üniversiteye bağlı yüksek okul yönetmenlerinden oluşan; yasa, tüzük ve yönetmelik hükümleriyle senato kararlarının uygulanmasını sağlayan önlemleri almakla görevli kurul.
Üretici yönetimli değer zincirleri : Otomotiv, uçak sanayii, bilgisayar, yarı iletkenler, ağır sanayi gibi kârların ölçekten ve teknolojik ilerlemelerden kaynaklandığı sermaye ve teknoloji yoğun sanayilerde ulusötesi üreticilerin ileri ve geri bağlantıları içerecek biçimde üretim ağlarının eşgüdümünü sağlamada merkezi bir rol oynadıkları üretim ağı.
Üretim yönetimi : Üretim sürecinin etkin ve dengeli bir biçimde sürdürülmesini sağlamak amacıyla yapılan planlama, uygulama, eşgüdüm ve denetim etkinliklerinin bütünü.
Üst mali yönetici : Mali risklerin yönetimi, mali planlama, muhasebe kayıtlarının tutulması ve denetimi gibi etkinliklerin sorumluluklarını üstlenen, bunları başyöneticiye rapor eden ve genellikle görev yaptığı kurumun yönetim kurulunda üyeliği de bulunan üst düzey yönetici.
Veri tabanı yönetim dizgesi : Bir veri tabanının kurulması ve yaşatılması için gerekli yordam ve izlenceleri kapsayan yazılım dizgesi.
Yakın veya araçsız yönetik : Önleç (Préposition) gibi bir araç olmaksızın fiile doğrudan doğruya bağlı bulanan yönetik.
Yalınç yöneticiler mantığı : Bir tek ilkel yöneticisi olan yöneticiler mantığı dizgesi. Örnek: yalnız ödevsel yöneticileri olan yöneticiler mantığı dizgesi. karmaşık yöneticiler mantığı.
Yarış yöneticisi : Yarışların istenilen düzene uygun olarak yürütülmesinden sorumlu olan yönetici.
Yarışma yöneticisi : Yarışma izlencelerinde soruları soran, izlencenin düzenli yürümesini sağlayan kimse.
Yaşlılar yönetimi : Toplumsal yaşamı ilgilendiren çeşitli sorunların yaşlı ve güngörmüş erkekler tarafından bir çözüme bağlanması; işlerin, bu erkeklerin oluşturduğu kurullarca yürütülmesi.
Yatay yönetilen kukla : Sahnenin arkasından yere paralel tutulan değneklerle yönetilen kukla türü.
Yeğleme yönetici : Sıkı yeğleme, ilgisizlik, gevşek yeğleme yöneticisi ya da bunlar yardımıyla tanımlanan doğrusal olmayan ikili eklem.
Yerel yönetim birimi : Yerinden yönetim kuruluşlarından herbiri. Ülkemizde, il, kent yönetimi ve köy gibi yönetim birimleri, bk. yerel yönetim.
Yerel yönetim bütçeleri : Yetkileri belirli bir coğrafi alan ve hizmetlerle sınırlı olarak kamusal etkinlik gösteren belediye ve il özel idarelerine ait bütçeler.
Yerel yönetimler birliği : Güçlerini birleştirerek bir ya da birkaç ortak gereksinmelerini daha iyi, daha ucuz ve daha etkin bir biçimde karşılayabilmek amacıyla, yerel yönetim birimlerinin, yasalarda belirlenen biçimlerde, kendi istençleriyle ya da zorunlu olarak bir araya gelerek oluşturdukları ortak yönetim örgütü.
Yerinden yönetimci : Yerinden yönetim yanlısı olan, ademimerkeziyetçi.
Yerinden yönetimcilik : Yerinden yönetimci olma durumu, ademimerkeziyetçilik.
Yersel yönetim ortaklığı : Belediyeler ve yersel yönetimlerce kurulan ortaklık.
Yönetici imge : (Adler) Yaşam planının temelini oluşturan ve kişinin üstünlüğü ile ilgili bir imge. (Gerçeklerle bağlantısı çok zayıf olduğu zaman sinirce belirtisi sayılır.).
Yönetici yetki belgesi : Çiftekercileri yetiştirip, spor bakımından düzenleyen ve yönetenlere verilen yetki belgesi.
Yöneticiler mantığı : Temel mantığa bir ya da birden çok sayıda yönetici (doğrusal olmayan eklem) katmakla oluşturulan genleşmiş mantık dizgesi. yalınç yöneticiler mantığı, karmaşık yöneticiler mantığı.
Yöneticiler mantığı çözümleyici kümesi : Yöneticilere ilişkin almaşıklık bağıntılarının gerektirdiği koşulları yerine getiren temel mantıklı çözümleyici küme. kipsel almaşıklık bağıntısı, bilgisel almaşıklık bağıntısı, sanısal almaşıklık bağıntısı, ödevsel almaşıklık bağıntısı, yeğleme almaşıklık bağıntısı, olmuşlu almaşıklık bağıntısı, olacaklı almaşıklık bağıntısı.
Yönetik : Bir cümle içinde bulunan bir kelimenin ve özel-likle bir fiilin, bir Önlecin veya bir artlacın yönettiği (Régir), yani bir hal değişikliğine uğrattığı başka kelime: Eve gelmek, Evden gelmek, Eve karşı, Evle beraber sözlerinde türlü isim hallerinde görülen ev kelimesine Yö-NETIK veya YÖNETİLEN KELİME (Mot ré-gi), gelmek, karşı ve beraber kelimelerine ise YÖNETEN KELİME (Mot régissant) denir.
Yönetilebilme : Yönetilebilmek işi.
Yönetilebilmek : Yönetilme imkânı veya olasılığı bulunmak.
Yönetilen deyim : Bir yöneten deyimin bir araya getirdiği düzgün deyimlerden her biri.
Yönetilen dikey pazarlama sistemi : Ürünün dağıtım kanalının, piyasadaki egemen firmanın denetimi altında bulunduğu dikey pazarlama sistemi türü. karşılığı birleşik dikey pazarlama sistemi, sözleşmeli dikey pazarlama sistemi.
Yönetili fiil : Tümleç alan fiil.
Yönetim bilişim dizgesi : Bir örgütün yönetimiyle ilgili veri kaynaklarını bir dizge bütünlüğü içinde toplayıp örgütün gündelik işlerine bilgi işlem desteği sağlayan, özellikle türlü düzeylerdeki yönetim katlarına taktik ve stratejik kararlarını başarılı kılacak nitelikte sürekli bilgi akıtmayı amaçlayan bilişim dizgesi. Bir yönetim bilişim dizgesi personel, stok denetim, sayışım, üretim, satınalma, pazarlama ve benzerleri altdizgelerden oluşabilir. YBD.
Yönetim denetliği : Denetliğin yönetimde kullanılanı.
Yönetim düzenleşimi : Eğitim hizmetinin görülmesine ve istenilen sonuçların elde edilmesine yarayan kuruluşlar, araçlar. Bir eğitim kurumunun ya da dizgesinin denetimi ve yönetiminde baş vurulan değişmez, çok kez kendiliğinden işleyen kural ve uygulamaların tümü.
Yönetim giderleri : Bir kuruluşun izlenim ve yönetimi için gerekli olan genel giderler, yolluklar, görevli aylıkları, kira, telefon, kırtasiye benzeri gibi yönetim giderleri.
Yönetim kenti : Başat işlevi, bir ülkenin yönetimi ve yönetki kuruluşlarını barındırmak ve onlara ilişkin etkinlikleri yerine getirmek olan kent. bk. yönetim özeği.
Yönetim masası : Yönetmenin ya da resim seçicinin, yönetim odasında resimleri seçip birleştirdiği masa. (Çeşitli kaynaklardan gelen resimler, yönetim denetliğinde izlenerek seçilir ve bu masada birleştirilir. Çeşitli kurgu işlemleri ve görsel etkiler de bu masada gerçekleştirilir).
Yönetim odası : Düzlüğü yüksekten görebilen ve düzlükten camlı bölmeyle ayrılmış oda. (Yönetmen, izlenceyi bu odadan yönetir. Yönetim odasında, yönetmenin önünde yönetim masası, bu masanın üstünde sıralanmış denetlikler yer alır. Düzlükteki alıcılar ile çeşitli resim kaynakları bu masaya ve denetliklere kablolarla bağlıdır. Yönetmen, denetlikler yardımıyla, çeşitli kaynaklardan gelen resim ve sesleri izler, seçer, seçtirir, bunları akıcı biçimde birbirine bağlar).
Yönetim örgütü : Bir okul örgütünün gereği gibi yönetilmesi, eğitim amaçlarının en iyi biçimde gerçekleştirilmesi ve görevliler arasında uyum ve işbirliğinin sağlanması için ödev ve sorumlulukların bilinmesi, çalışanlar arasındaki ilişkilerin belirlenmesi bakımından tasarlanıp geliştirilen kuruluş. Bir eğitim kurumunun çalışmalarını düzenlemek, yürütmek ve yönetmekten sorumlu olan görevliler.
Yönetim özeği : Başat özelliğini, yönetim görevlerinin oluşturduğu kent. bk. yönetim kenti.
Yönetim riski : Yöneticilerin etkin olmayan karar ve fon yönetim biçiminin hissedarlara, şirkete veya şirketin bağlı olduğu gruba zarar verme riski.
Yönetim siyasası : Bir eğitim kurumunun, bir okul örgütünün yönetiminde bütün görevlilerin izleyecekleri ilkeler ile uyacakları kuralları kapsayan temel görüş. Yetkili makam ya da kurullarca saptanan ve uygulayıcılarca değiştirilmesi söz konusu olmayan yönetim tutumu.
Yönetim sözleşmesi : Özel kesim veya özelleştirme programına alınan firmalara profesyonel yönetim hizmetleri sağlamak üzere, daha çok gelişmekte olan ülkeler ile gelişmiş ülkelerdeki büyük firmalar arasında yapılan anlaşmalar.
Yönetim yapıları : Üretim ve yapım işlerinin yönetimi amacıyla içerisinde çalışılan ve içlerinde üretim yapılmayan yapılar.
Yönetim yeteneği : Bir kişinin bir işletmeyi yönetimde gösterdiği yetenek.
Yönetim yöresi sınırı : Bir ülkenin il, ilçe, bucak gibi ikincil yönetim yörelerini belirleyen ve birbirinden ayıran sınır.
Yönetimce düzeltme : Yanlış olarak gerçekleştirilmiş olmalarında kuşku edilmeyen açık ve kesin nitelikteki vergi bozukluklarının doğrudan doğruya yönetimce düzeltilmesi.
Yönetime katılmayan ortak : Anamala pay veren ancak ortaklığın yönetimine katılmayan ortak.
Yönetimsel bilgi işlem : Sayışımda ya da yönetimde kullanılan özdevimli bilgi işlem.
Yönetimsel fiyat : Mal ve hizmet fiyatlarının piyasadan daha çok kamu yetkeleri tarafından belirlendiği fiyat. Mal ve hizmet fiyatlarının istem ve sunum tarafından değil, firma yöneticileri tarafından belirlendiğini ve fiyatların belli bir dönem değişmeden kaldığını ifade eden ve bu anlamda ilk kez Gardner C. Means tarafından kullanılan kavram. (political price) Sosyalist ekonomilerde mal ve hizmet fiyatlarının merkezi planlama yetkelerince belirlendiği fiyat.
Yönetişim : Resmi ve özel kuruluşlarda idari, ekonomik, politik otoritenin ortak kullanımı.
Yukardan yönetilen kukla : Kukla sahnesinin yukarısından yönetilen kukla türü. Örnek: ipli kukla.
Yurt yönetimi : Siyâset.
Yurt yönetimine ilişkin : Siyâsi.
Zorbalık yönetimi : Siyasal erki herhangi bir yolla ele geçiren kişi ya da toplumsal kümenin bu erki başına buyruk, baskıcı ve genellikle acımasız bir biçimde uyguladığı siyasal düzen.
Değişim yönetimi : Hızla değişen bir ortamda ayakta kalabilmek ve rakiplerin önüne geçebilmek için şirketin kendini yenilemesi, değişim fırsatlarını çözümleyip ortaya çıkan potansiyeli değerlendirmesi ve en uygun stratejinin belirlenip bunun uygulanması için yeniden örgütlenme ve yapılanma işi.
Kabuk yönetim : İç yapısı belli olmayan, belirsiz kalan yönetim.
Kamu yönetimi : Devletin yönetim faaliyetlerinin yararlı ve verimli bir biçimde düzenlenmesiyle uğraşan bilim dalı, kamu idaresi, amme idaresi.
Kriz yöneticiliği : Kriz yöneticisinin yaptığı iş.
Kriz yöneticisi : Zorda kalan işletmeye belirli bir sürede yardım ederek sorunu çözen deneyimli kimse.
Kriz yönetimi : Bir ülkenin karşılaştığı ulusal, uluslararası herhangi bir sorun veya doğal afet durumlarında sorunun en az zararla atlatılabilmesi için konunun uzmanlarından oluşturulan kurul. Bir ülkenin karşılaştığı ulusal, uluslararası herhangi bir sorun veya doğal afet durumunda sorunun en az zararla atlatılabilmesi için gerekli kararların alınması işi. İşletmelerde hatalı üretim, ham madde sıkıntısı, kalite düşüklüğü, pazarlama vb. sebeplerle ortaya çıkan sorunlu dönemde işbaşına getirilen yöneticilerin yönetme biçimi.
Merkezi yönetim : Yönetme, denetleme ve işletme bakımından yetkinin bir yerde toplandığı yönetim tarzı, merkezî idare.
Ortak yönetim : Koalisyon.
Öz yönetim : Öğretim kuruluşlarında, öğrencilerin yönetmeliklere ve okul kurallarına göre söz ve karar sahibi olmaları ilkesine dayanan yönetim, otojestiyon.
Risk yönetimi : Kurum veya işletmelerin çalışmalarını gerçekleştirirken oluşabilecek risklerin önceden dikkatli ve ayrıntılı bir biçimde tanımlanıp değerlendirilmesi, riskleri ortadan kaldıracak veya en aza indirecek önlemlerin alınması süreci.
Sivil yönetim : Askerî açıdan bağımlı olmayan yönetim biçimi, sivil idare.
Yerel yönetim : İl, belediye veya köy halkının oradaki ortak yerel gereksinimlerini karşılayan ve genel karar organları oradaki halk tarafından seçilen kamu tüzel kişisi, mahallî idare.
Yerinden yönetim : Merkezî yönetimin bazı hak ve yetkilerinin yerel yönetimlerce kullanılması, ademimerkeziyet.
Yönetici : Yönetme gücünü elinde bulunduran kişi, yöneten kişi, idareci, menajer. Bir spor dalında takımların hazırlanması, oyuncunun bakımı, çalışma yerinin sağlanması, yapılacak karşılaşmaların planlanması vb. işlerle ilgilenen kimse.
Yönetici asistanı : Yöneticinin bazı yetkilerini kullanabilen ve üst düzey sorumluluğa sahip olan yardımcı.
Yönetici özeti : Görüşülecek konularda toplantı öncesi yöneticiye sunulan, kısaltılmış açıklamalardan oluşan bilgi notu.
Yöneticilik : Yönetici olma durumu, idarecilik. Yöneticinin görevi, idarecilik.
Yönetilme : Yönetilmek işi.
Yönetilmek : Yönetmek işi yapılmak, idare edilmek.
Yönetim : Yönetme işi, çekip çevirme, idare. Dümen.
Yönetim gideri : Genellikle apartmanlarda, kooperatiflerde yönetimle ilgili işlerin yapılması için toplanan para, ücret.
Yönetim kurulu : Bir kuruluşu yönetmekle görevlendirilmiş kimselerin hepsi, umumi heyet.
Yönetim yeri : Kamu veya özel kurum ve kuruluşların yönetildiği merkez.
Yönetimsel : Yönetimle ilgili, yönetsel, idari.
Yönetiş : Yönetme işi.
Diğer dillerde Yöneti anlamı nedir?
Fransızca'da Yöneti nedir ? : régime

Bu kısımda Yöneti nedir? Yöneti ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Yöneti tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Yöneti hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.