Meridian türkçesi Meridian nedir
- Öğlen çemberi.
- Ayakta duran bir gözlemcinin başucu ile göğün kuzey ve güney ucaylarından geçen düzlem.
- Öğle vakti olan.
- Zirve.
- Boylam çizgisi.
- Coğrafya, fizik, uzay, madencilik alanlarında kullanılır.
- Doruk.
- Bir gözlemcinin başucundan, göğün güney ve kuzey kutuplarından geçen düzlem.
- Öğlen.
- Boylam.
- Eşlek çemberini dikey olarak kesen iki eksenucu noktasını birleştiren yarım çember yaylarından her biri.
- Öğlen dairesi.
- Dorukta olan.
- Öğlen düzleminin gökküresiyle arakesiti.
- Meridyen.
Meridian ile ilgili cümleler
English: Japan is on the 135th meridian East.
Turkish: Japonya 135. Doğu meridyeni üzerindedir.
Meridian ingilizcede ne demek, Meridian nerede nasıl kullanılır?
Meridian altitude : Meridyen irtifaı.
Meridian circle : Öğlen aracı. Meridyen dairesi. Yıldızların öğlenden geçişlerinde gözerimi yüksekliklerini ölçen, öğlen boyunca devinebilen bir ırakgörür.
Ante meridian : Am. Gece yarısı ve öğle vakti arasında olan saatler. Sabah. Sabah gazetesi takma adı (gece çok geç saatte dağıtılan). Öğleden önce. Öğleden önceki zaman.
Arc of meridian : Öğlen dairesi üzerinde herhangi bir çember parçası. Öğlen yayı. Meridyen yayı.
Celestial meridian : Gök öğleni. Göğün kutuplarından ve gözlemcinin başucundan geçen daire.
Prime meridian : Başlangıç meridyeni. Greenwich'te 0°den geçen boylam. Başöğlen. Başlangıç öğleni. Sıfır meridyen. Yer yuvarlağı ya da gökküresi üzerinde tanımlanan boylamlar için başlangıç kabul edilen bir öğlen. Baş meridyen. Esas meridyen. Coğrafya, uzay alanlarında kullanılır. Londra'da greenwich gözlemevinden geçen ve öteki öğlen çemberlerini sıralamakta başlangıç sayılan öğlen.
Standard meridian : Başlangıç öğleni. Yer yuvarlağı ya da gökküresi üzerinde tanımlanan boylamlar için başlangıç kabul edilen bir öğlen.
Antemeridian : Sabah ile ilgili. Sabah. Öğleden önce.
Meridional : Güneyli. Güney. Meridyen gibi. Meridyen. Meridyonel.
Magnetic meridian : Manyetik meridyen.
İngilizce Meridian Türkçe anlamı, Meridian eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Meridian ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Acme : Hastalık krizi. Buhran. Gdb. En yüksek nokta. Kriz. Akme.
Climaxed : Zirveye ulaşmak. En yüksek dereceye varmak. Orgazma ulaşmak. Doruğa ulaşmak. Orgasm olmak. Dönüm noktası. Doruğa ulaştırmak. Giderek artmak. Doruk noktası.
Superlative : En iyi. Enüstünlük derecesinde sözcük. En üstünlük derecesi. Üstünlük derecesi. Eşsiz. Üstün. Enüstünlük derecesi. En üstün. Süperlatif. Mükemmel.
Corona : Ayla. Belirli hava şartlarında güneşin veya ayın etrafında beliren ışık çemberi. Taç. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Tepe. Aken tipi meyveye sahip bazı bitki meyvelerinin üzerinde taç şeklinde yer alan yapılar. denizlalelerinin tekası. 3.rotator gibi bazı hayvanların ön tarafında bulunan silli, halkasal yapı. Taç, çelenk. taç veya çelenge benzeyen oluşum. Damlık. Hale.
Ben : Sorkun ağacı. Yüksek nokta. İç oda. En tepe nokta.
Cusps : Uç. Sivri uç.
Longitude : Yeryuvarlağı üzerinde herhangi bir noktadan geçen öğlen çemberi ile başöğlen çemberi arasındaki yay parçasının açısal değeri. Coğrafya, fizik alanlarında kullanılır. Tul. Bovlam. Tul dairesi. Yeryuvarının ucaylarından geçen düzlemlerle ara kesit çemberlerinin, başlangıç olarak alınan biriyle olan açısal aralığı.
Nooning : Öğle yemeği vakti. Öğle. Öğle arası verme. Öğle vakti. Öğle istirahati. Gün ortası. Öğle yemeği. Öğlen saat on iki.
Climaxing : Zirveye ulaşmak. Dönüm noktası. Doruğa ulaştırmak. Doruk noktası. Orgasm olmak. En yüksek dereceye varmak. Giderek artmak. Doruğa ulaşmak. Orgazma ulaşmak.
Peak : Zayıflamak. Sivri. Kasket siperi. Sivri uç. En yüksek sınır. Tepe noktası. En yoğun olduğu durum. Doruğa ulaşmak. Pik yapmak. Uç.
Meridian synonyms : meridional, geographic longitude, midday, prime, noons, top, tiptop, extremity, mature, noon, crest, culminations, coronas, cusp, apogees, climaxes, middays, at noon, apex, culmination, height, acmes, climax, bens, degree, twelve noon, apexes, crests, stage, pinnacle, apical, summit, apogee.
Meridian zıt anlamlı kelimeler, Meridian kelime anlamı
Immature : Toy. Olmamış. Gelişmemiş. İmmatür. Seksüel olgunluğa ulaşmamış. Olgun olmayan. Çocukça. Olgunlaşmamış. Ham.
Meridian ingilizce tanımı, definition of Meridian
Meridian kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Noon. Being at, or pertaining to, midday. Belonging to, or passing through, the highest point attained by the sun in his diurnal course. Midday.

Bu kısımda Meridian kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Meridian ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Meridian anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Meridian ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.