Superlative türkçesi Superlative nedir

  • En üstün.
  • Mükemmel.
  • En iyi.
  • Süperlatif.
  • En üstünlük derecesi.
  • Süper.
  • En yüksek miktar.
  • Gramer alanında kullanılır.
  • Eşsiz.
  • Sıfatlardaki niteliğin bir şahıs veya nesnede en üst derecede bulunduğunu göstermek üzere başvurulan ve sıfat tamlaması önüne en, pek gibi zarfların getirilmesi ile kurulan karşılaştırma derecesi: bilmezsiniz, uykuları ne kadar hafiftir; en küçük bir çıtırtı bile onları uyandırır (a. h. tanpınar, abdullah efendinin rüyaları s. 93). ormanın bu en boş, en kuytu parçasında dünyayı hatırlatan insanı ölüme yaklaştıran, gönlüne üzüntüler veren bir hal, bir tesir vardı (r. h. karay, memleket hikayeleri s. 88). fakat beni mazur gör. ben kendimi ilahların en merhametlisine vakfettim (y. k. karaosmanoğlu, erenlerin bağından, s. 39). pek yakında size müjdeli bir haber getireceğimi unutmayın vb.
  • Enüstünlük derecesi (sıfat).
  • Üstünlük derecesi.
  • Üstün.
  • En üstün derece.
  • Enüstünlük derecesinde sözcük.
  • Enüstünlük derecesi.

Superlative ingilizcede ne demek, Superlative nerede nasıl kullanılır?

Superlative degree : Enüstünlük derecesi (sıfat). Üstünlük derecesi (dilbilgisi terimi). Enüstünlük. Enüstünlük derecesi. En üstünlük derecesi.

The superlative : Üstünlük derecesi.

Superlatives : En üstün derece. En yüksek miktar. Süperlatif. Eşsiz. En iyi. Enüstünlük derecesi (sıfat). Enüstünlük derecesi. Üstün. En üstün. En üstünlük derecesi.

 

Talk in superlatives : Abartılı konuşmak. Mübalağalı konuşmak.

Superlattice : Üstünörgü. Düzenli örgü. Üst düzenli kafes.

İngilizce Superlative Türkçe anlamı, Superlative eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Superlative ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Optimums : Optimal. En yüksek değer. İdeal ortam. En uygun durum. İdeal. En yerinde. Optimum. En uygun. En yüksek.

A one : A-1. Üstün sınıf. Şahane. A-bir. Birinci sınıf. En iyi kalitede. Birinci kalite. A kalite. En iyi kalite.

Accusative : İsmin i hali. Geçişli fiil taşıyan bir cümlede fiilin doğrudan doğruya etkilediği yani fiildeki işlevin etki bakımından üzerine yüklendiği adın içinde bulunduğu durum. türkçede bu durum ya eksiz yahut da yalın veya iyelik ekleriyle genişletilmiş adlardan sonra gelen +(y)ı/+(y)u eki ile karşılanır: iş bulmak, görüş bildirmek, yol sormak, ağaçlar+ı budamak, yaka+yı kurtarmak, okul+u bitirmek, istedik+im+i getirdi; yazdıklarınız+ı okudum, görünüş+ü koruyunuz gibi. ancak, bu ek üçüncü şahıs teklik ve çokluk iyelik eklerinden sonra araya bir zamir n’si alarak +nı/+nu biçimine girer; arkadaşımın yeni ev+i+ni gezdim. artık yuva+sı+nı kurmaya çalışıyor; bildik+leri+ni anlattı, yorulduğ+u+nu görmedim vb. Belirtme durumu. İsmin -i halindeki. Akuzatif. İsmin -i hali. Yükleme durumu. İsmin -i halindeki sözcük grubu. İsmin -i halindeki sözcük.

Highest : En yüksek. Azami. En fazla.

 

Accomplished : Hünerli. Başarıyla sonlandırılmış. Yapılmış. Becerikli. Usta. Kusursuz. Tamamlanan. Yetenekli. Başarılmış.

Superfine : Üstün kalite. Son derece güzel. Çek ince. Çok zarif. Çok ince.

Choicer : Elit. Seçkin. Güzide. Kalburüstü. Kaliteli. Seçme.

Banner : Çok iyi. Alem. Pankart. Manşet. Bayrak. Sembol. Afiş. Sancak. (çok) başarılı.

Beyond praise : Nefis.

Sterling : Saf. Som. Sterlin. İngiliz lirası. Gerçek. Değerli. İngiliz gümüşü. Sterling gümüş. Pound. Som gümüş.

Superlative synonyms : classier, advantageous, extolment, epimer, exquisite, active voice, all around, ambrosial, inimitable, bests, ablaut, optimal, groovier, beyond all comparison, accidence, ascendants, adjektive, atop of, inapproachable, comparative degree, extra, ablative, accent intensive, superlatives, belter, almighty, brills, a1, irreplaceable, championed, ascendent, matchless, action noun.

Superlative zıt anlamlı kelimeler, Superlative kelime anlamı

Inferior : Aşağı. İkinci derecede. Alt, alt taraf. Aşağı derecede olan kimse. Alt. Bayağı. Kalitesiz. Ast olan kimse. Aşağı derecede olan şey.

Superlative ingilizce tanımı, definition of Superlative

Superlative kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The utmost degree. A woman of superlative beauty. Surpassing all other. Most eminent. The superlative glory of the divine character. As, superlative wisdom or prudence. That which is highest or most eminent. Supreme. Lifted up to the highest degree.