Superlative degree türkçesi Superlative degree nedir

  • En üstünlük derecesi.
  • Enüstünlük derecesi.
  • Enüstünlük derecesi (sıfat).
  • Üstünlük derecesi (dilbilgisi terimi).
  • Enüstünlük.

Superlative degree ingilizcede ne demek, Superlative degree nerede nasıl kullanılır?

Superlative : Mükemmel. Enüstünlük derecesinde sözcük. Enüstünlük derecesi (sıfat). En iyi. En üstün. En yüksek miktar. Üstün. Üstünlük derecesi. Enüstünlük derecesi.

Degree : Evre. Lisans. Viski, likör ve benzeri sıvıların 1 santigrat devinme kertesinde oylumunca kapsadığı saf alkol ki yüzde ya da binde oranıyle değerlendirilir. bir şeyin değerini belirtmek üzere kullanılan ölçü birimi. Ayar. Bilgisayar, eğitim, fizik, ekonomi alanlarında kullanılır. Diploma. Dizil. Sıralı notalar. Aşama. Mevki.

Superlatives : En üstünlük derecesi. Mükemmel. En iyi. Süperlatif. Üstün. Enüstünlük derecesi. En yüksek miktar. Eşsiz. En üstün. En üstün derece.

Academic degree : Akademik derece. Bir müfredat programını tamamlanmış olan kişiye yüksekokul ya da üniversite tarafından verilen belge (örneğin, sosyal bilimler diploması).

Adsorption degree : Adsorpsiyon derecesi.

Arcdegree : Yay derecesi.

İngilizce Superlative degree Türkçe anlamı, Superlative degree eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Superlative degree ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Superlatives : En yüksek miktar. Süperlatif. Eşsiz. Üstün. En üstün derece. Mükemmel. En üstün.

Supremacy : Üstünlük. En üstünlük. Ululuk. Egemenlik. Galebe. Yücelik. Büyüklük. Bir devletin, başkaları üzerinde kurduğu siyasal, kültürel ya da ekonomik egemenlik.

Superlative : En üstün. En iyi. Süperlatif. Mükemmel. Enüstünlük derecesinde sözcük. En yüksek miktar. Sıfatlardaki niteliğin bir şahıs veya nesnede en üst derecede bulunduğunu göstermek üzere başvurulan ve sıfat tamlaması önüne en, pek gibi zarfların getirilmesi ile kurulan karşılaştırma derecesi: bilmezsiniz, uykuları ne kadar hafiftir; en küçük bir çıtırtı bile onları uyandırır (a. h. tanpınar, abdullah efendinin rüyaları s. 93). ormanın bu en boş, en kuytu parçasında dünyayı hatırlatan insanı ölüme yaklaştıran, gönlüne üzüntüler veren bir hal, bir tesir vardı (r. h. karay, memleket hikayeleri s. 88). fakat beni mazur gör. ben kendimi ilahların en merhametlisine vakfettim (y. k. karaosmanoğlu, erenlerin bağından, s. 39). pek yakında size müjdeli bir haber getireceğimi unutmayın vb. Süper.