Supremacy türkçesi Supremacy nedir

  • En üstünlük.
  • Yücelik.
  • Üstünlük.
  • Egemenlik.
  • Ululuk.
  • Bir devletin, başkaları üzerinde kurduğu siyasal, kültürel ya da ekonomik egemenlik.
  • Enüstünlük.
  • Galebe.
  • Büyüklük.
  • Tarih alanında kullanılır.

Supremacy ingilizcede ne demek, Supremacy nerede nasıl kullanılır?

Supremacy of law : Hukukun üstünlüğü.

Act of supremacy : Üstünlük kanunu. “tek üstün kişi ingiltere kilisesi başkanı” olduğunu ilan eden ve tanıyan ingiltere kralı vııı. henry dönemindeki ingiliz parlamentosu kanunu (1534).

Air supremacy : Hava hakimiyeti. Belirli bir bölge üzerinde askeri hava kontrolü.

White supremacy : Beyazların üstünlüğü öğretisi. Beyaz üstünlüğü.

Supremacist : Üstüncü. Üstünlük yanlısı.

Supreme commander : Başkomutan. Başkumandan.

Arteria genus suprema : Kanatlılarda a. femoralis'ten çıkarak diz eklemine giden bir atardamar. Arterya genus suprema.

Supreme allied commander atlantic : Atlantik müttefik yüksek karargahı. Atlantik müttefik yüksek komutanı.

Supreme : En önemli. En büyük. En yüksek rütbeli. Son. En son. En yüksek. Yüce. Yüksek. Kritik. Üstün derecedeki.

Supreme being : Bütün yaratıklardan üstün, dünyanın yaratıcısı, ölümsüz, başlangıçtan beri var olan, gücü sınırsız, kişisel niteliklere sahip, iyiliklerle dolu olduğu var sayılan, ama cezalarından da korkulan, törelerin yaratıcısı yüksek bir tanrı, yüce bir varlık. Yüce varlık. Tanrı. Cenabı hak. Allah.

 

İngilizce Supremacy Türkçe anlamı, Supremacy eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Supremacy ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Areopag : Areopag. Eski atina'da, toplandığı yerin adına göre anılan yüksek yargıçlar kurulu.

Giantism : Jiantlzm. Devleşme. Vücudun veya uzuvların anormal büyümesi ile tanımlanan hastalık. İrilik. (patoloji) dev adam hastalığı. Vücudun anormal gelişmesi. Devlik.

Barbary : Berberi. Kuzey afrika kıyısında mısır'ın batısında kalan ülkelerin topluca adı: libya, cezayir, tunus, fas. Afrika'nın kuzeyinde batı mısır'dan atlantik okyanusu'na kadar uzanan bölge. Batı mısır'dan atlantik okyanusu'na kadar uzanan bölge. Mağrip.

Axis powers : Iı. dünya savaşından önce aralarında bir bağlaşma yapan almanya, japonya ve italya devletleri. Eksen devletleri.

Imperia : Hakimiyet. İmparator hakimiyeti.

Enormities : Habislik. İğrençlik. Şer. Aşırı zalimlik. Alçaklık. Muazzamlık. Cinayet. Kötülük. İrilik.

Dignity : Değer. Ağırbaşlılık. Ciddiyet. Haysiyet. Yüksek mevki. Saygınlık. Vakar. Temkin. İtibar. Şeref.

Distinctions : Ayırt etme. Ayrım. Ayırma. Rütbe. Açıklık. Fark. Fark gözetme. Şöhret. Yükselme.

Hegemony : İktisat, tarih alanlarında kullanılır. Egemen bir iktisadi karar biriminin diğer iktisadi karar birimleri üzerindeki iktisadi, sosyal, kültürel, ideolojik üstünlüğü ve baskısı. Hegemonya. Hakimiyet. Bir devletin diğerleri üzerinde belirgin bir üstünlük kurması.

 

Direness : Korkunçluk. Dehşetlik. Uğursuzluk. Kederlilik. Şiddetlilik. Dehşetli olma durumu.

Supremacy synonyms : superiority, awe, imperiums, greatness, amplitude, domino, ascendency, control, dom, altitude, dominations, magnanimity, armour, greatheartedness, mastery, ascendance, augustness, areopagite, transcendence, distinction, dominions, acropolis, championship, apostle, archon, imperium, capacious, bigness, victory, hegemonies, ascendence, almanac, archer.

Supremacy ingilizce tanımı, definition of Supremacy

Supremacy kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The state of being supreme, or in the highest station of power. Highest or supreme authority or power. As, the supremacy of a king or a parliament.