Supreme türkçesi Supreme nedir
- Ulu.
- En yüksek.
- En yüksek rütbeli.
- En son.
- Son.
- En büyük.
- Yüce.
- Yüksek.
- En önemli.
- Kritik.
- Üstün.
- En üstün.
- Üstün derecedeki.
- Azami.
Supreme ile ilgili cümleler
English: Dan G. Roberts is the Chief Justice of the U.S. Supreme Court.
Turkish: Dan G. Roberts, ABD Yüksek Mahkemesi Başyargıcıdır.
English: I give you my supreme word of honor.
Turkish: Sana yüce şeref sözümü veriyorum.
English: He believed in the supreme power of the law.
Turkish: Hukukun üstün gücüne inanıyordu.
English: He was a member of the Supreme Court.
Turkish: Bir yargıtay üyesiydi.
English: Judges on the Supreme Court interpret the laws.
Turkish: Yüksek mahkeme yargıçları kanunları yorumlarlar.
Supreme ingilizcede ne demek, Supreme nerede nasıl kullanılır?
Supreme allied commander atlantic : Atlantik müttefik yüksek komutanı. Atlantik müttefik yüksek karargahı.
Supreme authority : Yüksek otorite. En yüksek otorite.
Supreme being : Yüce varlık. Cenabı hak. Tanrı. Allah. Bütün yaratıklardan üstün, dünyanın yaratıcısı, ölümsüz, başlangıçtan beri var olan, gücü sınırsız, kişisel niteliklere sahip, iyiliklerle dolu olduğu var sayılan, ama cezalarından da korkulan, törelerin yaratıcısı yüksek bir tanrı, yüce bir varlık.
Supreme command : Başkomutanlık.
Supreme commander : Başkomutan. Başkumandan.
Supreme court of appeal : Yargıtay. Nihai temyiz mahkemesi. Temyiz mahkemesi.
Supreme test : En büyük tecrübe.
Supreme court of judicature : Yüksek mahkeme.
Supreme court : Anayasa mahkemesi. Yüksek mahkeme. Yargıtay. Yüce mahkeme. Yüce divan. Temyiz mahkemesi. En yüksek mahkeme.
Supreme moment : Ölüm anı. Son an.
İngilizce Supreme Türkçe anlamı, Supreme eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Supreme ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Ascendantent : Faik. Hakim.
Prime : Ağızotu koymak. Aster sürmek. Astar sürmek. Astar vurmak. En kaliteli. Suyla doldurarak kullanıma hazırlamak. Nasıl cevap vermesi gerektiğini önceden söylemek (birine). Birincil. İlk.
Glorious : Mükemmel. Ünlü. Fevkalade güzel. Muhteşem. İhtişam. Görkemli. Şerefli. Aziz. Güzel.
Maximums : En fazla. En çok en büyük. Maksimum. En çok.
Advanced : Öncü. Gelişkin. İleri derece. İleri düzeyde. İleri derecede. İleri. İlerlemiş. Modern.
Ruling : Yöneten. Çizgi (cetvelle). Resmi karar. Belli başlı. Hakim olan. Yönetim. Mahkeme kararı. Cetvelle çizme.
Crucials : Kesin. Çapraz. Çok önemli. Can alıcı. Zor. Mühim. Elzem. Ehemmiyetli.
In chief : Asıl. Baş.
At the outside : Olsa olsa. Maksimum. Taş çatlasa. Taş çatlasın. En çok. En fazla.
Afterbirth : Plasenta. Döleşi. Meşime.
Supreme synonyms : optimums, high, atop of, acro, ascendants, of primary importance, conclusions, great, empyrean, heftier, number one, concluding, maximum, nobler, greatest, hunkydory, furthest, climacterics, the largest, conclusion, at best, most important, distingue, high rise, the very last, utmosts, choicer, honorables, grander, crucible, recent, noblest, honourable.
Supreme zıt anlamlı kelimeler, Supreme kelime anlamı
Proximate : Yaklaşık. En yakın. Yakın. Hemen hemen.
Subordinate : Daha az önemli saymak. Alt. Tali bir hale koymak. Tabi kılmak. Desteklemek. İkincil. Birinin emri altına koymak. İkinci dereceye koymak. Başkasının emrinde olan kimse. Ast.
Supreme ingilizce tanımı, definition of Supreme
Supreme kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Highest in authority. Holding the highest place in authority, government, or power.

Bu kısımda Supreme kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Supreme ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Supreme anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Supreme ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.