The superlative türkçesi The superlative nedir
- [#üstün Üstünlük derecesi].
The superlative ingilizcede ne demek, The superlative nerede nasıl kullanılır?
The : Belgili tanımlık. Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belirli durumlarda isimden önce kullanılır.
Superlative : Mükemmel. En üstünlük derecesi. Enüstünlük derecesinde sözcük. Süperlatif. Sıfatlardaki niteliğin bir şahıs veya nesnede en üst derecede bulunduğunu göstermek üzere başvurulan ve sıfat tamlaması önüne en, pek gibi zarfların getirilmesi ile kurulan karşılaştırma derecesi: bilmezsiniz, uykuları ne kadar hafiftir; en küçük bir çıtırtı bile onları uyandırır (a. h. tanpınar, abdullah efendinin rüyaları s. 93). ormanın bu en boş, en kuytu parçasında dünyayı hatırlatan insanı ölüme yaklaştıran, gönlüne üzüntüler veren bir hal, bir tesir vardı (r. h. karay, memleket hikayeleri s. 88). fakat beni mazur gör. ben kendimi ilahların en merhametlisine vakfettim (y. k. karaosmanoğlu, erenlerin bağından, s. 39). pek yakında size müjdeli bir haber getireceğimi unutmayın vb. Üstün. En üstün. Süper. Üstünlük derecesi.
The 1967 borders : 1967 sınırları. Bağımsızlık savaşı sonrasında ateşkes anlaşmalarında oluşturulan sınırlar (israil tarihi). Yeşil hat.
The 2004 tsunami : 26 aralık 2004'teki büyük tsunami. 2004 tsumanisi. 000 insanın ölümüne yol açan 26 aralık 2004'te meydana gelen yıkıcı tsunami. Bir depremin tetiklediği ve iki kıtada 8 ülkede (tayland, hindistan, endonezya, malezya, maldivler, seylan, somali ve sri lanka) yaklaşık 225.
The a team : Televizyonda macera dizisi ismi. A takımı.
The ablative : Ablatif. İsmin -den hali. Çıkma durumu.
The above : Yukarıki. Yukarıda yazılanlar (bir sayfada). Yukarıdaki. Yukarıda anılan.
İngilizce The superlative Türkçe anlamı, The superlative eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak The superlative ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Comparative degree : Karşılaştırma zarfı. Artıklık derecesi. Karşılaştırma sıfatı. Bağlı olduğu adın, karşılaştırılan öteki ada göre nitelik ve miktar bakımından derecesini gösteren sıfat(lar). bu derecelendirme sıfatların önüne getirilen daha, en, pek çok gibi kelimelerle sağlanır: onlardan daha küçük bir kız çocuğu, kendisinden daha ufak bir erkek çocukla sağ tarafta duvarın dibinde çamurla oynuyorlardı (a. h. tanpınar, yaz yağmuru, teslim, s. 95). ve duygusallığı, her zamanki gibi, en sağlam dayanak saydı (t. buğra, yalnızlar, s. 206). her taraf sustuktan, siyahlaştıktan sonra sularda daha kuvvetli bir ses, ta derinlerinden gelen hoş, belirsiz bir aydınlık hasıl olmuştu (r. h. karay. memleket hikayeleri: şaka, s. 67). burası en yakın kasabaya iki gün uzakta, anadolu'nun çıplak, yolsuz, viran bir köyü idi (r. h. karay, memleket hikayeleri, s. 81) vb. bk. karşılaştırma derecesi. Bir fiilin, sıfatın veya zarfın derecesini belirten zarf. bu derecelendirme, sıfatlarda olduğu gibi "eşitlik", "üstünlük" ve "en üstünlük" şeklinde üç derece üzerinde gösterilir. eşitlik derecesi gibi, kadar, denli edatlarıyla, üstünlük daha, en üstünlük en kelimeleriyle yapılır: || bazen içlerinden birisi bu mahşerde yaşamak imkansızlığını duyuyor, o zaman sele katılmış bir ağaç kütüğü gibi yerinden fırlıyor, istanbul'a, ankara'ya, başka bir yere gidiyor, hayatını başka şartlarla deniyordu (a. h. tanpınar, yaz yağmuru: teslim, s. 91). düz gergin vücuduyla adeta bir sedef gibi kapalı (a. h. tanpınar, yaz yağmuru: rüyalar, s. 126). kadınlar ise taş gibi sessiz, kütük kadar hareketsiz ve donuktular, (r. h. karay, memleket hikayeleri: yatık emine, s. 8). ben daha genç olduğum için, sahipsiz kalan ağıla koşuyorum, (y. k. karaosmanoğlu. erenlerin bağından diğer nesiller, s. 75). mutasarrıfın evinde gece daha kibarca, daha zarifçe geçmişti (r. h. karay, memleket hikayeleri: yatık emine, s. 36). ben ona inanırım ki, öyle bir insanı doğuracak kadın kutsallaştırılmaya meryem ana'dan daha çok hak kazanırdı (t. buğra, göst. e., s. 14). kırk paralık hafızaya, iki yüzlü hafızaya yüze gülücülerin en yüzsüzü olan hafızaya sarılıp zamana meydan okumak? (t. buğra, göst. e., s. 207). hem donkişotluğun, yeldeğirmenleri silahşorluğunun en gülüncü en küçültücüsüdür, bu (t. buğra, göst. e.) vb.
Comparative : Göreceli. Göreli. Mukayeseli. Nispi. Karşılaştırmalı. Üstünlük derecesi gösteren. Sıfatlarda ve zarflarda birbiri ile yapılan karşılaştırmaların nitelik ve nicelik bakımından eşitlik, üstünlük ve en üstünlük derecelerinde olması. karşılaştırma derecesi, sıfat ve zarfların önüne getirilen gibi, kadar, denli, daha, çok, ziyade, fazla, en, pek gibi kelimelerle karşılanır: arı kadar çalışkan bir oğlunuz var. ayşe, nazlı'dan daha düzenli bir kızdır. sen bu işi onlardan daha iyi başarabilirsin. kardeşin burada benden çok yoruluyor. verdiğin emek bundan fazla gelir getirmez. arkadaşların en yaşlısı toplantıya başkanlık edebilir. funda pek uslu bir çocuktur vb. karşılaştırma derecesi; eşitlik, üstünlük ve en üstünlük olmak üzere üçe ayrılır. bk. karşılaştırma sıfatı, karşılaştırma zarfı. Orantılı. Kıyaslamalı.
Superlative : Üstün. En yüksek miktar. Sıfatlardaki niteliğin bir şahıs veya nesnede en üst derecede bulunduğunu göstermek üzere başvurulan ve sıfat tamlaması önüne en, pek gibi zarfların getirilmesi ile kurulan karşılaştırma derecesi: bilmezsiniz, uykuları ne kadar hafiftir; en küçük bir çıtırtı bile onları uyandırır (a. h. tanpınar, abdullah efendinin rüyaları s. 93). ormanın bu en boş, en kuytu parçasında dünyayı hatırlatan insanı ölüme yaklaştıran, gönlüne üzüntüler veren bir hal, bir tesir vardı (r. h. karay, memleket hikayeleri s. 88). fakat beni mazur gör. ben kendimi ilahların en merhametlisine vakfettim (y. k. karaosmanoğlu, erenlerin bağından, s. 39). pek yakında size müjdeli bir haber getireceğimi unutmayın vb. En üstünlük derecesi. En iyi. Enüstünlük derecesi (sıfat). Mükemmel. Enüstünlük derecesi.
The superlative synonyms : the comparative.

Bu kısımda The superlative kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede The superlative ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce The superlative anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz The superlative ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.