Karşılaştırma sıfatı nedir, Karşılaştırma sıfatı ne demek

Teknik terim anlamı:

Bağlı olduğu adın, karşılaştırılan öteki ada göre nitelik ve miktar bakımından derecesini gösteren sıfat(lar). Bu derecelendirme sıfatların önüne getirilen daha, en, pek çok gibi kelimelerle sağlanır: Onlardan daha küçük bir kız çocuğu, kendisinden daha ufak bir erkek çocukla sağ tarafta duvarın dibinde çamurla oynuyorlardı (A. H. Tanpınar, Yaz Yağmuru, Teslim, s. 95). Ve duygusallığı, her zamanki gibi, en sağlam dayanak saydı (T. Buğra, Yalnızlar, s. 206). Her taraf sustuktan, siyahlaştıktan sonra sularda daha kuvvetli bir ses, ta derinlerinden gelen hoş, belirsiz bir aydınlık hasıl olmuştu (R. H. Karay. Memleket Hikâyeleri: Şaka, s. 67). Burası en yakın kasabaya iki gün uzakta, Anadolu'nun çıplak, yolsuz, viran bir köyü idi (R. H. Karay, Memleket Hikâyeleri, s. 81) ve benzerleri bk. karşılaştırma derecesi.

Karşılaştırma sıfatı anlamı, tanımı

Karşı : Bir şeyin, bir yerin, bir kimsenin, esas tutulan yüzünün ilerisi. İçin, hakkında. Bulunan yere göre önde, ileride olan. Karşılık olarak, mukabil. -e doğru. Karşıt, zıt, muhalif. Yol, deniz, ırmak vb.nin öbür kıyısı veya yanı. Ön, kat, huzur. Yüzünü bir şeye doğru çevirerek

Karşılaştırma : Kişi ve nesnelerin benzer veya aynı yanlarını incelemek için kıyaslama, mukayese.

 

Sıfat : Bir kimsenin görev, ödev, toplumsal veya hukuki bakımdan yeri ve özelliği. Bir adı, nitelik, nicelik, yer, sıra vb. bakımından niteleyen, belirten kelime, ön ad. Yüz, kılık ve dış görünüş.

Karşılaştırma derecesi : Daha, çok, fazla, ziyade vb. kelimelerle kavramların karşılaştırılıp üst derecede gösterilmesi.

Derecelendirme : Derecelendirmek işi. Şirketlerin, taşınır değerlerinin ticari riskine, ülkelerin de siyasi risklerine göre güvenilirliğinin derecelendirme kuruluşları tarafından belirlenip sıralanması.

Yaz yağmuru : Ani yağan ve çabuk geçen yağmur.

Bakımından : Bakış veya görüş açısı yönünden, değerlendirme açısından. -e göre.

Her zaman : Ara vermeden, sürekli, daima, sık sık.

Duygusal : Duygularla ilgili, duygulara dayanan, hissî. Duygunun ağır bastığı, duygunun aşırı etkilediği (eser veya insan).

Kuvvetli : Gücü çok olan, zorlu, şiddetli. Saygın, nüfuzlu. Etkili. Görevini iyi yapan, keskin. Sağlam, dayanıklı olan. Çok etkileyici. Üstün, donanımlı.

Tanpınar : Şafak vakti gibi parlak, temiz kimse.

Memleket : Bir devletin egemenliği altında bulunan toprakların bütünü, ülke. Bir kimsenin doğup büyüdüğü yer, şehir, yurt. İklim ve üretim bakımından ele alınan bölge.

Aydınlık : Bir yeri aydınlatan güç, ışık. Kolay anlaşılacak derecede açık olan, vazıh. Kötülükten uzak, temiz, saf. Bir yapının ortasına gelen oda ve öbür bölümlerin ışık alması için damın ortasından zemine kadar açılan boşluk. Işık alan.

Gösteren : Gösterilenle birleşerek göstergeyi oluşturan ses veya sesler bütünü.

 

Belirsiz : Belirli olmayan, belgisiz, gayrimuayyen, vuzuhsuz. Bilinmeyen, meçhul. Niteliği hakkında tam bir bilgi edinilemeyen, müphem.

Anadolu : Ön Asya'nın bir parçası olarak Türkiye'nin Asya kıtasında bulunan toprağı, Rum.

Aydınlı : Kabadayıdır, tek başına mahallenin düzenini sağlar. Perdedeki tiplere göre dev boylu olan Aydınlı, "Efe" olarak da anılır. Kimi oyunlarda Tuzsuz Deli Bekir'in yerini alır. Aydın ilinden olan kimse. Batman ilinde, Gercüş belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Diyarbakır ili, Çüngüş belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Erzurum ili, Tekman ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Eskişehir şehrinde, Sivrihisar belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Samsun kenti, Vezirköprü belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Şanlıurfa kenti, Ovacık bucağına bağlı bir yer. Uşak kenti, Eşme belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Türk gölge oyununda kabadayı ya da efe tipi. Tek başına mahallenin düzenini sağlar. Efe olarak da perdeye çıkar. Kimi oyunlarda Tuzsuz Deli Bekir'in görevini yüklenir.

Pek çok : Yeterinden fazla, bir hayli.

Dayanak : Dayanılacak şey, istinatgâh, mesnet. Destek, dayanak noktası. Bir gerçekliğin onaylanması için olayların arkasında veya altında bulunan şey, kendisine bir şey yüklenilen, bir varlığa destek olan, altta bulunan temel. Bir iddiayı güçlendirmeye yarayan tanıt.

Diğer dillerde Karşılaştırma sıfatı anlamı nedir?

İngilizce'de Karşılaştırma sıfatı ne demek ? : comparative degree