Longitude türkçesi Longitude nedir
- Tul.
- Coğrafya, fizik alanlarında kullanılır.
- Boylam.
- Tul dairesi.
- Bovlam.
- Yeryuvarının ucaylarından geçen düzlemlerle ara kesit çemberlerinin, başlangıç olarak alınan biriyle olan açısal aralığı.
- Yeryuvarlağı üzerinde herhangi bir noktadan geçen öğlen çemberi ile başöğlen çemberi arasındaki yay parçasının açısal değeri.
Longitude ile ilgili cümleler
English: Distance per degree of longitude at equator.
Turkish: Ekvatorda her boylam derecesi için mesafe.
Longitude ingilizcede ne demek, Longitude nerede nasıl kullanılır?
Degree of longitude : Meridyen derecesi.
Galactic longitude : Gökada boylamı. Gökada dizgesinde, bir yıldızın samanyolu merkez doğrultusuna göre açısal uzaklığı. Galaktik boylam.
Geographic longitude : Coğrafya boylamı. Boylam.
Longitudes : Boylam.
Longitudinal : Boyuna. Boylamla ilgili. Boylamsal. Boyuna çalışan. Boyuna yerleştirilmiş. Tulani. Uzunluğuna. Boylamasına. Vücut ekseni boyunca. Eksenel.
Longitudinal parity check : Bir öbek oluşturan damga dizgisi üzerinde tüm öbeği kapsayacak biçimde boylamasına eklenen bir eşlik damgası kullanılarak yapılan sağlama. Yatay eşlik denetimi. Boylamasına eşlik denetimi.
Longitudinal profil : Bir akarsu yatağının kaynakla ağız arasındaki eğim gidişini ve o akarsuyun gelişme düzeyini belirleyen yan görünüş. Boyuna yanay.
Longitudinal survey : Uzunlamasına tarama.
Longitudinal method : Uzun vadeli metot.
Longitudinal posterior presentation : Doğum sırasında yavrunun uzun ekseni boyunca, arka ayaklarla doğum kanalına gelişi, longitudinal posteriyör presentasyon. Longitudinal posteriyör presentasyon. Uzunluğuna arkadan geliş.
İngilizce Longitude Türkçe anlamı, Longitude eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Longitude ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Meridians : Meridyen. Öğlen. Öğlen çemberi. Doruk. Zirve. Dorukta olan. Boylam çizgisi.
Geographic longitude : Coğrafya boylamı.
Angular distance : Açısal mesafe. Açısal uzaklık.
Meridian : Zirve. Dorukta olan. Öğlen. Öğlen düzleminin gökküresiyle arakesiti. Boylam çizgisi. Eşlek çemberini dikey olarak kesen iki eksenucu noktasını birleştiren yarım çember yaylarından her biri. Öğlen dairesi. Öğlen çemberi. Meridyen.
Longitude synonyms : longitudes.
Longitude ingilizce tanımı, definition of Longitude
Longitude kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Distinguished from breadth or thickness. Length. Measure or distance along the longest line. Rare now, except in a humorous sense. As, the longitude of a room.

Bu kısımda Longitude kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Longitude ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Longitude anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Longitude ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.