Ben nedir, Ben ne demek
Ben; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de zamir olarak kullanılır.
- Çoğu doğuştan, tende bulunan ufak, koyu renkli leke ya da kabartı.
- En çok üzümde görülen olgunlaşma belirtisi.
- Kişiyi öbür varlıklardan ayıran bilinç.
- Teklik birinci kişiyi gösteren söz.
- Olta veya tuzağa konulan yem.
- Saçta, sakalda beliren beyazlık.
- Bir kimsenin kişiliğini oluşturan temel öge, ego.
- Kuşun yavrusuna taşıdığı yem

"Ben" ile ilgili cümle örnekleri
- "Bütün sevgileri atıp içimden / Varlığımı yalnız ona verdim ben" - A. K. Tecer
- "Dedim tane tane olmuş benlerin / Dedi zülfüm değdi tel yarasıdır" - Âşık Ömer
Yerel Türkçe anlamı:
Ben (
teklik şahıs zamiri)
Ben. || be: bana || ba: bana || baa: bana || been: bana || behen: bana || bana: bana || bene: bana || bene: beni || mene: beni || benem: benim || benim: benim || benüm: benim || bennen: benimle
Dağ veya tepenin görünmeyen kısmı, ardı.
Meyvelere düşen olgunlaşma belirtisi, alaca.
Meyvede, en çok üzümde olgunlaşma belirtisi: Üzümlere ben düştü.
Saçta, sakalda beliren beyazlık: Sakalına ben düşmüş.
Kuşun yavrusuna taşıdığı yem, yiyecek.
Oltaya takılan yem.
Ben, tendeki koyu renkli leke veya kabartı
kişi zamiri
Saçta ve sakalda ilk aklık.
Ben,
Diğer sözlük anlamları:
Hayvanları avlamak için tuzağa konulan yem.
Felsefi anlamı:
Bilinç edimlerinin taşıyıcısı. (Ör. Descartes'ta düşünen varlık, düşünen töz; Hume da tasarımlar demeti.)
Bilinçli bireyin kendini başkalarından ayırmasını dile getiren sözcük.
Veterinerlik alanındaki anlamları:
Yüzde ve vücudun diğer bölgelerinde görülen, tümör özelliğinde olmayan yerel leke veya işaret. Doğuştan veya sonradan sinir, bağ doku, eklenti bezleri ve damar gibi doku yapılarını fazlalığı veya eksikliği sonucu yavaş olarak biçimlenir, mole, nevüs.
İngilizce'de Ben ne demek? Ben ingilizcesi nedir?:
myself, nevus, naevus
Fransızca'da Ben ne demek?:
naevus
Ben tanımı, anlamı:
Ben yokum : "ben bu işe karışmam" anlamında kullanılan bir söz.
Benden : Birisi tarafında olan (kimse).
Benden günah gitti : Benden söylemesi.
Benden paso : "benim yapabileceğim ancak bu kadar" anlamında kullanılan bir söz.
Benden söylemesi : "ben üzerime borç saydığım şeyi söyledim, kendimi suçlu saymam" anlamında kullanılan bir söz.
Ben şahımı bu kadar severim : "ben bundan daha çok özveride bulunamam" anlamında kullanılan bir söz.
Beni sokmayan yılan bin yaşasın : Bana dokunmayan yılan bin yaşasın.
Benim diyen : Kendine güvenen, güçlü olduğuna inanan.
Örümceksi ben : Sirozun yol açtığı yüzde ve gövdede görülen kırmızımsı, örümcek biçiminde damar genişlemesi.
Et beni : Deri dokusunun anormal büyüyüp yağlanmasıyla oluşan kabarcık.
Benbenci : Kendini çok öven, hep kendinden söz eden, kibirli, gururlu.
Beniçinci : Beniçincilik görüşünü benimseyen, benmerkezci, egosantrist.
Benmerkezci : Beniçinci.
Albeni : Çekicilik.
İncitmebeni : Kanser.
Unutmabeni : İki çeneklilerden, küçük mavi çiçekler açan bir bitki (Myosotis palustris).
Beyazlık : Ağartı. Beyaz olma durumu.
Olta : Balık avlamada kullanılan, ucuna çengelli iğne takılı, çoğunlukla naylon tellerden veya at kuyruğu kılından yapılmış iplik. Genellikle, bir olta takımının ava hazır bütünü. Hile, düzen, oyun, yem.
Veya : Ayrı olmakla birlikte aynı değerde tutulan iki şeyi anlatan kelimelerden ikincisinin önüne getirilen söz, yahut. Olacağı sanılan, seçime bırakılan şeyler ikiden çok olduğunda kullanılan bir söz.
Yem : Ağızotu. Kuş ve balık tutmak için tuzağa bırakılan, oltaya takılan yiyecek veya yiyecek görüntüsündeki nesne. Birini aldatabilmek için hazırlanmış düzen, kullanılan kimse veya şey. Hayvan yiyeceği. Kumarda ütülecek kimseye oyunun başında bilinçli olarak kazandırılan para. Rüşvet.
Teklik : Kelimelerde bir varlığı veya çekimli fiillerde bir kişiyi bildiren biçim, tekil, müfret, çoğul, çokluk karşıtı: öğrenci-y-im, ev-i-m, gel-di-m vb. Tek, bir olma durumu. Lira.
Birinci : Zaman, yer, sıra bakımından başkalarından önce gelen kimse, şey. Bir sayısının sıra sıfatı. Sırada, önem sırasında en üstün olan kimse. Ulaşım araçlarında mevki, sınıf.
Gösteren : Gösterilenle birleşerek göstergeyi oluşturan ses veya sesler bütünü.
Söz : Müzik parçalarının yazılı metni, güfte. Bir işi yapacağını kesin olarak vadetme. Kesinlik kazanmayan haber, söylenti. Bir konuyu yazılı veya sözlü olarak açıklamaya yarayan kelime dizisi. Bir düşünceyi eksiksiz olarak anlatan kelime dizisi, lakırtı, kelam, laf, kavil. Bir veya birkaç heceden oluşan ve anlamı olan ses birliği, kelime, sözcük.
Öbür : Gereğinden çok yemek yiyen, doymak bilmeyen (kimse).
Ayıran : Işığı yalın ögelerine ayırma özelliği olan.
Bilinç : Algı ve bilgilerin zihinde duru ve aydınlık olarak izlenme süreci, şuur. İnsanın kendisini ve çevresini tanıma yeteneği, şuur. Temel bilgi, temel görüş.
Ben bana : Kendi kendime: Kimselerin günahı yok, ben bana yaptım. Kendi kendime.
Ben beni : Kendimi Kendi kendimi.
Ben de ilaç : İlk bulunan ilacın yapı etki ilişkisinden yola çıkarak başka ilaç firmaları tarafından üretilen, önceki ilaca yapıca benzeyen ve aynı etkiyi gösteren daha ucuz ilaç.
Ben düşmek : Meyve, en çok üzüm olgunlaşmaya başlamak: Üzümlere ben düştü. Saçta, sakalda beyazlık, ak belirmek. Üzüm, elma, hurma gibi meyvalara tek tük olgunluk rengi gelmeğe başlamak.
Ben gibi : Benim gibi.
Ben hancı, sen yolcu oldukça : düzen bu biçimde devam ettiği sürece anlamında kullanılan bir söz.
Ben sen etmek : Tartışmak.
Ben vermek : Kuş yavrusunu beslemek
Ben yokum : ben bu işe karışmam anlamında kullanılan bir söz.
Ben ile ilgili Cümleler
- "Ben bir brokoliyim ve bir ağaç gibi görünüyorum!" "Ben bir cevizim ve bir beyin gibi görünüyorum!" "Ben mantarım ve ben bu oyundan nefret ediyorum!"
- Ben bir güvercin gibi ötemem. Ben bir şahinim.
- Bana ne mk sizin büyük probleminizden nasıl sıçtıysanız öyle temizleyin, ben kendi yalnızlığımı yaşıyorum, hani unutulan ben.
- Ben 11 yaşında bir kızım.
- Ben 1 Kasımdaki partiye katılmak istiyorum.
- Ben 10:30'da yatarım.
- Bıktım senle başedemem ben.
- Hakkında konuşulacak çok şeyimiz var, sen ve ben.
- Ben küçük bir kızım, okula gitmiyorum, bana sandalet al, ben evleniyorum.
- Ali ve ben nadiren birlikte yemek yeriz.
Diğer dillerde Ben anlamı nedir?
İngilizce'de Ben ne demek? : n. high point, summit, peak
n. male first name (form of Benjamin)
n. Ben, male first name (form of Benjamin)
Fransızca'da Ben : excl iyi
Almanca'da Ben : n. Ego, Leberfleck
PROn. ich
Rusça'da Ben : n. родинка (F)
pron. я

Bu kısımda Ben nedir? Ben ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Ben tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Ben hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.