Sovereign türkçesi Sovereign nedir
- Mükemmel.
- Etkili (ilaç).
- Padişah gibi taht sahibi devlet başkanı.
- Hünkar.
- Yüce.
- Bağımsız.
- Birebir (ilaç).
- Mutlak.
- Egemen.
- İktidardaki parti.
- Bağımsız ülke.
- Kral.
- Tarih alanında kullanılır.
- Han.
- Çok büyük.
- Hükümdar.
- İktidardaki.
- Taht sahibi devlet başkanı.
- Egemen güç.
- Bir çeşit ingiliz altını (para).
Sovereign ile ilgili cümleler
English: Sovereignty unconditionally belongs to the nation.
Turkish: Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.
English: Queen Victoria was the sovereign of Great Britain.
Turkish: Kraliçe Victoria, Büyük Britanya'ya egemen oldu.
English: Norway's sovereign wealth fund is so large, that every Norwegian is a millionaire on paper.
Turkish: Norveç'in egemen servet fonu o kadar büyüktür ki evrak üzerinde her Norveçli bir milyonerdir.
English: Puerto Rico is not a sovereign state.
Turkish: Porto Riko bağımsız bir devlet değildir.
Sovereign ingilizcede ne demek, Sovereign nerede nasıl kullanılır?
Dhekelia sovereign base area : Dikelya. Kıbrıs'ın güneydoğu kıyısında bulunan ingiliz askeri üs bölgesi (büyük britanya'nın denizaşırı bölgesi).
Granting by the sovereign : Egemenin bağışlaması. İlk zamanlarda, bulgular için egemenin ayrıcalık vermesi.
Sovereignity : Hükümdarlık.
Sovereignly : Yöneten bir şekilde. Egemen bir şekilde. Hakim bir şekilde.
Sovereigns : Bağımsız ülke. Egemen. Hünkar. İngiliz altın lirası. Han. Padişah. Egemen güç. Padişah gibi taht sahibi devlet başkanı. Hükümdar. İktidardaki parti.
Consumer sovereinity : Hangi malların üretileceğini ve ne edere satılacağını belirten öğenin tüketici yeğlemesi olduğunu savunan kuram. Tüketici egemenliği.
Sovereignties : Büyüklük. Hükümranlık. Egemenlik. Hükümdarlık. Yücelik. Özerklik. Bağımsızlık. Hakimiyet. Saltanat.
Sovereignty signs : Egemenlik imleri. Marka olarak kütüğe yazılmaları yasaklanan egemenlik imleri (türkiye için ay ile yıldız gibi).
Political sovereignty : Devletin erk kullanma gücü ve yetkisi. Siyasal egemenlik.
Crossover : Değişime uğratılmış karekteristik yapı. Atlama. Karşıya geçme. Genetik değişim. Boru atlaması. Arkuruşmak. Aşma deveboynu. Modemsiz kablo. Kutrani makas. Köprü.
İngilizce Sovereign Türkçe anlamı, Sovereign eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Sovereign ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Fierce : Azılı. Şiddetli. Sert. Kötü. Azgın. Berbat. Acımasız. Ateşli. Öfkeli.
Belting : Kayış geçirme. Harika. Kemer malzemesi. Kemer takma. Müthiş. Kayış. Kayışlama. Sarma. Kemerleme.
Autocracy : Saltıkçı yönetim. İstibdat. Hükümdarın, tüm siyasal erki elinde bulundurduğu yönetim biçimi. Saltıkçılık. Mutlakiyet idaresi. Otokrasi. Mutlak monarşi. Baskı rejimi. Saltçılık.
Abs : Karın kasları. Anti-lock braking system (anti-kilit fren sistemi). Abs sistemi. Arabalarda fren yapma anında tekerleklerin kilitlenmesini önleyen sistem. Mutlakdeğer. Abs sistemi anti blokaj sistemi.
Beaut : Nadide şey. Az bulunur şey.
Detached : Objektif. Müstakil. Ayrık. Kendi ayakları üzerinde duran. Sökülmüş. Tarafsız. Mesafeli. İlişkisi koparılmış. Müstakil (ev).
Monarch : Padişah. Tekerk. Monark kelebeği. Emir. Mutlak hükümdar. Hiçbir denetim altında olmaksızın devletini istediği gibi yöneten hükümdar. Kraliyet.
Apostle : Önder. Lider. İnanç ve öğütlerini yaymak için isa peygamberin görevlendirdiği 12 kişiden her biri. Havari. Bir hareketin lideri. Dönme. Döneklik. Öncü. Misyoner.
Sovran : Yöneten.
Lorded : Lord ünvanı vermek. Efendi. Beyefendi. Mal sahibi. Lord payesi vermek. Bey. Allah. Hakim. Sahip.
Sovereign synonyms : swayer, male monarch, crowned head, capetian, shah of iran, hostels, ruler, masterful, axis powers, meres, kinging, beauts, exalted, carolingian, lording, ambrosial, biggest, a whale of, ethel, self supporting, lodging, dominants, enormously, archives, dynasts, fantastical, all around, auberges, loftier, armistice, lead pipe, beltings, presley.
Sovereign zıt anlamlı kelimeler, Sovereign kelime anlamı
Queen : Arı, termit ve karıncalar gibi sosyal böceklerde üreme yeteneğinde olan dişi. Melike. Vezir çıkmak. Homoseksüel. İbne. Kraliçe. Kraliçe yapmak. Top. Sevgili. Vezir yapmak.
Unfree : Özgür veya serbest olmayan. Özgürlüğü iptal etmek. Tekrar yakalamak.
Sovereign antonyms : female monarch.
Sovereign ingilizce tanımı, definition of Sovereign
Sovereign kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Supreme or highest in power. Superior to all others. Especially, in a monarchy, a king, queen, or emperor. Chief. As, our sovereign prince. The person, body, or state in which independent and supreme authority is vested.

Bu kısımda Sovereign kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Sovereign ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Sovereign anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Sovereign ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.