Statistician türkçesi Statistician nedir

Statistician ile ilgili cümleler

English: I'm casting aspersions on his competency as a statistician.
Turkish: Bir istatistikçi olarak onun yeteneğine iftira atıyorum.

Statistician ingilizcede ne demek, Statistician nerede nasıl kullanılır?

Mathematical statistician : İstatistikçi.

Statisticians : İstatistikçiler. İstatistikçi.

Statistic name : İstatistik adı.

Turkish statistic institution : Türkiye istatistik kurumu. 1926 yılında merkezi istatistik dairesi olarak kurulan, 1962 yılında yeni bir statüye kavuşarak adı devlet istatistik enstitüsü (die) olan, 2006 yılında ise bugünkü adını alan ve türkiye'de her konuda istatistiki bilgi toplamak ve yayımlamak amacıyla başbakanlığa bağlı olarak etkinlikte bulunan kurum.

Adf statistic : Genişletilmiş dickey-fuller istatistiği. Adf istatistiği.

Box pierce statistic : Box-pierce istatistiği.

Anderson darling statistic : Anderson-darling istatistiği.

Berenblut webb statistic : Berenblut-webb istatistiği.

Bhargava franzini narendranathan statistic : Bhargava-franzini-narendranathan istatistiği.

Baltagi wu lbi statistic : Baltagi-wu lbı istatistiği.

İngilizce Statistician Türkçe anlamı, Statistician eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Statistician ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Statisticians : İstatistikçiler.

Reckoner : Hesaplayıcı. Sayan kimse. Hesaplayan kimse.

Mathematician : Matematikçi. Matematisyen.

Surveyor : Müfettiş. Anketçi. Mesahacı. Ölçümcü. Araştırmacı. Arazi mühendisi. Sürveyan. Yerölçümcü. Kamuoyu yoklaması yapan kimse.

Calculator : Hesaplayıcı. Hesapçı. Hesap yapan kimse. Hesap makinası. Bilgisayar, bilişim alanlarında kullanılır. Hesap makinesi. Hesap cetveli. Hesap yapan kişi. Sık sık bir işletmen'in kişisel olarak işe karışmasını gerektirir nitelikte, özellikle aritmetiksel işlemleri yapmaya elverişli bir veri işleyici. Hesap eden kimse.

Computer : Kompütör. Elektronik beyin. Çok sayıda aritmetiksel ya da mantıksal işlemlerden oluşan bir işi, çalışması sırasında bir işletmen'in işe karışması gerekmeksizin, önceden verilmiş bir izlenceye göre, özdevimli olarak yürüten bir veri işleyici. bir bilgisayar dizgesi elektronik ve mekanik birimlerden oluşan donanım ile bu donanım birimlerini ya da kaynakları istenen işlere yöneltip verimli bir çalışma düzeni içerisinde kullanabilmek için gerekli tüm izlencelerden ve veri yapılarından oluşan yazılım öğelerini kapsar. minibilgisayar, mikrobilgisayar tanımlarının dışındaki geleneksel bilgisayarlar ana işlem birimlerinin hız ve yapısına, ana belleklerinin sığasına, dış belleklerin ve giriş-çıkış birimlerinin türlülüğüne, sayısına ve hızına göre büyük, ortaboy ya da küçük dizgeler olarak sınıflandırılır. Çok sayıda aritmetiksel ya da mantıksal işlemlerden oluşan bir işi, çalışması sırada bir işletmen'in işe karışması gerekmeksizin, önceden verilmiş bir izlenceye göre özdevimli olarak yürüten bir veri işleyici. Bilgi depolayan, bu bilgiye bir dizi mantıksal işlem uygulayan ve istenildiğinde bu işlemlerin sonucunu bilgi olarak sunan elektronik aygıt. Bilgisayar. Kompüter. Bilişim, fizik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Veri kartlarına işlenmiş olan verileri, öngörülen işlemleri tanımlayan izlenceye göre her düzeyde işleyerek sayımsal çözümlemeleriyle birlikte çizelgeleyen araç. Bilgi sayar.

 

Actuary : Akçalı ve güvence ile ilgili sorunlarda ölçünlere (istatistik) dayanarak oranlamalı sayışımlar yapan uzman. Sigorta uzmanı. Sigorta hesap uzmanı. Risk analizine yönelik hesaplama ve tahmin yöntemlerinin bütününü içeren bir bilim dalı. Aktüerya. Aktüer. Hayat sigortası istatistikleri uzmanı. Ölçün sayışımı uzmanı.

Statists : Devletçi. Devletçilik yanlısı.

Statist : Devletçi. Devletçilik yanlısı.

Statistician synonyms : figurer, mathematical statistician, estimator.

Statistician ingilizce tanımı, definition of Statistician

Statistician kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who collects and classifies facts for statistics. One versed in statistics.