Calculator türkçesi Calculator nedir

  • Hesap cetveli.
  • Hesapçı.
  • Sık sık bir işletmen'in kişisel olarak işe karışmasını gerektirir nitelikte, özellikle aritmetiksel işlemleri yapmaya elverişli bir veri işleyici.
  • Hesap eden kimse.
  • Hesap yapan kişi.
  • Hesap makinası.
  • Hesap yapan kimse.
  • Bilgisayar, bilişim alanlarında kullanılır.
  • Hesaplayıcı.
  • Hesap makinesi.

Calculator ile ilgili cümleler

English: The calculator on the table is mine.
Turkish: Masadaki hesap makinesi benim.

English: The calculator is a wonderful invention.
Turkish: Hesap makinesi harika bir icat.

English: My calculator made a mistake.
Turkish: Hesap makinem bir hata yaptı.

English: The batteries in my calculator are dead.
Turkish: Benim hesap makinesindeki piller ölü.

English: I left my calculator on my desk.
Turkish: Hesap makinemi masamda bıraktım.

Calculator ingilizcede ne demek, Calculator nerede nasıl kullanılır?

Calculator terminal : Hesaplayıcı terminal.

Windows calculator application file : Windows hesap makinesi uygulama dosyası.

About calculator : Hesap makinesi hakkında.

Be a good calculator : Hesabı iyi olmak.

Bring up a calculator : Hesap makinesi aç.

Pocket calculator : Cep hesap makinesi. Küçük hesap makinesi. Cep hesap makinası.

Course and speed calculator : Rota ve hız hesaplayıcısı.

Calculate : Saymak. Hesap etmek. Planlamak. Endazeye vurmak. Hesaplamak. Hesap yapmak. Hesap kitap yapmak. Tahmin etmek. Güvenmek.

 

Calculate now : Şimdi hesapla. Hesapla şimdi.

Electronic calculator : Mini-bilgisayar. Elektronik hesap makinesi. Elektronik hesap makinası. Çıncalık hesap makinesi. Elektronlarla yüklü matematiksel bir cihaz. Elektronik hesaplayıcı.

İngilizce Calculator Türkçe anlamı, Calculator eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Calculator ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Pocket calculator : Cep hesap makinası. Cep hesap makinesi. Küçük hesap makinesi.

Computer : Kompütör. Bilgisayar. Çok sayıda aritmetiksel ya da mantıksal işlemlerden oluşan bir işi, çalışması sırasında bir işletmen'in işe karışması gerekmeksizin, önceden verilmiş bir izlenceye göre, özdevimli olarak yürüten bir veri işleyici. bir bilgisayar dizgesi elektronik ve mekanik birimlerden oluşan donanım ile bu donanım birimlerini ya da kaynakları istenen işlere yöneltip verimli bir çalışma düzeni içerisinde kullanabilmek için gerekli tüm izlencelerden ve veri yapılarından oluşan yazılım öğelerini kapsar. minibilgisayar, mikrobilgisayar tanımlarının dışındaki geleneksel bilgisayarlar ana işlem birimlerinin hız ve yapısına, ana belleklerinin sığasına, dış belleklerin ve giriş-çıkış birimlerinin türlülüğüne, sayısına ve hızına göre büyük, ortaboy ya da küçük dizgeler olarak sınıflandırılır. Elektronik beyin. Bilgi sayar. Kompüter. Bilgi depolayan, bu bilgiye bir dizi mantıksal işlem uygulayan ve istenildiğinde bu işlemlerin sonucunu bilgi olarak sunan elektronik aygıt. Veri kartlarına işlenmiş olan verileri, öngörülen işlemleri tanımlayan izlenceye göre her düzeyde işleyerek sayımsal çözümlemeleriyle birlikte çizelgeleyen araç. Bilişim, fizik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Çok sayıda aritmetiksel ya da mantıksal işlemlerden oluşan bir işi, çalışması sırada bir işletmen'in işe karışması gerekmeksizin, önceden verilmiş bir izlenceye göre özdevimli olarak yürüten bir veri işleyici.

 

Cheeseparings : Pinti. Cimri. Değersiz şey. Hesapçı kimse.

Adding machine : Toplama makinesi.

Reckoners : Sayan kimse. Hesaplayan kimse.

Chart of accounts : Hesap şeması. Hesap planı.

Abacus : Sayı boncuğu. Çizenek. Cathay pacific ve diğerlerinin sahip olduğu gds. Sayıboncuğu. Sütun başlığı. Çörkü. Abak. Hesap tahtası. Abaküs. Sayı-boncuğu.

Totalizer : Tüm yakıt tanklarındaki toplam yakıt miktarını gösteren yakıt miktar göstergesi. Toplayıcı. Totalizör. Toplama makinesi.

Cheeseparing : Hesapçı kimse. Değersiz şey. Pinti. Cimri.

Expert : Uzman. Bilirkişi. Erbap. İhtisas. Mahir. Ehlihibre. Ustaca yapılmış. Hukuk, veterinerlik alanlarında kullanılır. Usta. Üstat.

Calculator synonyms : number cruncher, quipu, figurer, totaliser, napier's bones, napier's rods, slide rule, calculating machine, calculators, estimator, adder, ready reckoner, counter, tally sheet, actuary, statistician, subtracter, calculation sheet, comptometer, arithmometer, tabulator, machine, bill of costs, hand calculator, reckoner.

Calculator ingilizce tanımı, definition of Calculator

Calculator kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who computes or reckons: one who estimates or considers the force and effect of causes, with a view to form a correct estimate of the effects.