Stiffener türkçesi Stiffener nedir

Stiffener ingilizcede ne demek, Stiffener nerede nasıl kullanılır?

Stiffeners : Sertleştirici. Canlandırıcı. Güçlendirici. Katılaştırıcı.

Stiffened : Kolalamak. Güçlenmek. Sertleşmek. Sertleştirmek. Sertleştirilmiş. Koyulaştırmak. Sabit kalmak. Kaskatı kesilmek. Pekiştirmek. Katılaştırmak.

Stiffen up : Sertleşmek.

Stiffen : Tutulmak. Dengelenmek. Kasmak. Soğuklaşmak. Kuvvetlenmek. Sertleştirmek. Kasılmak. Sertleşmek. Katılaşmak. Pekiştirmek.

Stiffening : Berkitme. Gerginleştirme. Priz alma. Takviye. Priz. Sertleşme. Kola. Dik tutan şey. Destek. Pekişme.

Stiff necked : Kibirli. Dik kafalı. Boynu tutulmuş. İnatçı. Yapmacıklı. Dik başlı.

Stiffens : Kaskatı kesilmek. Katılaşmak. Dengelenmek. Sertleşmek. Tutulmak. Sabit kalmak. Pekiştirmek. Kuvvetlenmek. Pekişmek. Koyulaştırmak.

Stiff drink : Büyük miktarda ve hiç sulandırılmamış içki.

Stiff collar : Sert yaka.

Stiff neck : Lumbago. İnatçılık. Tutulmuş boyun. Boyun tutulması.

İngilizce Stiffener Türkçe anlamı, Stiffener eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Stiffener ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Gantry : Füze montaj kulesi. Tomografi cihazında hastanın girdiği oyuk bölüm. tüp ve dedektör sistemi bu boşluğun çevresinde bulunur. öne ve arkaya 30º eğilebilir. Fıçı kızağı. Makas köprüsü. Makas köprüsü (tren). Rampa. Ayaklı çerçeve sehpa. Gantri.

Activator : Aktifleştirici. Aktivatör. Aktive edici. Harekete geçirici. Etkileştirici. Etkinleştiren eden kimse. Etkinleştirici. Bir şeyi harekete geçiren kimse. Aktivator.

Chute : Çağlayan. Boşaltma oluğu. Çamaşır atılan baca. Paraşüt. Çöp atılan baca. Küçük çağlayan. Kanal. Oluk. Şut.

Coaster : İki kulplu şarap bardağı. Koster. Altlık. Kabotaj yapan gemi. Kıyı boyunca işleyen ticari gemi. Bardakaltı. Tahta peynirlik. Kabotaj gemisi. Bardak altlığı.

Bracing : Temiz ve sağlıklı. Kirişleme. Kiriş. Destekleyiş. Bağlantı. Kasalı gitarlarda kasanın sağlam ve dengeli durabilmesi, sesin doğru ve gür çıkabilmesi için ses tahtası içerisine yapıştırılan tahta çubuklar. Zinde yapan. Zindeleştiren. Dayanak.

Annealer : Kuvvetlendirici. Sertleşen ve katılaşan bir şey (ısıtma ve soğutma ile).

Exhilarant : Neşelendirici. Coşturucu. Heyecan verici. Renk katıcı. Hayat verici. Müferrih. Diriltici.

Toughener : Serteştirici. Toklaştırıcı. Daha güçlü yapan şey. Sertleştiren şey.

Bobsleds : Bobsley. Gaf. Kızağa benzer bir araçla özel bir parkurda kayılarak yapılan kış sporu. Yarışta kullanılan kızak. Arka arkaya bağlı iki kızak. Arka arkaya bağlı çifte kızak. Yarış kızağı. Bobsled. Uzun kızak.

Enhancers : Koyulaştırıcı (bir tat veya kokuyu). Geliştirici. (biyoloji terimi) bir genin yanında bulunan ve genin mevcut fenotipinin görünümünü artıran dna parçası.

 

Stiffener synonyms : doily, fortifier, crispiest, refreshing, fortifiers, coasters, reinforcement, chock, dry dock, hardener, stiffeners, gauntries, crispier, driver, boosters, exhilarative, gauntry, doilies, carrier, hardening, enhancer, annealers, animator, animaters, animater, drag, bracings, arousing, restorative, crispy, booster, filler, exhilarating.

Stiffener ingilizce tanımı, definition of Stiffener

Stiffener kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who, or that which, stiffens anything, as a piece of stiff cloth in a cravat.