Stiffened türkçesi Stiffened nedir

Stiffened ile ilgili cümleler

English: Ali stiffened.
Turkish: Ali kaskatı kesildi.

Stiffened ingilizcede ne demek, Stiffened nerede nasıl kullanılır?

Stiffener : Rijidite çubuğu. Güçlendirici. Berkitme çubuğu. Stifnır. Sertleştirici. Takviye parçası. Berkitici. Katılaştırıcı. Kızak. Canlandırıcı.

Stiffeners : Sertleştirici. Katılaştırıcı. Güçlendirici. Canlandırıcı.

Stiffen up : Sertleşmek.

Stiffen : Pekişmek (bir duygu). Katılaşmak. Koyulaştırmak. Pekişmek. Sabit kalmak. Sertleştirmek. Kaskatı kesilmek. Kolalamak. Kasmak. Kuvvetlendirmek.

Stiffening : Pekişme. Berkitme. Destek. Priz. Katılaşma. Takviye. Gerginleştirme. Kola. Sertleşme. Priz alma.

Stiff dose of : Kuvvetli dozda bir ilaç.

Stiff necked : Boynu tutulmuş. Yapmacıklı. Dik başlı. Dik kafalı. İnatçı. Kibirli.

Stiff drink : Büyük miktarda ve hiç sulandırılmamış içki.

Stiffens : Sertleştirmek. Pekiştirmek (bir duyguyu). Kuvvetlendirmek. Koyulaştırmak. Pekiştirmek. Sertleşmek. Kuvvetlenmek. Kaskatı kesilmek. Kolalamak. Güçlenmek.

Stiff price : Ateş pahası. Yüksek fiyat.

 

İngilizce Stiffened Türkçe anlamı, Stiffened eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Stiffened ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Fixate : Tesbit etmek. Gözlerini dikmek. Takmak. Sabitleştirmek. Bağlamak. Yapıştırmak.

Sets : Dikmek. Hazırlamak. Şekil vermek. Belirlemek. Batmak. Esmek. Olgunlaşmak. Yapmak. Kesilmek (süt). Setler.

Confirm : Tasdiklemek. Kiliseye kabul etmek. Sağlama bağlamak. Doğrulamak. Tasdik etmek. Desteklemek. Takviye etmek. Dinsel tören yapmak. Teyit etmek. Onaylamak.

Jell : Pelteleştirmek. Pelte. Jöle olmak. Pelteleşmek. Peltekleşmek. Şekil almak. Biçimlenmek. Anlaşılır olmak. Tutmak.

Poising : Dik tutmak (baş). Dengelemek. Havada durmak. Kaldırmak (baş). Dengede tutmak. Kaldırmak. Hareketsiz durmak. Hareketsiz tutmak. Birşeyi belirli bir şekilde tutmak.

Strengthen : Takviye etmek. Kuvvet vermek. Pekitmek. Yükseltmek. Berkitmek. Yaşam bulmak. Güç kazanmak. Desteklemek.

Harshening : Pürüzlendirmek. Ağırlaştırmak.

Amplifies : Kuvvetlendirmek (sesini). Gücünü artırmak. (sesi) artırmak. Güçlendirmek. Büyütmek. Yükseltmek (ses). Daha ayrıntılı bir şekilde söylemek. Yükseltmek. Genişletmek.

Be held : Rağbette olmak. (yemek vb) verilmek veya düzenlenmek.

Stiffened synonyms : become inflexible, rigidify, concreted, be in love with, attaint, congealed, consolidate, corroborate, corroborates, change, deaden, attainted, indurating, ossify, fortifying, deepens, fortify, get a hard on, brace, attacked, cures, offset, be stuck, attack, condense, darken, amplify, confirming, steadying, concretes, be poised, congeals, deadened.

Stiffened zıt anlamlı kelimeler, Stiffened kelime anlamı

Loosen : Çözmek. Açmak. Salıvermek. Çözülmek. Gevşemek. Bollanmak. Gevşetmek. Açılmak. (toprağı) kabartmak. Yumuşatmak.

Stay : Kalış. Bırakmamak. Alıkoymak. Kalma süresi. Durdurmak. Sürdürüp tamamlamak. Ertelemek. Durmak. İkamet etmek. Beklemek.