Poising türkçesi Poising nedir

  • Havada durmak.
  • Dengelenmek.
  • Birşeyi belirli bir şekilde tutmak.
  • Hareketsiz tutmak.
  • Kaldırmak (baş).
  • Hareketsiz durmak.
  • Asılı durmak.
  • Dik tutmak (baş).
  • Kaldırmak.
  • Dengede tutmak.
  • Dengelemek.

Poising ingilizcede ne demek, Poising nerede nasıl kullanılır?

Counterpoising : Eşit kuvvetle karşı koymak. Karşılamak. Dengelemek.

Porpoising : Baş kıç vurma. Baş vurma (sürat teknelerinde). Yunuslama.

Poise : Birşeyi belirli bir şekilde tutmak. İliştirmek. Özgüven. Dengelenmek. Hareketsiz durmak. Kaldırmak. Denge. Dik tutmak (baş). Dengelemek. Asılı durmak.

Poised hammer : Çekiç güç.

Poises : Asılı durmak. Dengede tutmak. Kaldırmak. Havada durmak. Birşeyi belirli bir şekilde tutmak. Dengelenmek. Hareketsiz durmak. Hareketsiz tutmak. Dik tutmak (baş). Dengelemek.

Poison gas : Zehirli gaz.

Poisoner : Kötü fikirler aşılayan kimse. Zehirleyen kimse. Zehirleyici.

Poison oak : Bir tür zehirli sumak.

Poisoned : Zehir katmak. Zehirlemek. Zehirli. Zehir vermek. Zehirlenmiş.

Poison pen : Tehdit mektubu. Kötü niyetle yazılan. İmzasız olarak birine yazılan nefret mektubu.

İngilizce Poising Türkçe anlamı, Poising eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Poising ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Levitate : Havaya kalkmak. Rüyada havaya yükselmek. Beyin gücü ile havaya yükselmek. Havaya kaldırmak.

 

Annuller : Fesheden kimse. Hükümsüz kılmak. Feshetmek. Çevirmek. İlga etmek. Bozmak. İptal eden kimse. İptal etmek. Fesh etmek.

Abolishes : İlga etmek. Feshetmek. Hükümsüz kılmak. Lağvetmek. Bozmak. Yürürlükten kaldırmak. Ortadan kaldırmak. Durdurmak. İptal etmek.

Levitates : Havaya kalkmak. Havaya kaldırmak. Rüyada havaya yükselmek. Beyin gücü ile havaya yükselmek.

Counterpoised : Karşılamak. Denkleşmiş. Eşit kuvvetle karşı koymak. Denkleştirilmiş.

Hang : Kaplamak (duvar kağıdı). Kavrama. Asarak idam etmek. Duvar kağıdı kaplamak. Eğmek. Kapma. Dayanmak. Sallandırmak. İdam etmek. Sarkmak.

Stiffened : Sabit kalmak. Sertleştirilmiş. Sertleştirmek. Güçlenmek. Kaskatı kesilmek. Pekişmek. Tutulmak. Pekiştirmek. Kolalamak. Kuvvetlendirmek.

Compensates : Denklemek. Telafi etmek. Karşılamak. Tazmin etmek. Eşitlemek. Denkleşmek. Yerini tutmak. Gidermek. Ödünlemek.

Stabilize : Sağlamlaştırmak. İstikrar kazandırmak. İstikrara kavuşturmak. İstikrar getirmek. Değişmezleştirmek. Stabilize etmek. Dengeyi sağlamak. Saptamak.

Poising synonyms : balance out, annul, balance the budget, levitating, arouses, bestir, be slung from, counterpoise, poise, bestirring, equalise, hovers, cancel out, hangs, stand still, cancel, annuls, stabilizing, levitated, likely, arouse, axe, balance, pop, equipoises, equalized, counterpoising, equalizes, counterpoises, annulling, hang on, poises, bestirred.

Poising zıt anlamlı kelimeler, Poising kelime anlamı

Unlikely : Beklenilmedik. Alışılmadık. İhtimali olmadan. Uzak. Pek mümkün olmayan. Olasısız. Muhtemel olmayan. İhtimali olmayan. Mümkün görünmeyen. Olası olmayan.

Falling : Alçalan. Sukut. Düşen. Düşüş (uyuşturucu vb etkisinden). Düşme. Düşük. Düşüş.