Sets türkçesi Sets nedir

  • Yazmak.
  • Yaptırmak.
  • Kararlaştırmak.
  • Düzenlemek.
  • Süslemek.
  • Esmek.
  • Yerleşmek.
  • Setler.
  • Kurmak.
  • Yapmak.
  • Pekişmek.
  • Avın yerini göstermek.
  • Dizmek.
  • Batmak (güneş).
  • Olgunlaşmak.
  • Takmak.
  • Saldırtmak.
  • Oturmak.
  • Koymak.
  • Tehlikeye atmak.
  • Dekor.
  • Çizmek.
  • Ekmek.
  • Dikmek.
  • Şekil vermek.
  • Gelmek.
  • Pıhtılaşmak.
  • Oturtmak.
  • Oyun konusunun geçtiği yeri, çevreyi ve atmosferi biçim, kalıp, renk ve ışıklama ile canlandıran tamamlanmış yapım.
  • Kakma işi yapmak (taş).
  • Kesilmek (süt).
  • Kasılmak.
  • Hazırlamak.
  • Kuluçkaya yatırmak.
  • Riske atmak.
  • Üzerine salmak.
  • Yerleştirmek.
  • Belirlemek.
  • Katılaşmak.
  • Batmak.
  • Meyve vermek.
  • Ayarlamak.

Sets ile ilgili cümleler

English: Ali usually accomplishes whatever he sets out to do.
Turkish: Ali genellikle yapmaya kalkıştığı şeyi başarır.

English: He received several Lego sets for his birthday.
Turkish: Doğum günü için birkaç Lego seti aldı.

English: He accomplishes whatever he sets out to do.
Turkish: O başladığı şeyi sonuçlandırır.

English: Plant these seeds before summer sets in.
Turkish: Yaz gelmeden önce bu tohumları ek.

English: Ali thinks he can do anything he sets his mind to.
Turkish: Ali aklını verdiği her şeyi yapabileceğini düşünüyor.

Sets ingilizcede ne demek, Sets nerede nasıl kullanılır?

Sets a good example : İyi bir örnek oluşturan. İyi bir model olan.

 

Backup sets : Yedek kümeleri.

Chain of sets : Kümeler zinciri.

Change of sets : Dekor değişimi. Bir dekorun yerine başka bir dekoru getirmek.

Completed disk sets : Tamamlanan disket kümeleri.

Equal sets : Eşit kümeler.

Equipotent sets : Eşsayılı kümeler.

Disjoint sets : Ayrık kümeler. Ayrışık kümeler.

Photographs of sets : Sahne fotoğrafı. Oynarken çekilen fotoğraflara verilen ad. dekoru ve sahne eşyaları tamamlanmış olan sahnenin fotoğrafı.

Net sets : Ağ takımı. Galsama veya fanyalı ağlarda ağlardan veya tonozlardan oluşan ağ topluluğu.

İngilizce Sets Türkçe anlamı, Sets eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sets ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bothers : Daraltmak. Sıkmak. Can sıkmak. Canını sıkmak. Üzülmek. Sinir bozmak. Rahatsız etmek. Rahat vermemek. Musallat olmak. Baş belası olmak.

Affixing : Atmak (imza). Eklemek. Basmak (damga). Yapıştırmak (pul). İliştirmek. Tutturucu.

Bedighted : Donatmak. Bezemek.

Ascertain : Saptamak. Araştırmak. Bulmak. Doğrusunu bulmak. Aslını öğrenmek. Meydana çıkarmak. Soruşturmak. Tespit etmek. Anlamak.

Curdles : Kesilmek. Pıhtılaştırmak. Süt kesmek. (süt) kesilmek. Donmak. Sütü kesmek. Kaymak tutmak. Süt kesilmek. Peynirleşmek.

Carve out : Biçimlendirmek. Oluşturmak.

Postures : Dik durmak. Kasım kasım kasılmak. Durum. Tavır. Poz vermek. Duruş. Taslamak. Poz. Kurulmak.

Mellow : Yumuşaklık. Yumuşamak. Tatlı. Tatlı (ses veya renk). Yumuşak. Yumuşatmak. Cana yakın. Hoşgörülü. Olgun.

Implant : Nakletmek. Vericiden alınan doku parçası veya organı alıcı vücuduna tutturma; hasta doku veya organın çıkarılışını takiben yerine doku veya organı yerleştirme. vücut dokusu içine ilaç veya radyoaktif madde yerleştirme. vücuda yerleştirilen doku parçası, ilaç veya radyoaktif madde. Koyuntu. Ekme. Aklına sokmak. İmplant. Aşılamak. Kafasına sokmak.

 

Sets synonyms : mathematical space, mandelbrot set, array, abstract entity, jeopard, bided, fructifies, blow, bed, closured, appear, clog, enform, stiffens, aligns, mature, arr, fanned, imperil, cockbilled, become solid, adjudicate, establish, alined, plants, constructed, abideth, confect, codifies, clogs, cave, concoct, cultivate.

Sets zıt anlamlı kelimeler, Sets kelime anlamı

Disarrange : Karıştırmak. Bozmak. Düzeni bozmak. Dağıtmak. Dağınıklık. Düzenini bozmak.

Sets antonyms : deglycerolize.