Summers türkçesi Summers nedir

  • Yazı geçirmek.
  • Yaz boyunca beslemek (sığır vb.).

Summers ile ilgili cümleler

English: I met him three summers ago.
Turkish: Onunla üç yaz önce tanıştım.

English: Ali used to spend summers here.
Turkish: Ali yazları burada geçirirdi.

English: I met them three summers ago.
Turkish: Onlarla üç yaz önce tanıştım.

English: Ali can't stand the hot and muggy summers here, so he heads for the mountains.
Turkish: Ali buradaki sıcak ve bunaltıcı yazlara dayanamıyor bu yüzden dağlara gidiyor.

English: I met Tom three summers ago.
Turkish: Üç yaz önce Tom'la tanıştım.

Summers ingilizcede ne demek, Summers nerede nasıl kullanılır?

Summerset : Güney dakota eyaletinde şehir.

Midsummers : Yazın ortası. Yaz ortası. Yaz dönümü.

Summer air conditionin : Yaz iklimlemesi. İnsanın yaz aylarında kendini rahat sayacağı iklim koşullarını oluşturan döşem. buna güre, bağılnem % 50-60 ve kuru sıcakölçer sıcaklığı 21°-24°c dır.

Summer aphthosis : Sivrisinek ısırığı dermatitisi. Yaz pamukçuğu.

Summer breeze : Yaz esintisi.

Summer eczema : Yaz egzaması. Sivrisinek ısırığı dermatitisi.

Summer heat : Yaz sıcağı.

Summer cottage : Yazlık.

Summer holiday : Yaz tatili.

Summer holidays : Yaz tatili.

İngilizce Summers Türkçe anlamı, Summers eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Summers ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Summation : Aynı etki türüne sahip iki ilacın belirli dozlarda birlikte verildiklerinde oluşturdukları toplam etki, bunların aynı dozlarda tek başlarına verildikleri zaman oluşturdukları bireysel etkilerin cebirsel toplamına eşit olduğunda bu etkileşme biçiminin adı, aditif etki. Sumasyon. Özet. Hülasa. Toplama. Birikim. Özetleme. Toplam.

Curriculum vitae : Özgeçmiş.

Summing up : İcmal. Yargıcın jüriye yaptığı özet. Özetleme. Dava özeti. Özet.

Capitulation : Silah bırakma. Kapitilasyon. Şartlı olarak teslim olma. Şartlı teslim olma. Teslim. Bir devletin bir anlaşmaya bağlı olarak başka devletlere tanıdığı iktisadi ve sosyal ayrıcalıklar. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Hulasa. Yabancılara tanınan ayrıcalık. Özet.

Cv : Cv. Kontrol değişkeni.

Midsummer : Yaz ortası. Yaz dönümü. Yazın ortası.

Summered : Yaz. Yazlık. Yazla ilgili. Hayatın baharı. Refah dönemi. Gençlik çağı. Yaz mevsimi.

Summertime : Yaz mevsimi. Yaz. Yaz saati. Yaz zamanı.

Outline : Taslağını çizmek. Hulasa. İskelet. Ana çizgiler. Ana hat. Bir oyunluk çalışmasının ilk aşamasını oluşturan, filmin konusunu en kısa yoldan beş altı sayfa içinde anlatan, filmin konusu üzerinde ilgilileri aydınlatan metin. tamamlanmış bir filmin, çeşitli amaçlarla hazırlanmış kısa öyküsü. Özetlemek. Bilgisayar, sinema, televizyon, tiyatro alanlarında kullanılır. Oyunluğun özetten başlayarak geliştirilmesine geçilirken çalışmalarda yardımcı olacak metin. Ana hatlarıyla belirtmek.

 

Sum up : Değerlendirmek. Hulasa etmek. Kavramak. Toplamak. Özet çıkarmak. Hüküm vermek. Özetlemek. Bilgi toplamak. Anlamak. Toparlamak.

Summers synonyms : june 21, literary argument, line score, capsule, conspectus, summer solstice, synopsis, summer, compendium, survey, abridgement, argument, roundup, canicule, dog days, summering, overview, precis, statement, time of year, condensation, abstract, canicular days, season, sketch, resume, rundown, abridgment.

Summers zıt anlamlı kelimeler, Summers kelime anlamı

Winter solstice : Güneş'in gökyüzünde yaptığı görünen yıllık devinmede güneyden kuzey dönüş yaptığı yer. bu yerin ekvatora göre açısal uzaklığı -23° 27' dir. dönüş 22 aralıkta olur. bu tarihe değin kısalan günler, bundan sonra uzamaya başlar. Kış dönencesi. Günberi. Coğrafya, uzay alanlarında kullanılır. Bk. gündönümü. Kış gündönümü.

Vernal : Utah eyaletinde şehir. İlkbahar ile ilgili. İlkbaharda olan. Gençliğe ait. İlkbahara ait. İlkbahar. Bahardan kalma.

Wintry : Kış gibi. Kıştan kalma. Kış soğuğunu aratmayan. Kış. Soğuk. Buz gibi. Kasvetli. Kışa özgü. İç karartıcı. Kışa yakışan.

Summers antonyms : autumnal.