Suva nedir, Suva ne demek
Yerel Türkçe'deki anlamı:
Derin olmayan su, sığ.
Balkon.
Ayakyolu, helâ.
Sıva, badana.
Arka: Ahmet evin suvasına yatmış.
Sıva.
Suva hakkında bilgiler
Suva; Fiji'nin başkenti ve en büyük şehridir. Viti Levu adasının güneydoğu kısmındadır. 1877 yılında Fiji'nin başkenti oldu. Suva bir liman şehridir. Çok yağış alan bir şehirdir. Suva şehrinde bir tane uluslararası havaalanı vardır. Suva ülkenin önemli ticari ve politik merkezi olma eğilimindedir. Yeni Zelanda kategori dışında bırakılırsa eğer, Güney Pasifik'te bulunan en büyük ve en gelişmiş şehirdir. Önemli bir bölgesel merkez haline gelmiştir. Pasifik bölgesinden gelen öğrenciler şehir nüfusunun önemli bir bölümünü oluşturur. 2007 nüfus sayımında Suva şehir merkezinin, 85.691 nüfusu vardır. Şehrin genel nüfusu ise 172.399'dur. Koordinatlar: 18°08′30″G 178°26′31″D / 18.1416°S 178.4419°E
Suva tanımı, anlamı
Mal suvarmak : Hayvanlara su vermek.
Suva çalmak : Sıva sürmek, çamur sürmek.
Suvacı : Uçlarına bakraç takılarak omuzda taşınan ağaç.
Suvacık : Üzüntüden ağlayacak gibi olma, gözleri dolma: Gözleri suvacık suvacık oldu. Şanlıurfa ilinde, Harran belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
Suvağ : Sıva, badana. Sıva. [Bakınız: suvak].
Suvah : Sıva, badana. Sıva. Arapça kökenli zukak: Sokak (Erzincan Merkez). Badana.
Suvak : Sıva, badana. Suç atma, iftira : Kuru suvaklardan beri olasın. Oğul alabilmek için kovana sürülen ya da konulan hoş kokulu nesneler. Su biriken çukur yer, pınar, çeşme.
Suval : Soru.
Suvalçan : Solucan.
Suvalmak : Azalmak.
Suvamağ : Sıvamak.
Suvamak : Sıvamak.
Suvan : Soğan. Soğan, karşılığı suan.
Suvandere : Soğandere.
Suvanmak : Sıvanmak, bulaştırmak.
Suvap : Çay, dere kıyılarında hayvanların su içmesine elverişli yer.
Suvar : Ağrı ili, Tutak ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
Suvaran : Bingöl ili, Yamaç nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Erzurum ilinde, Hınıs belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Muş ilinde, Kızılağaç bucağına bağlı bir bölge.
Suvarı : Binici, atlı.
Suvarıcı : Su verici.
Suvarılmak : Sulanmak, su verilmek.
Suvarınılmak : Suvarılmak, su içirilmek.
Suvari : Süvari. Atlı asker.
Suvarilik : Pantolon ya da don dizlerine vurulan yama.
Suvarlı : Adıyaman ilinde, Suvarlı nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
Suvarmılık : Dişbudak ağacı.
Suvas : Sivas.
Suvaşık : Üzüntüden ağlayacak gibi olma, gözleri dolma. Sırnaşık, şımarık (çocuk için).
Suvaşmak : Bulaşmak, yapışmak. İşe başlamak. Sıvaşmak, bulaşmak : Üstüne başına hep çamur suvaşmış. Başlamak, sarılmak : İrkenden işe suvaştılar.
Suvatlı : Hatay şehrinde, merkez ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
Suvay : Bekâr, tek, eşsiz, çocuksuz.
Süt ile suvarmak : Sütle beslemek.
Suvarım : Bir suvarmada veya sulamada verilen su miktarı.
Suvarma : Suvarmak işi.
Suvarmak : Hayvana su vermek, su içirmek.
Suvat : Hayvan suvaracak yer.
Diğer dillerde Sutura skuamoza anlamı nedir?
İngilizce'de Sutura skuamoza ne demek ? : sutura squamosa


Bu kısımda Suva nedir? Suva ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Suva tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Suva hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.