Sökü nedir, Sökü ne demek

Sökü; Yerleşim Merkezi olarak kullanılan bir sözcüktür.

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Alçak ayaklı, arkalıksız iskemle.

1.Ormandan ya da meradan açılan tarla. 2.Orman.

Hastane.

Ceket.

Gezilecek Görülecek bir yer olarak anlamı:

Kastamonu ili, Çatalzeytin ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

Kastamonu şehri, İnebolu belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

Sökü ile ilgili Cümleler

  • “Teyzem buraya haftada üç defa sökük ve düğme dikmeye, çamaşırları tamir etmeye gelirdi.”
  • Tüh, ceketimin astarı söküldü.
  • Ali şafak sökümünde uyandı.
  • Posterler çabucak duvarlardan söküldü.
  • Bundan sonrası çorap söküğü gibi gelir.
  • Burak makineleri sökülecekleri bir yere gönderdi.
  • Terzi, kendi söküğünü dikemez.
  • Kazağın kolları sökülmeye başladı.
  • Hürrem Sultan bir seneden biraz daha fazla bir süre sonra Osmanlıca ve Arapçayı söküp ortama adapte oldu.
  • “Kökü, ciğerimizin içini dolaşan bu filizi söküp atamıyoruz.”
  • Şafak söküyor.

Sökü ile ilgili Atasözü veya Deyim

apoletleri sökülmek : bir suç sebebiyle rütbesi indirilmek veya askerlikten atılmak.

çorap söküğü gibi gitmek (veya gelmek) : başlayan bir iş veya birbirine bağlı birçok iş arka arkaya ve kolayca sürüp gitmek.

sökük dikmek : sökülmüş olan bir şeyi onarmak.

 

söküp atmak : gözden çıkarmak, kıymak, feda etmek.

terzi kendi söküğünü dikemez : “insanlar başkalarına yaptıkları hizmetleri kendilerine yapamazlar” anlamında kullanılan bir söz.

Sökü anlamı, tanımı

Sökücek : Tunceli şehri, Darıkent bucağına bağlı bir yerleşim birimi

Sökücü tepkime : Bir özdecikteki topağın, başka bir özdeciğe geçtiği kimyasal tepkime türü.

Söküçayırı : Sinop kenti, Ayancık belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.

Sökül : At, eşek ve sığırların ayaklarındaki ak leke.

Sökülenmek : Sökülmek (çorap vb.).

Sökülü : Ayaklarında ak leke bulunan hayvan : Bu at sekilidir.

Sökülüş : Sökülme işi.

Söküm : Sökme işi. Pastırma yapımında, etlerin karkastan ayrılması işlemi. Kuvvetle yürüyüp gelme, sökün, çıkış tarzı.

Sökümet : Sökme.

Sökün etmek : 1.Birdenbire görünüp arkası kesilmeden gelmek : Gelinciler sökün etmiş geliyorlar. 2.Çözülmek. İnsan ya da hayvan topluluğu birden gelmeye başlamak, uzaktan görünmek. Su ve benzerleri birden hızla atmaya başlamak.

Sökündüzü : Diyarbakır şehrinde, Ergani ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

Sökürge : Hayvanları yürütmek için dürtmekte kullanılan sopanın ucundaki demir.

Söküş : Sökme işi.

Söküt itmek : Susmak, kaçıp gitmek.

Sökütmek : 1.Çıkarmak : Koyunları ahırdan söküt. 2.Yerinden oynatmak, çıkarmak, sökmek. Başladıktan sonra arkası kesilmeden getirmek, başından sonuna kadar sırasıyla söylemek.

Sökü otu : Baklagillerden, kumlu topraklarda yetişen bir bitki (Ornithopus).

Sökük : Sökülmüş. Dikişi sökülmüş.

Sökükçü : Sökük dikip yama yapan kimse.

 

Sökülme : Sökülmek işi.

Sökülmek : Sökme işine konu olmak. Parayı istemeyerek vermek, harcamak.

Sökün : "Birçok kişi veya şey birbiri ardından gelmek, görünmek" anlamlarına gelen sökün etmek birleşik fiilinde geçer.

Sökün avı : Kuşların, özellikle kekliklerin göç zamanı yapılmış olan av.

Söküntü : Sökülen şeyin parçası. Ağaçlık yerden açılan tarla.

Diğer dillerde Sökme giderleri anlamı nedir?

İngilizce'de Sökme giderleri ne demek ? : take-down expenses