Tares türkçesi Tares nedir
Tares ile ilgili cümleler
English: Thousands of hectares of tropical rainforest are being lost every day.
Turkish: Her gün binlerce hektar tropikal yağmur ormanı kaybediliyor.
English: You see, I've got only these two castles, one hundred hectares of land, six cars, four hundreds heads of cattle and twenty racer horses...
Turkish: Bakın, benim sahip olduklarım sadece bu iki kale, yüz hektar arazi, altı araba, dört yüz baş sığır ve yirmi koşu atı...
English: Antares is a red star.
Turkish: Antares kırmızı bir yıldızdır.
Tares ingilizcede ne demek, Tares nerede nasıl kullanılır?
Antares : Akrep yüreği.
Centares : Metrekare.
Hectares : 10.000 metrekare. Hektar.
Outstares : Bakışlarıyla altetmek. Alt etmek. Üstesinden gelmek. Yenmek.
Stares : Gözünü dikmek. Gözlerini dikip bakmak. Boş boş bakmak. Belermek. Uzun uzun bakmak. Gözü dalmak. Dik dik bakmak. Boşluğa bakmak. Gözlerini dikmek. Hayretle bakmak.
Tare and bret : Dara ile birlikte ağırlık.
Tare : Dava. Burçak. Darasını düşmek. Dara. Darasını almak. Delice. Acımık. Ambalaj kabının ağırlığı.
Centare : Metrekare.
Verrugas plantares : Plantar siğiller. Plantar yumurlar. Verruga plantarları.
Deduct tare : Darasını düşmek.
İngilizce Tares Türkçe anlamı, Tares eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Tares ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Balmily : Sıcacık bir şekilde. Çlıgınca. Hoş bir şekilde. Yumuşak bir şekilde. Huzur verici bir şekilde. Sıcacık ve hoş bir şekilde. Huzur veren bir şekilde.
Vetch : Baklagillerden, taneleri hayvan yemi olarak kullanılan, ham protein ve lizin bakımından zengin, metiyonin bakımından fakir, yapısında visiyanin glikozidi içeren, metiyonin bakımından fakir, içerdiği tanenler nedeniyle kabızlık yapabilen, kanavanin, tiripsin inhibitorü gibi antibesleme faktörü taşıyan yıllık bir yem bitkisi, burçak otu. Burçak otu.
Cockle : Kırışmak. Buruşmak. Kırıştırmak. Küçük sandal. Tarak kabuğu. Dalgalandırmak. Bir tür midye. Kabuk (midye vb.). Küçük kayık.
Accusation : İddianame. Suçlama. İtham etme. Sav belgesi. İtham.
Vetches : Karaburçak. Fiğ. Bakla.
Bughouse : Tımarhane. Acayip. Akıl hastanesi. Akılsız.
Law suit : Hukuk davası. Bir kişinin başka bir kişiye karşı açtığı mahkeme davası.
Counterweights : Abra. Dengeleyen ağırlık. Mukabil ağırlık. Karşı ağırlık. Denk. Balans ağırlığı. Kontrpua. Karşıağırlık. Denge yapması için kullanılan ağırlık.
Syrian scabious : Dipsaraceae familyasından 100 cm kadar boylanabilen, bir yıllık, otsu, tohumları bazı yörelerimizde ezilip un edilerek ekmek hamuruna tat vermek için katılan bir bitki. belemir. Pelemir.
Skeletal muscle : Çizgili kas. İskelet kası. Kemiği hareket ettirmek için kemiğin iki ucuna bağlı olan kas. İstemli, çizgili kas. İskelet kas.
Tares synonyms : teres minor muscle, musculus teres major, teres major, teres muscle, musculus teres minor, teres major muscle, teres minor, counterpoise, vetching, buggier, deliriously, assertions, cockled, taring, shoulder, tare, striated muscle, instances, case, bughouses, buggiest, buggy, allow for tare, actions, equaliser, cause, equalizer, instance, crazily, ryegrass, buggies, frenzied, berserks.

Bu kısımda Tares kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Tares ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Tares anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Tares ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.