Teci nedir, Teci ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Ne olduğu bilinmeyen kişi.

Teci ile ilgili Atasözü veya Deyim

tecil etmek : ertelemek.

Teci anlamı, tanımı

Birleşik tecim durumu : İki ya da daha çoktecimsel kuruluşlara ilişkin durumların bir dengelem ve kâr-zarar çizelgesinde gösterilerek incelenmesinden ortaya çıkan tecim durumu

Birlik ülkesinde temelli yapım ya da tecim kuruluşu : Üretim ve tecim yapmak üzere gerçek ve güvenilir niyetle kurulmuş işletme.

Cinsellik tecimi : Özellikle yığın iletişim araçları yoluyla, özel kazanç sağlamak için insanların cinsel içgüdülerinin kötüye kullanılması.

Din tecimi : Özel kazanç ya da siyasal güç elde etme ereğiyle, özellikle yığın bildirişim araçlarından yararlanarak, insanların dinsel inançlarını kötüye kullanma işi.

Düzgeçiş tecimi : Bir ülkenin, düzgeçiş mal giriş ve çıkışlarına ilişkin toplam tecimi.

Gecekondu tecimciliği : Çabuk kazanç elde etmek amacıyla niteliksiz gereç ve işçilikie yapılan konut vurgunculuğu.

Geçiş tecimi : İki ülke arasında, üçüncü bir ülke üzerinden geçerek yapılan tecim.

Gerici tecim görevlisi : Tecimciler adına ve sayışımına gezerek mal satan ya da mal verme işlemi kabul eden kişi.

Gözyaşı tecimi : Özel kazanç sağlama ereğiyle, özellikle yığın iletişim araçları yoluyla insanların acıma duygularının kötüye kullanılması.

 

İç tecim : [Bakınız: iç ticaret]. Ülke içi sataklarda yapılan tecim.

İç tecim bildirgesi : Gümrük vergisi ile ilişkisi olmayan ve yurt içinde yapılan tecim malları için düzenlenen bildirge.

Kısa süreli tecimsel belgit : Buyruklusuna yazılı kısa önelli belgit.

Kısıtlı tecim uygulaması : Bulgunun işletilmesi için verilen özel izinde, tecimle ilgili kimi sınırlamaların yapılması.

Özel tecim : Değişik biçimli tecimsel bir kuruluş.

Sınır tecimi : Coğrafya durumu ya da sınırın iki yanında yaşayan halkın gereksemeleri için yapılan alışveriş; bu nedenle konulan özel gümrük yöntem ve kuralları.

Tecik : Tane, tanecik: Evde kaç tecik varsınız?.

Tecim açığı : Bir ülkenin belirli bir dönem içinde dışardan getirttiği mal değerinin yurt içinden diğer ülkelere gönderdiği mal değerinden daha yüksek olması.

Tecim adı : Bir tecimenin tecim işlerinde kullandığı ve ticaret odasına yazdırmak zorunda bulunduğu ad (Marka olarak yazılabileceği gibi marka gibi de korunur). Tecim kurumu adı. Ortaklıkların tecimsel işlerde konularına göre kullandıkları tek ya da birleşik ad.

Tecim alışverişleri : Tecimsel nesneler mal alım ve satımı.

Tecim anlaşmaları : Uluslararası tecimi düzenlemek ve uygulamak amacıyla yapılan yazılı anlaşmalar.

Tecim bağıtları : Tecim hakkı alanında karşıtlar arasında geçerli olan bağıtlar.

Tecim bakanlığı : Ülkenin yurt içinde ve dış ülkelerde uygulayacağı tecimsel işlemleri düzenlemekle görevli bakanlık.

Tecim bankası : Genellikle müşterileri sayışımına gereken paraları almak ve ödemeler yapmak, saygınlık sağlamak ve kolaylık göstermek amacıyla kurulan ve çalışan bankalar.

 

Tecim belgitleri : Belirli bir paranın ödenmesi sözünü ya da buyruğunu ve kısa bir süreyi kapsamak üzere düzenlenen tecim belgitlerinin tümü.

Tecim bilgisi : Tecime ilişkin bilgiler. Tecimsel yeteneklik.

Tecim bilimi : Tecim konularını kapsayan bilim dalı.

Tecim birliği : Çeşitli tecim dallarıyla uğraşan kişilerin aralarında kurdukları birlik, topluluk.

Tecim birlikleri : [Bakınız: ticaret birlikleri]. Çeşitli tecimsel kuruluşların kazançlarını çoğaltmak ya da başka kuruluşlara karşı tutunabilmek gibi ereklerle aralarında sağladıkları dayanışma birliği. Aynı kol ya da dalda çalışan tecimsel yapımcıların, yapımların sınırlanması, küçük, büyük girişimlerin aynı düzeye getirilmesi, büyük yapımcıların küçüklerin ardlarına takılması gibi çeşitli nedenlere baş vurularak ve çoğunlukla tüketimcinin ya da diğer bir sanayi dalının zararına olarak kendi birleşik yararlarını korumak amacıyla (konsorsiyum, sendika, tröst) gibi çeşitli adlarla meydana getirdikleri birleşimler.

Tecim borcu : Tecimsel alış verişlerden ortaya çıkan borç.

Tecim borsası : Aşlık, tahıl, toprak ürünleri, her çeşit tecim mallarının hükümet denetimi altında alınıp satıldığı yer.

Tecim böigesi : Bir bölgenin ekonomik bakımdan bağımlı bulunduğu en yakın tecim alanı.

Tecim bölgesi : Bir kentin, daha çok ya da yalnız tecimsel etkinliklerinin yerine getirildiği ve özyapısının buna uygun olarak yönetmeliklerle belirtilip düzentasarda gösterildiği kesimi.

Tecim bunalımı : Tecimsel alanda ortaya çıkan işsizlik, bunalım.

Tecim dalı : Tecim kolunun bir dalı.

Tecim davası : Tecimsel anlaşmazlıklardan doğan davalar.

Tecim denemeleri : Tecim evreninde uzun süreli görgülerle sağlanan bilim.

Tecim dengelemi : Belirli bir dönem sonunda tecim işleri düzenini gösteren dengelem.

Tecim dengesi : Bir ülkenin mal giriş ve çıkışları arasındaki denge. Bir ülkenin dış ülkelere gönderdiği mal değeri ile dış ülkelerden yurt içine getirttiği mallar değerinin birbirine eşit, dengede olması.

Tecim durumu : Tecimin içinde bulunduğu durum.

Tecim engelleri : Gümrük vergilerinin arttırılması, dış ülkelerden satın alınacak malların sınırlandırılması ve benzeri engeller.

Tecim gelenekleri : Yanlar arasında bağıtlanan sözleşme ve yasasında açıklanmamış belirgin bir durumda olmayan konularda uyulan tecimsel temeller.

Tecim gemileri : Devlet ya da özel kişilerce işletilen ve tecimsel olaylar için kullanılan gemiler.

Tecim giderleri : Satak ve yapım tümdeğerinden ayrı olarak bir tecimi uygulamada gerçekleşen giderler, yönetim giderleri.

Tecim girişimi : Türlü biçimde ekonomik çalışmayı amaç edinen tüzel kişilik.

Tecim hakları : Tecimevi, tecim adı ve benzeri haklar.

Tecim işlemleri : Tecimevi, yapımevi, üretim yeri ve benzeri tecimsel nitelikteki iş yerlerine ilişkin tüm işlemler.

Tecim kazançları : Gerçek ve tüzel kişilerin uğraşıları olan tecim işleri nedeniyle yurtta bir takvim yılı içinde sağladıkları kazançlar.

Tecim kenti : Başat ekonomik etkinliği tecim olan, öteki işlevleri daha az önem taşıyan kent.

Tecim koşulları : Bir ülkenin dış tecimini uygulamada dayanabileceği ekonomik koşullar.

Tecim kuralları : Tecim konularını kapsayan yasalar, tüzük ve yönetmelikler.

Tecim kütüğü : Tecim evlerine ilişkin bilgileri kapsayan bunların ne gibi işlerle uğraştıklarını, tecim adlarını, anamallarının niceliğini ve benzeri özelliklerini gösteren ve yargı yerinin buyruğu altında bulunan yazılımlar.

Tecim malı : Tecim alanında sürümde bulunan malların çeşidi.

Tecim markası : Tecimde kullanılan damga, işaret. Resim ya da sözcükle yapılan ve bir anlam kapsayan marka.

Tecim mektubu : Tecimsel işler nedeniyle düzenlenen yazılımlar.

Tecim odası : [Bakınız: odalar birliği]. Genel olarak tecimi ve yapım çalışmalarını korumak, gelişimleri olanaklarını araştırmak ve bu yönde hükümete düşüncelerini bildirmek amacıyla kurulmuş tüzel kişiliği bulunan ve kamu yararına çalışan örgüt.

Tecim ortaklığı : Tecim işlemlerinin uygulanabilmesi amacıyla tecim yasasına göre kurulan ortaklıklar.

Tecim ödentileri : Yasalarda ve sözleşmelerde yargıya bağlanmamış ve açıkça belirtilmemiş durumlarda, geçerli tecim geleneklerine dayanan ödentiler.

Tecim özeği : Kentlerde, her türlü tecimevinin ve bunların yardımcısı olan banka, güvence, tanıtma, ulaştırma ortaklıkları gibi kuruluşların toplandığı bölge. Bir kentin tecim etkinliklerinin en yoğun olduğu, önemli tecimsel kuruluşlarının toplandığı kesimi.

Tecim özgürlüğü : Tecim işlemlerinin sınırlandırılmaksızın özgürlükle yapılması.

Tecim saycası : Tecimsel işlerde kullanılan kısa süreli saycalar.

Tecim simgesi : Tecim eşyası ve malını yapan kişi ya da işletmenin adını derleyen sözcüklerin ilk harfleri bir araya getirilerek yapılan adlama. (Makine ve Kimya Endüstrisi (MKE), Ali, Hamit ve Kemal'in kurdukları tecim ortaklığına (AHK) demeleri gibi).

Tecim siyasası : Bir ülkenin uyguladığı tecimsel ve yapımsal siyasa.

Tecim sözleşmesi : Tecime ilişkin bir uygulamanın temel ve dallarını kapsamak üzere ilgililer arasında düzenlenen yazılı anlaşma.

Tecim tekeli : Belirli bir ülke ya da bir alanda tecim yapmak amacıyla kamu yönetimince özel girişime verilen izin.

Tecim tiyatrosu : Sanat tiyatrosunun tam karşısında ve amacı para kazanmak olan tiyatro. Eğlendirici, hafif yapıtlar sahneye getirilen bu tiyatroda amaç sanattan çok para kazanmaktır. Sanat tiyatrosuna aykırı bir tiyatro türü. Amacı, eğitim yerine yalnızca kazançtır. Bunun için de oynadıkları yapıtların sanat bakımından bir değeri yoktur. Ancak eğlendirici, hafif yapıtlar sahneye konur. Paris'de Bulvar Tiyatrosu, New York'ta: Broadway Tiyatrosu tipik örneklerdir.

Tecim tüzesi : Tecimcilere ve tecimsel kuruluşlara ilişkin tüzenin özel bir dalı.

Tecim ve yapım markaları : Tecimenlerin ya da yapımcıların mallar üzerine koydukları markalar.

Tecim ve yapım odası : Tecim bakanlığınca tüzel kişiliği kapsamak üzere kurulan tecim ve yapım işlerinin gereğince verimli bir düzende geliştirilmesi amacıyla çalışan kamu örgütü.

Tecim yargı yöntemi : Tecim yargı yerlerinde uygulanan yöntem.

Tecim yargıcı : Tecime ilişkin anlaşmazlıkları yasalara göre çözümleyen yargıç.

Tecim yargılığı : Tecim konuları ve anlaşmazlıklarına bakan ve bunları yasalarına göre çözümleyen yargı yeri.

Tecim yasakları : Tecimde uygulanılması yasaklanan işlemler.

Tecim yasası : Tecim haklarını ve özelliklerini kapsayan yasa.

Tecim yayıncası : Kısa ve süreli olarak yayınlanan ve genellikle tecime ilişkin bilgi ve haberleri kapsayan yayınca.

Tecim yazılıkları : Tecim işleriyle uğraşanların tecim yasasına göre tutmakla zorunlu bulundukları yazılıklar.

Tecim yazışmaları : Tecim evreninde uygulanan geleneksel yazışma biçimleri.

Tecim yıllığı : Yılda bir kez yayınlanan ve tecime ilişkin konuları kapsayan yapıt.

Tecimde kullanma : Markayı kullanmadan hakkın doğuşu için, o markanın tecim işlerinde kullanılmış olması koşulu.

Tecimdışı dağıtım : Herhangi bir filmin tecimsel amaç dışında, sinema derneklerinde, okullarda, özel gösterimlerde oynatılmak amacıyla sürülmesi.

Tecimdışı dağıtım hakkı : Bir dağıtımcıya herhangi bir filmin tecimdışı dağıtımını sağlayan hak.

Tecimdışı film : Tecimsel sinemaların gerekleri, izleyicinin düzeyi gözetilmeksizin çevrilmiş film. Tecim amacıyla değil salt sanat amacıyla çevrilmiş, deneysel nitelikte film. Bu amaçla çevrilmediği halde bu özellikleri taşıyan film.

Tecimek : Tutumlu olmak, para biriktirmek.

Tecimen dalları : Tecimcilerin vergi yöntemi yasasında belirtilen temel koşullara göre. ve. kertede tecimci olarak bölümlendirilmeleri.

Tecimen görevlisi : Bir tecim kuruluşunun uğraşı yeri dışındaki işlemlerini uygulamak ve kuruluş adına mal satmak, paralarını toplamak karşılığında gerekirse alındı vermek ve borç sürelerini uzatmakta kendisine yetki verilen kişi.

Tecimer : Tüccar.

Tecimevi adı : Tecimcinin tecimsel işlemlerinde kullanmağa zorunlu olduğu ad.

Tecimi sınırlandırma : Eser saptamı, tekel meydana getirerek yarışımı ortadan kaldırma.

Tecimillet : Eğitilmemiş, ahlaksız : Şu çocuk çok tecimillettir.

Tecimsel : Ticaret ile ilgili, ticarete ait. Tecim ile bağımlı, tecime ilişkin işlemler.

Tecimsel alışkılar : Tecim alanındaki çeşitli uygulamalar nedeniyle gerçekleşen ve kökleşen alışkılar.

Tecimsel araç : Para kazanmak amacıyla yolcu ya da yük taşıyan motorlu araç.

Tecimsel belgitli öndelik : Başkalarına aktarımı, çevirimi yapılabilen tecimsel borç, alacak belgitlerinin, bankalara verilmesiyle sağlanan öndelik ödemeler. Dayanakları tecimsel belgitler olan ve bankalarca öndelikle yapılan ödemeler.

Tecimsel değer : Bir malın tecimsel değeri, saygınlığı.

Tecimsel duyuru : Tecimsel bir malı, bir nesneyi halka tanıtmak, beğendirmek ve böylelikle sürümünü sağlamak için söz, yazı ya da resimle yapılan her türlü çaba.

Tecimsel film : Tecimsel sinemalarda oynatılmak üzere gerçekleştirilmiş, bu sinemaların gereklerini ve izleyicinin durumunu göz önünde bulunduran film. (Kötü anlamda) Başarısız, kazançtan başka amaç gütmeyen kötü film.

Tecimsel indirim : Belgitin yazılı ederi üzerinden yapılan indirim.

Tecimsel işletme tutusu : Tecim ya da tecimci ve yapımcı kütüğünde yazılı tecimsel işletme üzerine konulan tutu.

Tecimsel kaynakça : Tecim amacıyla hazırlanmış kaynakça.

Tecimsel örtü : Havaya açık uygulamalar için yapılan örtülerin genel adı.

Tecimsel sinema : Kazanç amacıyla kurulmuş, belli bir para karşılığı izleyiciye film gösteren sinema. Özel sinema karşıtı.

Tecimsel sinema alıcısı : Uğraşman sinemacıların kullandığı, geliştirilmiş ve çapraşık yapılı alıcı çeşidi.

Tecimsel televizyon : Kamu kuruluşu niteliği taşımayan, kazanç amacıyla çalışan, elden geldiğince geniş izleyici yığınına ulaşabilecek niteklikte izlenceler yayınlayan, genellikle tanıtı geliriyle beslenen özel girişim televizyonu.

Tecimsel temsil : Bir kişice verilen tecimsel yetki ile bir başkasının o kişi adına ve sayışımına işlemler yapması, sözleşme ve bağıtlamalara imza koyması.

Tecimsel tutu sözleşmesi : Tecimsel işletmenin yazılı bulunduğu kütük çevresindeki noterce, iki tarafın isteğine göre tecimsel işletme tutusu için düzenlenen sözleşme.

Tecimselleşme : Herhangi bir etkinliğin özel kazanç ereğiyle yürütülmesi, başka değer ölçülerinin ve ereklerin göz önünde bulundurulmaması.

Tecimyer : Bir kuruluşa bağlı olmaksızın sözleşmeye dayanarak belirli bir yerde ya da bölge içinde, sürekli olarak bir tecimevi ya da işletmeyi ilgilendiren bağıtlarda aracılık etmeyi, bunları o işletme adına yapmayı kendisine iş edinen kişi.

Tecimyer sözleşmesi : Tecimyere yetki veren ve tecimen ile tecimyer arasında bağıtlanan sözleşme.

Tecimyerlik : Tecimyerlerin çalıştıkları yerlerinin, ücret paylarının ya da genel olarak yapmış oldukları işlemlerinin tümü.

Tecinlik : Yokluk, sıkıntı, darlık : Çok şükür şimdiye kadar bir tecinlik çekmedim.

Tecir : Sürü hayvanlarının alım satımını yapan kimse. Sergen, raf. Hayvan alıp satan kimse. Arapça kökenli tâcir: tacir; belli bir yere bağlı olmayan tüccar. Tacir, tüccar.

Tecirli : Malatya şehrinde, Yazıhan belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.

Teciz : Arapça kökenli ta'ciz: taciz.

Tecizat : Teçhizat.

Toplu tecim yeri : Tecimin toplu olarak yapıldığı yer.

Uluslararası tecim : Ülkeler arası alanda yapılan mal giriş ve çıkışları ile bunların düzgeçişlerine ilişkin tecim. a. bk. dıştecim. [Bakınız: dış ticaret].

Uluslararası tecim odası : [Bakınız: uluslararası ticaret odası]. Uluslararası tecim işlerini düzenlemek amacıyla kurulmuş örgüt.

Uluslararası tecim türesi : Terimsel alışverişleri nedeniyle uluslar ve devletlerarası ilişkileri düzenleyen türe kuralları.

Tecil : Erteleme.

Tecim : Ticaret.

Tecimen : Tacir, tüccar.

Tecimevi : Ticarethane.

Diğer dillerde Techniscope anlamı nedir?

İngilizce'de Techniscope ne demek ? : techniscope