The right thing to do türkçesi The right thing to do nedir

  • Yapılacak doğru şey.
  • Yapılması gereken doğru hareket.

The right thing to do ile ilgili cümleler

English: At the time, it seemed like the right thing to do.
Turkish: O zaman, o, yapacak doğru şey gibi görünüyordu.

English: Ali knew it was the right thing to do.
Turkish: Ali bunun yapacak doğru şey olduğunu biliyordu.

English: Ali doesn't think that would be the right thing to do.
Turkish: Ali onun yapacak doğru şey olduğunu sanmıyor.

English: I don't know if this is the right thing to do or not.
Turkish: Bunun yapacak doğru şey olup olmadığını bilmiyorum.

English: I know it's the right thing to do.
Turkish: Bunun yapmak için doğru şey olduğunu biliyorum.

The right thing to do ingilizcede ne demek, The right thing to do nerede nasıl kullanılır?

The : Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belgili tanımlık. Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır.

Right : Cidden. Doğrudan doğruya. Çeki düzen vermek. Telafi etmek. Düzgün. Sağ. Haklı. Dosdoğru. Gayet. Sağa.

Thing : Konu. Kimse. Şey. Gerekli şey. Kişi. Yaratık. İhtiyaç. Obje. Olay. Canlı.

To : Ya. -mek -mak (mastar). İla. -e kadar. İle. Ye. Oranla. Göre. -e göre. E doğru.

 

Do : Yapmak. Gezmek. Uymak. Neden olmak. Tamamlamak. Davranmak. Başarmak. Düzeltmek. Rolünü üstlenmek. Temizlemek.

The right side : Kumaşın ön yüzü. Sağ kenar. Kumaş yüzü.

Foolish thing to do : Bilinçsiz hareket. Aptalca davranış. Aptalca hareket.

Add to document : Belgeye ekle.

The right reverend : Çok muhterem (piskoposun isminden önce kullanılan unvan).

Nasty thing to do : Adi davranış. Yapılması çirkin olan bir şey. Kötülük.