Thrusting türkçesi Thrusting nedir

Thrusting ingilizcede ne demek, Thrusting nerede nasıl kullanılır?

Thrust aside : Kenara itmek.

Thrust at : Saplamak.

Thrust at someone : Kılıçla hamlede bulunmak.

Thrust bearing : Dip yatağı. Sürtünmeyi yenme. Taşıyıcı yatak. Gezinti yatağı. Ayar pulu. Basınç yatağı. Yan gezinti ayı. Eksenel yatak. Baskı yatağı.

Thrust chamber : Yanma odası. İtme veya itici güç odası (roketlerde). Çekiş odası.

Thrust washer : Baskı pulu. Baskı rondelası. Eksenel yatak pulu. Eksenel gezinti pulu. Süspansiyon baskı pulu. Sırast pulu. Taşıyıcı parça. İki hareket eden parça arasına yerleştirilen metal disk. (mekanik) itici pul. Boşluk ayar pulu.

Thrust oneself forward : Kendini öne çıkarmak.

Thrust out : Dışarı itmek.

Thrust oneself into : Davetsiz gelmek. Kendini zorla kabul ettirmeye çalışmak.

Thrust in : Araya sokmak (laf).

İngilizce Thrusting Türkçe anlamı, Thrusting eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Thrusting ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Prick : Sivri bir şeyi -e batırmak. İğne ya da batma acısı duymak. Silahla vurmak. Delme. Sokmak. Sokma. Küçük keskin acı. İğne. Delmek. Zımbalamak.

Assailer : Eleştirici. Dil uzatan.

Poking : Kurcalamak. Şişleme. Aramak. Dürtmek. Dürtüklemek. Karıştırmak. İtelemek. Araştırmak. Sokmak.

 

Attacker : Hücum oyuncusu. Saldıran kişi.

Feistiest : Heyecanlı. Cesur. Enerjik. Asabi.

Attackers : Hücum oyuncusu. Saldıran kişi.

Immersion : Bir gökcisminin başka bir gökcisminin gölgesine girmesi. Dalma. Uzay, veterinerlik alanlarında kullanılır. Suya daldırma. Batma. Gölgeye girme. Daldırma. Batırılma. Bir katılımlı gözlemde gözlemcinin duruma ya da olaya, onu yaşayan bireylerden ayrılmayacak biçimde katılması ya da bir topluluk üyelerinin yaşamını paylaşması. Tamözdeşim.

High handed : Aceleci. Despot. Kibirli. Keyfe göre hüküm veren. Baskıcı. Zulmeden. Başkalarına söz hakkı vermeyen. Keyfi.

Jabs : İtme. İtmek. Saplamak. Saplama. Yumruk. İğne. Şırınga. Dürtmek. Batırmak.

Thrusting synonyms : agressive, thrust, gesture, feistier, assailers, submergence, dipping, highhanded, assaulters, defaming, sinking, aggressive, aggressors, assaultive, belligerent, assailant, poke, assailants, assaulter, immersing, get tough, jabbing, aggressor, sticking, confrontational, feisty, jab, befoulment, immersions, embedding, dippings, submergences, ruin.

Thrusting ingilizce tanımı, definition of Thrusting

Thrusting kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The act of pushing with force.