Poking türkçesi Poking nedir

Poking ile ilgili cümleler

English: My mother is always poking her nose into my private life.
Turkish: Annem her zaman benim özel hayatıma burnunu sokuyor.

English: Stop poking me.
Turkish: Beni dürtmeyi kes.

English: My father is always poking his nose into my private life.
Turkish: Babam her zaman burnunu özel hayatıma sokuyor.

Poking ingilizcede ne demek, Poking nerede nasıl kullanılır?

Spoking : Yansıma. Yansıma (radar).

Pokiness : Darlık.

Adipokinetic hormone : Adipokinetik hormon. Lipotropik hormon.

Hypokinesis : Konuşma. Uyuşukluk. Anormal derecede hareketlilik düşüklüğü (tıp veya medikal terimi). Düşünme ve davranışlarda belirgin yavaşlama. Hipokinezi.

Pokier : Rahatsız. Dar. Önemsiz. Delirtecek kadar yavaş. Uyuşuk. Avuç içi kadar. Kodese tıkılmış. Cansız. Adi. Daracık.

Poker : Ocak veya soba demiri veya maşası. Ateş süngüsü. Süngü. Ölçer. Ateş demiri. Demir çubuk. Köseği. Ocak demiri. Gelberi. Poker.

Poke fun at : Dalga geçmek. Tiye almak. Birine takılmak (şaka). Alay etmek. Kafa bulmak. Bir kimse ile alay etmek. İle alay etmek. Dalgaya almak.

Poke along : Ayak sürümek. Ağır davranmak. Aylak aylak dolaşmak.

Poke : Karıştırmak. Çıkarmak. Sokmak. Kurcalamak. Yavaş gitmek. Dürterek sokmak. Saplamak. Dürtmek. Parmak baston vb ile dürtmek. Dürtüklemek.

 

Poke out of : Çıkmak.

İngilizce Poking Türkçe anlamı, Poking eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Poking ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Monkeyed : Yumurcak. Canavar. Şahmerdan. Oynamak. Tokmak. Maymun. Koçbaşı. Cezaevi görevlisi.

Dial : Tuşlamak. Telefon çevirmek. Numara çevirmek. Telefon etmek. Aramak (telefon). (telefon) numaraları çevirmek. Göstermek. Telefon numarası çevirmek.

Egg : Damarına basmak. Torpido. Yumurta atmak. Taslak. Teşvik etmek. Bomba. Kışkırtmak. Genellikle yuvarlak şekilli, dişi eşey organında mayoz bölünmeleri sonucu teşekkül eden haploit kromozom sayılı, erkek eşey hücresi ile birleşerek zigotu meydana getiren, büyük, hareketsiz, bir hücre. ovum. Tahrik etmek.

Adulterating : Seyreltmek. Saflığını bozmak. Hileli. Değerini düşürmek. Karışık. Hile katmak. Yabancı madde katmak. Yabancı madde karıştırarak. Bozmak.

Eggler : Taslak. Yumurta. Tahrik etmek. Yumurta atmak. Kışkırtmak. Damarına basmak. Torpido. Teşvik etmek.

Dials : (telefon) numaraları çevirmek. Tuşlamak. Telefon etmek. Telefon numaralarını çevirmek. Göstermek. Numara çevirmek. Telefon çevirmek. Aramak (telefon). Telefonla aramak.

Rodding : Çubuklama. Çubukla destekleme. Betonu şişleme. Şişleyerek boru temizleme. Sisleyerek boru temizleme.

Pricking : İğneleyici. Zımbalama. Delme. İğnelenme.

Case : Eğitim, gramer, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Kutu. Valiz. Kılıf. Hasta. Vaka. Hal. Hukuksal olay. Kasa. Kutulamak.

 

Poking synonyms : be on the lookout fo, gesture, engraft, goad, ginger, call on, be on the look out for, embed, drag, monkey with, fiddle with, goaded, forage, drag up, poke, bites, jostles, irritates, poked, broaching, analyzed, engrafts, monkeys, check up on, tamping, chase after, delves, meddle with, churn, spitting, pokes, dig into, engrafted.

Poking ingilizce tanımı, definition of Poking

Poking kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Drudging. Servile.