Pokier türkçesi Pokier nedir

Pokier ingilizcede ne demek, Pokier nerede nasıl kullanılır?

Pokies : Kumar makineleri.

Pokiest : Küçük. Önemsiz. Delirtecek kadar yavaş. Kılıksız. Kodese tıkılmış. Cansız. Daracık. Sıkıcı. Adi. Uyuşuk.

Pokiness : Darlık.

Poking : Karıştırmak. Şişleme. İtelemek. Sokmak. Aramak. Dürtmek. Kurcalamak. Dürtüklemek. Araştırmak.

Adipokinetic hormone : Adipokinetik hormon. Lipotropik hormon.

Pokeberry : Şekerciboyası. Şekerciboyasının meyvesi.

Poker : Süngü. Şiş. Poker. Isıtma kazanında kömürün karıştırılmasını sağlıyan demir çubuk. Ocak veya soba demiri veya maşası. Gelberi. Köseği. Ateş süngüsü. Ölçer. Ocak süngüsü.

Hypokinesis : Konuşma. Düşünme ve davranışlarda belirgin yavaşlama. Uyuşukluk. Anormal derecede hareketlilik düşüklüğü (tıp veya medikal terimi). Hipokinezi.

Poke about : Bir yerde bir şeyi aramak veya merakını gidermek için etrafı karıştırmak. El yordamıyla aramak. El yordamıyla aranmak. Kolaçan etmek. Aramak. Araştırmak. Oraya buraya bakınmak. Bakınmak. Burnunu sokmak.

Poke fun at : Dalgaya almak. Bir kimse ile alay etmek. Dalga geçmek. Birine takılmak (şaka). Alay etmek. Tiye almak. Kafa bulmak. İle alay etmek.

 

İngilizce Pokier Türkçe anlamı, Pokier eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Pokier ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Down heels : Pejmürde.

Anemic : Kansız, soluk, anemiyle belirgin, anemiden etkilenen veya anemiye ait olan. Beti benzi kaçmış. Durgun. Mecalsiz. Kansız. Solgun. Beti benzi atmış. Şevksiz. Sönük.

Boxy : Kutu gibi (oda, yer vb).

Biddies : Ev idarecisi. Ev işlerini yapan kimse. Evi yöneten kimse. Bit. Ufak. Tavuk. Çok konuşan kadın. Geveze kadın (argo terim). Saç paraziti.

Constricted : Sıkıştıran. Kısıtlı. Sıkışık. Kıt. Sıkılmış. Daralmış.

Austere : Ciddi. Özdenetimli. Katı. Süssüz. Sade. Yalın. Güç. Çetin zor.

Backburner : İkinci derecede olan.

Very narrow : Çok dar. Dapdaracık.

Persuasiveness : İnandırıcılık. İkna edicilik. İkna edici olma. İkna edebilme gücü. İkna yeteneği.

Biddy : Ev işlerini yapan kimse. Evi yöneten kimse. Ev idarecisi. Tavuk. Bit. Ufak. Yaşlı kadın. Saç paraziti. Çok konuşan kadın.

Pokier synonyms : throttlehold, legal power, chokehold, bitsy, poky, drowsy, campiest, emptier, slinkier, campier, bit, baldest, snugging, disposal, detrited, jurisdiction, effectualness, coarse, bovine, down the heels, benumbed, dowdyish, inert, cairn terrier, influence, down at heel, repellent, harried, effectiveness, dronish, indolent, dinkier, illest.

Pokier zıt anlamlı kelimeler, Pokier kelime anlamı

Powerlessness : Güçsüzlük. Kuvvetsizlik.

Powerful : Keskin. Etkili. Güçlü. Muhteşem. Kudretli. Kuvvetli. Nüfuzlu. Ensesi kalın. Yetkili. Çok miktarda.

Powerless : Elinden bir şey gelmez. Kudretsiz. Güçsüz. Zebun. Nüfuzsuz. Yetersiz. Zayıf. Beceriksiz. Kuvvetsiz.

Pokier antonyms : uninterestingness, unpersuasiveness, uncreativeness, ineffectiveness, unable, inaptitude, stupidity, incapacity, inability.