Poke about türkçesi Poke about nedir

  • Araştırmak.
  • Aramak.
  • Oraya buraya bakınmak.
  • Kolaçan etmek.
  • Bakınmak.
  • El yordamıyla aramak.
  • Bir yerde bir şeyi aramak veya merakını gidermek için etrafı karıştırmak.
  • Burnunu sokmak.
  • El yordamıyla aranmak.

Poke about ile ilgili cümleler

English: He spoke about peace.
Turkish: Barış hakkında konuştu.

English: Father spoke about how important school will be for finding a job when I am older.
Turkish: Babam, büyüdüğümde bir iş bulmak için okulun ne kadar da önemli olacağı hakkında konuştu.

English: Kennedy spoke about the issue.
Turkish: Kennedy konu hakkında konuştu.

English: Ali never spoke about that.
Turkish: Ali o konuda hiç konuşmadı.

English: He's the boy we spoke about the other day.
Turkish: Geçenlerde konuştuğumuz çocuk odur.

Poke about ingilizcede ne demek, Poke about nerede nasıl kullanılır?

Poke : Aramak. Kurcalamak. Dürtmek. Dürtüklemek. Yavaş gitmek. Saplamak. Parmak baston vb ile dürtmek. Çıkarmak. Sokmak. Karıştırmak.

About : Sıralarda. Doğrusunda. İlgili. Hususunda. Devresinde. Şuraya buraya. Yanında. Geriye. Şuralarda. Etrafında.

Poke along : Ağır davranmak. Aylak aylak dolaşmak. Ayak sürümek.

Poke fun at : Alay etmek. Bir kimse ile alay etmek. Birine takılmak (şaka). İle alay etmek. Tiye almak. Dalgaya almak. Kafa bulmak. Dalga geçmek.

 

Poke out of : Çıkmak.

Pokeberry : Şekerciboyasının meyvesi. Şekerciboyası.

İngilizce Poke about Türkçe anlamı, Poke about eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Poke about ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Interferes : Engellemek. Girişmek. Yoluna çıkmak. Dokunmak. Müdahale etmek. Parazit yapmak. Çatışmak. Araya girmek. Karışmak.

Spy out : Gözlemek. Gözetlemek.

Delved : Arayıp taramak. Derinlemesine araştırmak. Kazmak. Bellemek. Altüst ederek aramak.

Analyze : Tahlil etmek. Analiz etmek. Tahlil yapmak. Psikanaliz tedavisi uygulamak. İncelemek. Tahlil etime, inceleme. Çözümleme. Analiz yapmak.

Check up : Check up yapmak. Soruşturmak. Gözden geçirmek. Muayene etmek. Tepeden tırnağa sağlık muayenesi yapmak. Kontrol etmek.

Comb out : Ayırmak. Arayıp taramak. Taramak. Ayıklamak. Temizlemek.

Comb : Arayıp taramak. Kaşağılamak. Taranmak. Tarak vurmak. İbik. Ayırmak. Tavukların başlarının üstünde genellikle kırmızı etli olan yapı. Taramak.

Butt in : Karışmak (birisine). Müdahale etmek. Maydanoz olmak. Kaş yapayım derken göz çıkarmak. Lafı kesmek. Araya girmek. Sözü kesmek. Bir konuşmayı ya da eylemi bölmek. (konuşmada) araya girmek.

Fumbled : Beceriksizce yapmak. Beceriksizce atak. El yordamıyle aramak. El yordamıyla yürümek. Yoklamak. Tutamayış. Topu düşürmek (oyunda). Becerememe. Bozmak.

Check up on : Soruşturmak. Analiz etmek. Kontrol etmek. Sorgulamak. Doğru olup olmadığını öğrenmeye çalışmak. Sorguya çekmek. Gözden geçirmek. Göz atmak.

Poke about synonyms : to ask for, chisel in, be on the lookout fo, ascertain, chase after, interfered, intermeddling, call on, analyzed, prowls, prowling, grabble, grope, cast about, look about, forage, prowled, analyse, fumble, analysed, analyzes, interloped, delve, check into, beat the bushes, interloping, beat about, gropes, cast around, chime in, barge in, interlope, be on the look out for.