Immersion türkçesi Immersion nedir

  • Dalma.
  • Tutulma.
  • Suya daldırma.
  • Gölgeye girme.
  • Daldırma.
  • Suya batırma.
  • İmmersiyon.
  • Batırma.
  • Tamözdeşim.
  • Batırılma.
  • Batma.
  • Uzay, veterinerlik alanlarında kullanılır.
  • Bir katılımlı gözlemde gözlemcinin duruma ya da olaya, onu yaşayan bireylerden ayrılmayacak biçimde katılması ya da bir topluluk üyelerinin yaşamını paylaşması.
  • Bir cismi su içine sokma; suya batırma. mikroskopla muayene esnasında lam üzerine-mikroskop merceğiyle lam arasındaki havayı uzaklaştırmak üzere sıvı damlatılması.
  • İmersiyon.
  • Bir gökcisminin başka bir gökcisminin gölgesine girmesi.

Immersion ingilizcede ne demek, Immersion nerede nasıl kullanılır?

Immersion acid cleaning : Daldırmayla asitli temizleme. Daldırmalı asitli temizleme.

Immersion alkaline cleaning : Daldırmalı alkalili temizleme. Daldırmayla alkalili temizleme.

Immersion coating : Daldırma örtü. Daldırmalı örtme.

Immersion controller : Duyarlı kısmı suya daldırılan denetim aygıtı. Daldırma denetici.

Immersion heater : Elektrikli su ısıtıcısı. Daldırma tip ısıtıcı. Daldırma ısıtıcı. Daldırmalı su ısıtıcısı. Daldırma tipi su ısıtıcısı. Isıtılacak suya daldırılacak şekilde tasarlanmış su ısıtıcısı. (britanya) su ısıtıcısı. Daldırma tipi ısıtıcı. Dalgıç ısıtıcı.

 

Immersion test : Daldırma denemesi. Daldırma testi.

Immersion roller : Daldırma valsi. Daldırma silindiri.

Immersion refractometer : Dalgıç refraktometre. Daldırma relraktometre.

Immersion system : Daldırma düzeneği.

Immersion proof : Su almaz. Su geçirmez. Su içinde sugeçirmez.

İngilizce Immersion Türkçe anlamı, Immersion eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Immersion ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Crick : Boyun tutulması. Kasılma. Vidalı kriko. Adale kasılması. Kriko.

Occultation : Gizleme. Örtülme. Okültasyon. Karartma. Bir gökcisminin başka bir gökcismi tarafından karartılması (astronomi). Gizlenme. Bir gökcisrminden gelen ışığın, bakış doğrultumuz ile bu cisim arasına giren başka bir gökcismi tarafından kesilmesi; bir yıldız ya da gezegenin ay tarafından örtülmesi.

Insolvency : Tasfiye. Gerçekleşmiş, süresi bitmiş, günü gelmiş bir borcu özdeksel durumunun yetersizliği yüzünden alacaklısına verememe. İflas. Güçsüzlük belgesi. Ödeme aczi. Borcunu ödeyememe. Ödeme güçsüzlüğü. Aciz hali. Aciz.

Submersions : Suya batma. Boylama. Submersiyon. Su baskını. Su altında kalma.

Absorption : İçine çekme. Bir özdeğin, bir ya da daha çok özdek, erke, kuvvet vb. özümleyerek başka biçim ya da türlere dönüştürmesi. bir ya da daha çok kuvvetin başka bir erke biçimine dönüşmesi. Soğurum. Canlı hücre ya da doku tarafından sıvının emilmesi. sindirilmiş besinlerin vücudun çeşitli bölgelerine taşınmak üzere, sindirim kanalının epitel hücreleri tarafından emilmesi. absorpsiyon. Vücuda alınan bir maddenin değişik mekanizmalarla doku veya hücre içerisine alınması, asimilasyon, soğurma, absorbsiyon, hlk. imtisas. ışınların madde tarafından tutulması. Bir cismin yüzüne doğru gelişen ya da yüzeyce yapılan soğurma olayı. Alma (dikkati veya enerjiyi veya zamanı veya parayı). Yutma (yutulma). Emme. Yüze soğurma.

 

Covering : Perde. Örtü. Kat. Tabaka. Kaplama. Deniz yüzünün yükselmesi ya da oluşum deyimleriyle, kıyıların ve karaların su altına girmesi. Sığınak. Kabuk.

Kink : Kıvrıklık. Halat. Acayiplik. İp dolaşması. Dolaşım. İp vb dolaşmak. Dolaştırmak. Dolaşmak (ip vb.). İlginçlik.

Befoulment : Lekeleme. Berbat etme. Kirletme.

Failures : Aksatma. Yapmama. Yokluk. Başarısızlık. Eksiklik. Tükenme. Bulunmama. Hayal kırıklığı. Sekte.

Dousing : Söndürmek. Üzerine su serpmek. Suya sokmak.

Immersion synonyms : jab, dipping, foundering, absorptions, ingrowth, layerings, sinkages, plunge, diving, sticking, engrossment, plunges, being held, jabs, contemplation, embedding, failure, popularity, dip, being saved, immersing, sinking, submerging, layering, setting, submergences, ingress, plunging, ingrowths, submersion, cricking, drowning, submergence.

Immersion zıt anlamlı kelimeler, Immersion kelime anlamı

Emersion : Gölgeden çıkma. Belirme. Kendisini çevreleyen şeyden (sudan tepelerden vs) sıyrılıp kendini gösterme. Bir gökcisminin başka bir gökcisminin, gölgesinden dışarı çıkması. Ortaya çıkma. Sudan çıkma.

Egress : Tutulmanın sonu (astronomi terimi). Belirme. Çıkış izni. Çıkış kapısı. Çıkış hakkı. Çıkar yol. Dışarı çıkma. Ağ çıkışı. Çıkmak. Çare.

Appearance : Bir nesnenin öze ilişkin olmayan ikincil özellikleri. Göze görünme. Dış görünüş. Belirme. Şemail. Kılık. Kılık kıyafet. Olay. Görünme. Zuhur.

Immersion ingilizce tanımı, definition of Immersion

Immersion kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A dipping. The act of immersing, or the state of being immersed. A sinking within a fluid. As, the immersion of Achilles in the Styx.