Tourists türkçesi Tourists nedir

Tourists ile ilgili cümleler

English: A great many tourists visit Kyoto in spring.
Turkish: Baharda pek çok turist Kyoto'yu ziyaret eder.

English: A number of tourists were injured in the accident.
Turkish: Kazada çok sayıda turist yaralandı.

English: A lot of tourists come here.
Turkish: Çok sayıda turist buraya gelir.

English: A lot of tourists invaded the island.
Turkish: Birçok turist adayı işgal etti.

English: Are there many tourists in Armenia?
Turkish: Ermenistan'da çok turist var mı?

Tourists ingilizcede ne demek, Tourists nerede nasıl kullanılır?

Tourist agency : Turist ajansı. Seyahat ofisi. Turizm ajansı. Seyahat acentası. Seyahat ajansı. Turizm acentesi.

Tourist attraction : Turist çekimi. Turistik atraksiyon. Turistleri cezbetmeye yönelik site. Ziyaretçi çeken her şey. Turist tatik köyü. Turizm merkezi.

Tourist attractions : Turist cazibe yerleri. Turistik yerler. Turist tatik köyü. Turist çekimi. Turistleri cezbetmeye yönelik site.

Tourist bureau : Turizm bürosu.

Tourist bus : Turist otobüsü. Turistleri özel tur ve programlara götüren otobüs.

Where is the tourist information office : Turizm danışma bürosu nerede.

Tourist film : Turizm filmi. Bir ülkenin turistik özelliklerini tanıtmak amacıyla çevrilmiş film. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

 

Tourist industry : Turist endüstrisi. Turist çekiminin geliştirilmesi. Bir ülkedeki turizmle ilgilenen dal. Otel ve tatil endüstrisi.

Tourist information office : Turizm danışma bürosu.

Tourist guide : Turist rehberi.

İngilizce Tourists Türkçe anlamı, Tourists eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Tourists ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Traveler : Pazarlamacı (ingiliz ingilizcesi). Yolcu. Seyyah. Seyahat eden kimse. Seyyar iskele. Gezmen. Transbordör. Satış temsilcisi (gezici). Seyahat eden. Gezgin.

Emmet : Karınca. Düzenli koloniler şeklinde yaşayan sosyal bir böcek. Nebraska eyaletinde yerleşim yeri. Wisconsin eyaletinde yerleşim yeri. Güney dakota eyaletinde yerleşim yeri.

Sightseers : Geziye çıkmış kimse. Gezgin.

Trippers : Tetik mekanizması. Sekerek yürüyen. Seyyah. Eğlence amaçlı geziye çıkmış kimse. Bantlı araba. Geziye çıkan kimse. Kastanyola. Sinyal çalıştırıcı boşaltma cihazı.

Dudes : Arkadaş. Gösteriş düşkünü. Dost. Dönme. Züppe. Şehirden gelen tatilci. Ahbap.

Traveller : Pazarlamacı (ingiliz ingilizcesi). Gezici. Seyahat eden kimse. Seyyah. Gezmen. Çerçeve sahneli tiyatrolarda, en çok kullanılan yanlara doğru açılan tiyatro perdesi. Yolcu. Satış temsilcisi (gezici). Pazarlamacı. Seyyar iskele.

Rubbernecked : Merakla bakınan tip. Meraklı. Tura katılmak. Geziye çıkmış kimse. Geziye katılmak. Merakla bakınmak. İngilizce'de turistler için kullanılan aşağılayıcı ifade.

Excursionist : Turistik geziye çıkmış kimse. Günübirlik ziyaretçi. Geziye çıkmış kimse.

Dude : Gösteriş düşkünü. Şehirden gelen tatilci. Züppe adam. Dost. Dönme. Arkadaş. Ahbap. Züppe.

Tourists synonyms : touristed, sight seer, rubbernecks, emmets, sightseer, tripper, rubberneck, rubbernecking, tourer, holidaymaker, tourist, popular.

Tourists zıt anlamlı kelimeler, Tourists kelime anlamı

Unpopular : Tutulmayan. Popüler olmayan. Sevilmeyen. Rağbet görmeyen.