Underate türkçesi Underate nedir

  • Az yemek.
  • Yetersiz yemek.

Underate ingilizcede ne demek, Underate nerede nasıl kullanılır?

Underachieve : Beklenenden daha az başarı göstermek. Beklenenden daha azını başarmak veya gerçekleştirmek (ör. okulda başarısız olmasının yanısıra zeka testlerinden de başarısız olması beklenebilir).

Underachieved : Beklenenden daha azını başarmak veya gerçekleştirmek (ör. okulda başarısız olmasının yanısıra zeka testlerinden de başarısız olması beklenebilir). Beklenenden daha az başarı göstermek.

Underachievement : Yetersiz başarı. Eksik başarı. Düşük başarı. Beklenenden daha başarısız olma.

Underachiever : Az başaran. Potansiyelini kullanmayan kimse. Beklenenden daha azını gerçekleştiren kimse. Düşük başarılı kimse. Beklentilerden daha az oranda başarılı olan.

Underachievers : Az başaran. Beklenenden daha azını gerçekleştiren kimse. Beklentilerden daha az oranda başarılı olan. Düşük başarılı kimse. Potansiyelini kullanmayan kimse.

Underacted : Rolün hakkını verememek. Kötü oynamak.

Underarm : Omuzdan yukarısı hareketsiz olarak. Sinsi. Koltukaltı. Kurnazca. Gizli. Elle yapılan. Aşağıdan vurarak. Koltuk altı. Be. Koltuk altında olan.

Underages : Olgunlaşmamış. Rüşte ermemiş. Yaşı tutmayan. Satılan ya da satın alınan miktardan daha az. Yasal sorumluluk yaşının altında.

 

Underachieves : Beklenenden daha az başarı göstermek. Beklenenden daha azını başarmak veya gerçekleştirmek (ör. okulda başarısız olmasının yanısıra zeka testlerinden de başarısız olması beklenebilir).

Underacting : Kötü oynamak. Rolün hakkını verememek.

İngilizce Underate Türkçe anlamı, Underate eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Underate ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Initiate : Alıştırmak. Üyeliğe kabul etmek. Göstermek. Sunmak. Önayak olmak. Yetiştirilmiş kimse. Öğretmek. Ön ayak olmak. Başlamak. Başlatmak.

Eat like a bird : Çok yavaş yemek. Kuş gibi yemek. Azıcık yemek. Çok az yemek.

Indifferent : Nemelazımcı. Önemsiz. Lakayt. Meraksız. Vasat. Şöyle böyle. Hissiz. Umursamaz. Kayıtsız. İlgisiz.

Attempt : Teşebbüs etmek. Girişim. Teşebbüs. Girişmek. Denemek. Deneme. Kalkmak. Kalkışma. Kalkışmak. Yeltenmek.

Small : Mütevazi. Zayıf. Küçücük. Ufak tefek. Ufak ufak. Hafif. Alçak. Minik. Sıradan. Küçük küçük.

Average : Ortalama almak. Aritmetik ortalama. Ortalama. Zarar. Bir sıklık dağılımındaki gözlemlerin nicel değerlerini özetleyen ve dağılımın ortaç eğilimini yansıtan ölçüm. Vasati. Ortalamasını almak. Sıradan. Hasar. Deniz yitircesi.

Be a small eater : Boğazlı olmamak.

Cautious : Önemli. Sakınan. Müdebbir. Basiretli. Sakıngan. Temkinli. Dikkatli. Tedbirli. İhtiyatlı.

Ate like a bird : Az yemek yemek.

Medium : Ortam. Kontrast madde. Vasıta. Bir kimsenin ya da bir insan topluluğunun yaşayışını etkileyen ruhsal, toplumsal ve kültürel etkilerin bütünü. Bir kuvvetin etkimesini ya da bir etikinin iletilmesini sağlayan özdeksel çevre. İncelenecek yapıyı ortaya çıkarmak için x ışınlarını emen, baryum ve iyot gibi pozitif kontrast maddeler veya x ışınlarını fazla geçiren karbondioksit ve azotdioksit gibi negatif kontrast maddeler. Orta düzey. İfade vasıtası. Herhangi bir kuvveti ya da özdeği içinde bulunduran ve devinime olanak veren bir özdek ya da karışım. Muhit.

 

Underate synonyms : pioneer, fairish, moderation, mild, limited, middle of the road, set about, modest, conservative, reasonable, temperate, moderateness, minimalist, undereat, fair, intermediate.

Underate zıt anlamlı kelimeler, Underate kelime anlamı

Intemperate : Sert. Ayyaş. Bozuk. Şiddetli (söz). Taşkın. İntemperat. Aşırı. Ölçüsüz. Fırtınalı. Şiddetli.

Immoderation : Ölçüsüzlük. Aşırılık. Abartı.

Immoderate : Dengesiz. Ölçüsüz. İtidalsiz. Aşırı. Çok fazla.

Underate antonyms : intense, overstate.