Unvoided türkçesi Unvoided nedir

  • Geçersiz kılınmamış.
  • İptal edilmemiş.
  • Yürürlükten kaldırılmamış.
  • Geçersizleştirilmemiş.

Unvoided ingilizcede ne demek, Unvoided nerede nasıl kullanılır?

Unvoiced : Açıklanmamış. Sessiz. Sessiz (harf). Söylenmemiş. Ünsüz. İfade edilmemiş. Ötümsüz.

Unvoiced consonant : Tonsuz ünsüz. Ciğerlerden gelen havanın ses tellerinde titreşime uğramadan ve ton almadan bir fisıltı veya gürültü biçiminde boğumlanması ile oluşan ünsüz. türkçede ç / f / h / k / p / s / ş / t ünsüzleri tonsuz ünsüzlerdir. karşıtı tonlu ünsüz’dür.

Unvocalised : Seslendirilmemiş. Sese dönüştürülmemiş. Ünlüye dönüştürülmemiş (fonetik). Söylenmemiş. Dillendirilmemiş. Konuşulmamış.

Unvocalised sound : Vokal olmayan ses. Duyulabilir tonda olmayan yükseklikte ses. Sesli olmayan ton.

Unvouched : Teyidedilmemiş. Doğrulanmamış.

Unvouchered : Belgelendirilmemiş.

Unvouched for : Teyidedilmemiş. Doğrulanmamış.

Unvowelled : Seslileştirilmemiş. Ünlü harfleri olmayan. Seslileri olmayan. Ünlüleştirilmemiş. Sesli harfleri olmayan. Ünlüleri olmayan. Ünlü harflerle işaretlenmemiş.

İngilizce Unvoided Türkçe anlamı, Unvoided eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Unvoided ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Dud : İşe yaramaz şey. İşe yaramaz. Başarısızlık. Bozuk. Fiyasko. Karşılıksız. Karşılıksız çek. Patlamayan mermi. Sahte. Dandik.

Unrepealed : Feshedilmemiş.

Unrevoked : Feshedilmemiş. Elenmemiş. Diskalifiye edilmemiş. Olumsuzlanmamış.

Uncurled : Açmak (kangal). Açılmak (kangal).

Straight : Düz. Düzgün. Dosdoğru. Kent. Düzlük. Düz çizgi. Doğru. Düz hat. Eşcinsel olmayan kimse. Düz (çizgi).

Unannulled : Dolu olan. Geçerli olan. İptal edilmemiş olan.

Blank : Feshetmek. Boşluk. Boş kağıt. Silmek. Açık yer. Sayıyı önlemek (spor terimi). Çıkarmak. Boş. Sövmek.

Unvoided zıt anlamlı kelimeler, Unvoided kelime anlamı

Coiled : Sarmal. Sarılı (bobin). Helezonlaşmış. Bukle yapmak. Dolamak. Kangal halinde. Sarmak. Dolanmak. Sarılı. Sarılmak.

Loaded : Hileli (zar). Çakırkeyif. Kafası dumanlı. Para babası. Zengin. Dolu. Yüklenmiş. Sarhoş. Doldurulmuş. Tuzak dolu.