Veggie türkçesi Veggie nedir

  • Sebze.
  • Vejeteryan.
  • Et veya et ürünleri tüketmeyen kimsel.
  • Etyemez.
  • Vegetarian (vejetaryen).
  • Vejetaryenlik ilkelerine göre yaşayan kimse.
  • Vejetaryen.

Veggie ile ilgili cümleler

English: Eat your veggies.
Turkish: Sebzelerini ye.

English: If you don't eat your veggies, you won't get any dessert.
Turkish: Eğer sebzelerini yemezsen, herhangi bir tatlı almayacaksın.

Veggie ingilizcede ne demek, Veggie nerede nasıl kullanılır?

Veggies : Vegetarian (vejetaryen). Vejetaryenlik ilkelerine göre yaşayan kimse. Vejetaryen. Sebzeler. Et veya et ürünleri tüketmeyen kimsel. Etyemez.

Veg : Televizyon karşısında vakit geçirmek. Arkaya yaslanmak. (argo) rahatlamak ve hiçbir şey yapmamak.

Vega : Suzanne vega (1959 doğumlu). Vega yıldızı. Lyra (şilyak) takımyıldızındaki en parlak yıldız. İspanyol oyun yazarı ve şair. Vega (alyr). Çalgı'ın a yıldızı. Abd'li şarkı sözü yazarı müzisyen ve şarkıcı. Lope de vega (1562-1635). Bir soyadı.

Vegabond : Berduş.

Vegan : Hayvanların kullanılmasını desteklemeyen kimse. Bal dahil hiçbir hayvansal ürünü tüketmeyen vejetaryen. vejan. Vejan. Vejanizme inanan kişi, katı vejetaryen. Katı vejetaryen. Etin yanı sıra süt ve süt ürünleri de yemeyen kimse. Vejetaryen. Hayvan ürünleri yemeyen ve kullanmayan kimse. Hiçbir hayvan eti ürünü yemeyen vejetaryen kimse.

 

Vegetable : Zerzevat. Çürümeye bırakıldıklarında mantar oluşturan, genellikle yeşil renkli, pişirilerek ya da pişirilmeden yenen, bitkinin kök, gövde, yaprak, çiçek ve meyve gibi organlarına verilen genel ad. Yeşillik. Sebze. Göverti. Göveri. Bitkisel. Bitki. Nebat.

Veganism : Vejeteryanizm. Vejetaryenlik. Et yememe. Veganizm. Et yemezlik. Hayvan ürünleri yememe. Hiçbir hayvan eti ürününün tüketilmediği vejetaryenlik. Sıkı vejeteryanlık. Et, süt, yumurta, bal gibi tüm hayvansal kökenli gıdaların; deri, yün, tüy, inci, mercan ve sünger gibi her türlü hayvan maddesinin ve hatta hayvanlar üzerinde denemeler yapılarak üretilmiş tüm ürünlerin tüketimine ve kullanımına karşı olan görüş, katı vejetaryenizm. Veganlık.

Vegas : (gayri resmi) las vegas (nevada'da kumar kenti, abd).

Vegetable cutlet : Börek şeklinde buğulanmış ve ezilmiş ve kızartılmış sebze bulamacı. Sebze böreği. Sebze külbastısı.

Vegetable butter : Bitkisel yağ.

İngilizce Veggie Türkçe anlamı, Veggie eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Veggie ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Earthnut : Domalan. Yer mantarı. Yerfıstığı. Yermantarı. Yer fıstığı. Keme.

Veg : Televizyon karşısında vakit geçirmek. (argo) rahatlamak ve hiçbir şey yapmamak. Arkaya yaslanmak.

Artichoke : Enginar.

Veggies : Sebzeler.

Bamboo shoot : Bambu filizi.

Onion : Soğancık. Zambakgiller (liliaceae) familyasından, soğanlı, yaprakları yuvarlak ve içi boş, çiçekleri uçta şemsiye şeklinde ve zarsı bir yapı ile çevrili, yaprakları taze olarak, gövdesi taze ya da kuru olarak yenen bir kültür bitkisi. Kuru soğan. Kafa. Soğan.

 

Vegans : Vegan. Hiçbir hayvan eti ürünü yemeyen vejetaryen kimse. Etin yanı sıra süt ve süt ürünleri de yemeyen kimse. Hayvan ürünleri yemeyen ve kullanmayan kimse. Hayvanların kullanılmasını desteklemeyen kimse.

Vegetables : Zerzevat. Sebzeler.

Esculent : Yenir. Yenilebilir. Eskulent. Yiyecek madde.

Rhubarb : Arka plandaki konuşma (tiyatro terimi). Van muzu. Yayla muzu. Uçkun. Ravent. Uşkun. Saçma. Mırıldanma. Işgın.

Veggie synonyms : artichoke heart, finocchio, cruciferous vegetable, julienne vegetable, root vegetable, green groceries, rabbit food, herbaceous plant, green goods, solanaceous vegetable, leafy vegetable, florence fennel, legume, potherb, vegetarian, leek, garden truck, gumbo, asparagus, vegie, globe artichoke, okra, cuke, herb, julienne, esculents, green plant, vegetation, vegetal, cucumber, truffle, produce, raw vegetable.