Voluminously türkçesi Voluminously nedir

  • Bol bol.
  • İriyarı bir şekilde.
  • Bereketli bir şekilde.
  • Muazzam bir biçimde.
  • Verimli bir biçimde.
  • Bolca bir şekilde.
  • Genişçe bir şekilde.
  • Çok geniş olarak.

Voluminously ingilizcede ne demek, Voluminously nerede nasıl kullanılır?

Voluminous voice : Güçlü ses.

Voluminous : Çok miktarda. Pek büyük. Güçlü. Çok kitap yazan. Pek çok. Kat kat olan. Muazzam. Cilt cilt olan. Hacimli. Bol.

Voluminousness : Bolluk. Verimlilik. Çok katlılık. Çok genişlik. Zenginlik. Çok büyüklük. Bereketlilik.

Voluminosity : Bolluklu olma durumu. Büyük hacimli olma durumu. Verimlilik. Büyük hacimli veya iri olma durumu ya da niteliği. Bereketlilik.

İngilizce Voluminously Türkçe anlamı, Voluminously eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Voluminously ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Fruitfully : Meyveli bir şekilde. Kazançlı bir şekilde. Yararlı bir biçimde. Başarılı bir şekilde. Üretken bir şekilde. Bereketli bir biçimde.

In armfuls : Kucaklar dolusu. Kucak kucak.

Galore : Çok. Bol. Çok miktarda. Bolca. Pek çok.

Aplenty : Bolca.

Lavishly : Har vurup harman savurarak. Savurganca. Müsrifçe. Bol bir şekilde. Savurgan bir şekilde. Bolca. Cömertçe. Hayırseverce. Yardımseverce.

Amply : Çokça. Ferah ferah. Gırla. Yeter derecede. Kafi miktarda. Fazlasıyla. Bol bol yetecek kadar. Bolca.

 

Fatly : Fazla fazla. Şişmanca. Acemice. Şişman bir kimse gibi. Beceriksizce. Bol miktarda. Sakarca.

Large : Koca. Büyük (servet). Kalabalık (aile). Geniş. Kocaman. İri. Büyücek. Çok. Büyük. Bol.

Copiously : Bol bir şekilde. Bol miktarda. Bolca.

In abundance : Bolca.

Voluminously synonyms : charitably, bountifully, abundant, liberally, copious, fertilely, monumentally, galores, generously, grandiosely, abundantly, thriftily, big, expansively, handsomely, lushly.

Voluminously zıt anlamlı kelimeler, Voluminously kelime anlamı

Small : Ufak tefek. Küçücük. Az. Ufak ufak. Minik. Mütevazı. Zayıf. Arka. Mini. Önemsiz.

Little : Cici. Az miktar. Değersiz. Azıcık. Az. Hemen hemen hiç. Küçük. Genç. Kısa. Ufak.

Scarce : Eksik. Az. Sınırlı. Zor bulunur. Zoraki. Seyrek. Az bulunur. Nadir. Kıt.