Watercress türkçesi Watercress nedir

  • Su teresi.
  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Tere.
  • Suteresi.
  • Nasturtium officinale.
  • Turpgiller (cruciferae) familyasından, parçalı yapraklı, beyaz çiçekli, su kenarlarında yetişen, 10-90 cm boyunda, yaprakları taze olarak yenen, van yöresinde yaprakları otlu peynir yapımında kullanılan, çok yıllık, otsu bir bitki. yabani tere.

Watercress ingilizcede ne demek, Watercress nerede nasıl kullanılır?

Watercresses : Nasturtium officinale. Tere. Su teresi. Suteresi.

Watercraft : Kayık. Deniz uçağı. Gemi.

Watercart : Suda depo veya tank taşıyan araba (özellikle de satış amaçlı tatlı su). Su arabası.

Watercolor : Suluboya. Suluboya resim. Akvarel.

Watercolor painting : Suluboya resim.

Watercolour : Akvarel. Suluboya. Suluboya resim.

Watercolorist : Suluboya ressamı.

Watercourse : (ark veya kanal gibi üstü açık) suyolu. Nehir yatağı. Yatak. Akarsuyun kaynaktan ağza değin içinde aktığı, ağza doğru eğimli, dar; ancak, çok uzun oluk biçimli yol. Suyolu. Akarsu çığırı. Dere. Akarsu ya da kanal. Su yolu.

Watercooled : Suyla soğutmalı (motor).

Watercourses : Dere. Nehir yatağı. Çay. Suyolu.

İngilizce Watercress Türkçe anlamı, Watercress eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Watercress ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Aardwolf : Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli. Yeleli sırtlan. Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür.

Aardvarks : Damarlı dişliler. Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Yerdomuzu. Yer domuzugiller. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım.

Dilling : Dereotu. İdiyot. Anethum graveolens. Durakotu. Yabantırak.

Acacia : Salkım ağacı. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Akasya sakızı. Mimoza. Arap zamkı. Akasya.

Cresses : Adi suteresi. Crucifer. Bahçe teresi.

Abiotic environment : Abiyotik ortam. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik çevre. Cansız çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi.

 

Pepperwort : Bahçe teresi. Adi suteresi.

Aardvark : Borudişli. Yer domuzu. Karınca yiyen. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Yerdomuzu.

Abductor muscle : Abdüktör kas. Uzaklaştırıcı kas. Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas.

Watercress synonyms : great yellowcress, yellow watercress, nasturtium officinale, mustard family, nasturtium amphibium, rorippa nasturtium aquaticum, rorippa amphibia, family cruciferae, brassicaceae, family brassicaceae, mountain watercress, common watercress, marsh cress, american watercress, cress plant, cruciferae, cardamine rotundifolia, rorippa islandica, watercresses, abiotic factor, abambulacral area, dittander, a site, water cress, abacus bodies, winter cress, cress, a cell, dill, dills, abo blood groups system, peppergrass, abramis zone.

Watercress zıt anlamlı kelimeler, Watercress kelime anlamı

Achromatic : Renksemez. Renközü olmayan. (siyah, beyaz ve gri, renksemezdir). renkserin karşıtı. Perdesi değişmeyen. Biyoloji, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Renksiz; renk meydana getiren en küçük uyartıya duyarsız. Renksiz. Akromatik. Renk değişikliği yapmayan, ışığı renklerine ayırmadan kıran, akromatik, akromatoz.