Wels türkçesi Wels nedir

Wels ile ilgili cümleler

English: An Englishman, a Scotsman, an Irishman, a Welshman, a Gurkha, a Latvian, a Turk, an Aussie, a German, an American, an Egyptian, a Japanese, a Mexican, a Spaniard, a Russian, a Pole, a Lithuanian, a Jordanian, a Kiwi, a Swede, a Finn, an Israeli, a Romanian, a Bulgarian, a Serb, a Swiss, a Greek, a Singaporean, an Italian, a Norwegian, an Argentinian, a Libyan and a South African went to a night club. The bouncer said: "Sorry, I can't let you in without a Thai."
Turkish: Bir İngiliz, İskoç, İrlandalı, Galli, Gurka, Leton, Türk, Avustralyalı, Alman, Amerikalı, Mısırlı, Japon, Meksikalı, İspanyol, Rus, Leh, Litvan, Ürdünlü, Yeni Zelandalı, İsveçli, Fin, İsrailli, Rumen, Bulgar, Sırp, İsviçreli, Yunan, Singapurlu, İtalyan, Norveçli, Arjantinli, Libyalı ve Güney Afrikalı bir gece kulübüne gitmişler. Kulüp fedaisi de: ''Üzgünüm, bir Taylandlı olmadan içeri girmenize izin veremem.'' demiş.

English: Ali never uses paper towels.
Turkish: Ali asla kağıt havlu kullanmaz.

English: Ali grabbed some paper towels and wiped his hands.
Turkish: Ali birkaç kağıt havlu aldı ve ellerini sildi.

English: He welshed on his gambling debt.
Turkish: Kumar borcunu ödemeden kaçtı.

 

English: Ali has welshed on the agreement.
Turkish: Ali anlaşma şartlarına uymadı.

Wels ingilizcede ne demek, Wels nerede nasıl kullanılır?

Welsh : Galler ile ilgili. Galli. Ödemeden kaçmak. Şartları yerine getirmemek. Gal dili. Borcunu ödememek. Gallerli. Bahisleri ödemeden kaçmak. Dolandırmak. Sözünü tutmamak.

Welsh black : Gal sığırı.

Welsh corgi : Gal köpeği.

Welsh corgy : Bir tür köpek.

Welsh mountain sheep : Galler dağ koyunu. İngiltere’de bulunan, vücut küçük ve beyaz, yüz kırmızımtırak renkte, baş ve bacaklarda yapağı bulunmayan dağ ırkı.

Welsher : Kumar borcunu ödemekten kaçan kimse (bazen aşağılayıcı anlamı vardır). Sözünü tutmayan kimse. (argo) dolandırıcı.

Welsh pony : Gal midillisi.

Welsh rabbit : Peynirli kızarmış ekmek.

Welshes : Ödemeden kaçmak. Gal dili. Gal ahalisi. Galli. Şartları yerine getirmemek. Borcunu ödememek. Dolandırmak. Sözünü tutmamak. Gallerli. Bahisleri ödemeden kaçmak.

Welshed : Şartları yerine getirmemek. Dolandırılmış. Sözünü tutmamak. Bahisleri ödemeden kaçmak. Ödemeden kaçmak.

İngilizce Wels Türkçe anlamı, Wels eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Wels ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Common sturgeon : Mersin balıkları (acipenseriformes) takımının, mersin balığıgiller (acipenseridae) familyasından, 6 m kadar uzunlukta, denizlerde yaşayan ancak yumurtlamak için tatlı sulara geçen bir tür. Kolan balığı.

Belugas : Morina. Ak balina. Büyük mersin balığı. Beluga balığı. Beyaz balina. Mersinmorinası. Mersin morinası. Beluga balinası.

 

Hippocampus : Hipokampüs. Hipokampus. Beyinde ventrikulus leteralislerin tabanını oluşturan, kuduz hastalığında negri cisimciklerinin gözlendiği bölge, kornu amonis. Denizatı. Beyin çıkıntısı. Beyinde ventriculus lateralis'in tabanı kaudalinde bulunan ve kuduz hastalığının tanısında negri cisimciklerinin arandığı beyin oluşumu. Hippokampus. Beyindeki beyaz çıkıntı.

Sheatfish : Orta ve doğu avrupa'da bulunan büyük ve uzun kedibalığı. Atbalığı. Kemikli balıklar (teleostei) takımının, yayın balığıgiller (siluridae) familyasından, 3 m kadar uzunlukta, vücudu uzun ve çıplak, avrupa ve anadolu'da yaşayan kemikli balıkların en büyüğü olan bir tür. Yayın.

Catfish : Şerit arakonakçılarından, başı büyük, ağzı geniş, derisi pulsuz, eti yenir bir balık türü. Karabalık. Kedi balığı. Yayın. Yayınbalığı.

Silure : Balık türü (iri ve uzun kedibalığı gibi).

Bullhead : Dere iskorpiti. Amerikan tatlısu kedibalığı. Dik kafalı ve inatçı kimse. Öküz baş.

Pacific sturgeon : Mersinbalığı. Beyaz mersin balığı.

Sturgeon : Missouri eyaletinde şehir. Mersin. Alman mersin balığı. Mersinbalığı.

Beluga : Beluga balinası. Morina. Büyük mersin balığı. Ak balina. Beyaz balina. Beluga balığı. Mersinmorinası. Mersin morinası.

Wels synonyms : sturgeons, bullheads, catfishes, bullpout, cat fish, good.

Wels zıt anlamlı kelimeler, Wels kelime anlamı

Ill : Hasta. Dert. İllet. Kötü şey. Sorun. Zararlı. Kötü. Acımasızca. Garaz. Zarar.

Wels ingilizce tanımı, definition of Wels

Wels kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The sheatfish. Called also waller.