Whiteout türkçesi Whiteout nedir

  • Düzeltme sıvısıyla beyazlatma.
  • Beyaza boyama.
  • Beyaz körlük.
  • Daksil.
  • Tipi.
  • Beyaz düzeltme sıvısıyla düzeltilen hata.
  • Kutup bölgelerinde görülen ve kar kaplı yeryüzünün gökyüzünün beyazıyla birbirine girdiği ve tek parça beyaz oluşturduğu hava durumu (ufku ortadan kaldırır ve derinlik, yön ve uzaklık hislerini yok eder).
  • Daksillenen hata (yazı vs).
  • Sıfır görüş.
  • Kağıt sıvısı.
  • Beyaz düzeltme sıvısı.
  • Kar fırtınası.
  • Daksilleme.

Whiteout ingilizcede ne demek, Whiteout nerede nasıl kullanılır?

Whiteouts : Daksilleme. Beyaz düzeltme sıvısı. Beyaza boyama. Düzeltme sıvısıyla beyazlatma. Daksillenen hata (yazı vs). Daksil. Beyaz körlük. Tipi. Beyaz düzeltme sıvısıyla düzeltilen hata. Kar fırtınası.

White adipose tissue : Beyaz yağ dokusu. Hücrelerinin her birinde büyük bir yağ damlacığı bulunan, beyazdan koyu sarıya kadar rengi değişebilen, vücudun esas yağı olan bir yağ dokusu tipi. üniloküler doku, beyaz yağ.

White admiral : Kelebek.

White alder : Kızılağaç.

White anglo saxon protestant : Kuzey avrupa kökenli ve protestan kilisesi mensunu amerikalı (abd'de seçkin sınıf olarak kabul edilen). Beyaz anglo-sakson protestan. Wasp.

White antimony : Akantimuan.

White arsenic : Beyaz arsenik.

White ants : Termit. Beyaz karınca. Akkarıncalar. Termitler. Eklem bacaklı hayvanlardan, böcekler (ınsecta) sınıfının, kanatlılar (pterygota) alt sınıfından, vücutları yumuşak, ağız parçaları çiğneyici tipte, ön ve art kanatları aynı büyüklükte olan, yarı başkalaşım gösteren, sosyete yapan ve sosyetede üreme yeteneğinde olan bir erkek ve bir dişiden (kraliçe) başka üreme yeteneğinde olmayan birçok dişi ve erkekler (er ve işçi) bulunan bir takım. sarı boyunlu termit (colotermes) cinsi iyi bilinir. beyaz karıncalar. Ağız parçaları iyi gelişmiş olan ve inci dizisi görünüşünde duyargaları bulunan iri başlı, ısırıcı böcekler topluluğu. (tarım bitkilerinde kök, örneğin patateste yumru kemirici olarak suçlanan türleri vardır.). Akkarınca. Divik.

 

White ant : Divik. Sıcak ya da ılıman ülkelerde yaşayan akkarıncalar takımına bağlı canavar böceklerin genel adı; ağaç kemiren karınca, divik, termit. Beyaz karınca. Ağacı yıkımlayan ak renkli ve karıncayı andıran bir böcek. Ağaç karıncası. Akkarınca. Termit.

White backed woodpecker : Kuşlar (aves) sınıfının gökkuzgunumsular (coraciiformes) takımının, ağaçkakangiller (picidae) familyasından, anadolu'nun kuzey taraflarında her mevsim görülen, genellikle ovalık ve tepelik yerlerdeki karışık ve yaprağını döken ormanlarda yaşayan, karınca ve teke böceklerinin larvaları ile beslenen, yerli bir tür. Aksırt ağaçkakan.

İngilizce Whiteout Türkçe anlamı, Whiteout eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Whiteout ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Snow : Karla kaplamak. Yağmak. Kar yağmak. Gözünü boyamak. Karlanma. Havadan ak, ince taneli buz kırılcaları biçiminde ya da lapa lapa yağan, sıcaklık koşulları elverişli ise yerde biriken su buğusu, bk. yağış. Billurlaşmış, beyaz lapalar halinde yağan donmuş su buğusu. Kokain. Yağış. Karlanma (tv).

 

Snowfall : Bir defada yağan kar miktarı. Yağış miktarı. Yağış. Kar yağışı miktarı. Kar yağışı. Kabul etmemek.

Lose : Azıtmak. Heba etmek. Mahrum etmek. Şaşırmak. Kaybolmak. Mağlup olmak. Geri kalmak. Zayi etmek. Kaçırmak. Kaybetmek.

Blizzard : Aşırı bolluk.

Drifting snow : Kar tipisi. Sürüklenen kar. Savrulan kar.

White out : Özellikle tipi nedeniyle havada ve yerde kardan başka hiçbir şey görememe hali. Donuk. Yönün kaybedilmesi.

Blowing snow : Kar tipisi. Rüzgarla savrulan kar. Savrulan kar. İnce bulgur tanesi biçiminde, yolları ve geçitleri kapayabilen yeğin kar fırtınası.

Whiteout synonyms : snowstorms, snowstorm, whiteouts, blizzards.

Whiteout zıt anlamlı kelimeler, Whiteout kelime anlamı

Keep : Yönelmek. Himaye. Kale. Yiyecek. Geçim. Saklamak. Kalmak. Yerine getirmek. Bakım. Bakmak.

Uncover : Örtüsünü ya da kapağını açmak. Şapka çıkarmak. Deşifre etmek. Örtüsünü kaldırmak. Ortaya çıkarmak. Su yüzüne çıkarmak. Meydana çıkarmak. Örtüsünü açmak. Açmak. Açmak (örtü, kapak vb).